Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’nden önemli deniz salyası açıklaması

Bilim insanları, Marmara Denizi'ni kaplayan deniz salyasını (müsilaj) mercek altına alırken, Erdek Kapıdağ Yarımadası Narlı sahilinde salya nedeniyle çevredeki midye çiftliklerinde ölümlerin başladığı belirtildi. Bursa Su Kolektifi, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'ne CİMER üzerinden 'Plankton artışının sebebi kirlilik midir, numune alınmış mıdır, ekosisteme zarar veren bu oluşum ile ilgili hangi önlemler alınmış veya alınacaktır?' sorularını yöneltti. Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'nden gelen cevap yazısında "Planktondan numune alınmamıştır. Oluşan plankton artışının sebebinin mevsimsel olarak sıcaklıklarda yaşanan ani artışlar olduğu gözlemlenmiştir" denildi.

Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’nden önemli deniz salyası açıklaması

Deniz salyası (müsilaj), Marmara Denizi’nin tüm sahillerini etkisi altına almaya devam ediyor. Deniz yüzeyini kaplayan müsilaj tabakasının üst kısmı kurudu, esnek bir yapıya dönüştü. Misülajın bazı yerlerde darbeler ile delinemediği görüldü.

Çevre kirliliğinden kaynaklı olabileceği belirtilen manzarayı vatandaşlar endişeyle izlerlerken, Bursa Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’nün CİMER’e yapılan başvuruya verdiği cevap dikkat çekti.

ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK İL MÜDÜRLÜĞÜ’NDEN AÇIKLAMA

Bursa Su Kolektifi, Mudanya ve Gemlik sahillerini kaplayan salyanın nedeninin araştırılması için CİMER üzerinden yaptığı başvuruda, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’ne “Plankton artışının sebebi kirlilik midir, numune alınmış mıdır, ekosisteme zarar veren bu oluşum ile ilgili hangi önlemler alınmış veya alınacaktır?” sorularını yöneltti.

Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü, sahillerden numune almadığını açıklayarak, müsilajı mevsimsel ani sıcaklık artışına bağladı.

“AŞIRI ARTIŞLAR ETKİLİ OLMAKTADIR”

Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’nün cevabında şöyle denildi:

“İlimiz Mudanya ve Gemlik sahillerinde deniz üzerinde kırmızı ve kahverengi tonlarındaki tabakadan numune alınıp alınmadığı, planktona artışına sebebinin ne olduğu,ekosisteme bir zararının olup olmadığı hususlarından bahsedilerek gereğinin yapılması istenmektedir. Valiliğimiz (Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü) teknik elemanlarınca yapılan inceleme neticesinde; İlimiz sınırlarında Mudanya ve Gemlik İlçeleri sahillerinde oluşan plankton artışının sebebinin mevsimsel olarak sıcaklıklarda yaşanan ani artışlar olduğu gözlemlenmiştir. Söz konusu planktondan numune alınmamıştır. Ekosistem üzerinde uzun süreli ve aşırı gerçekleşen artışların etkisi olmaktadır.”

“BU CEVAP SORUNUN ÇÖZÜMÜNÜ İÇERMEMEKTE” 

Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’nden gelen cevaba tepki gösteren Bursa Su Kolektifi, konuya ilşkin olarak şu açıklamayı yaptı:

Bu cevap ne sorunun tespitini ne de sorunun çözümünü içermektedir. 2 aydır denizleri ve deniz ekosistemini tahrip eden plankton patlaması gelip geçen bir olay değil. 2008 yılından itibaren sorun olmaya doğru giden uzun yıllara yayılmış bir süreçtir. Bunun da müsebbibi sürdürülen kötü çevre politikalarıdır.

Marmara Denizi'nde yaşanan bu ekolojik sorun ile ilgili ilk dereceden sorumlu olan ilgili bakan ise geçen hafta millet bahçesi açılışı için Bursa ziyareti gerçekleştirdi. Aylardır yazılı ve görsel basında işlenen bu konu maalesef sayın bakanın gündemine giremedi bizlere verilen dilekçe cevabı ile bakanlığında gündeminde olmadığını eş zamanlı olarak öğrenmiş olduk.

Anayasanın 56. Maddesi vatandaşa ve devlete çevreyi koruma görevini ve ödevini yükler. Biz aylardır üstümüze düşen görevi yerine getirmeye çalışıyoruz ve Bursa Valiliği ve Bursa Büyükşehir Belediyesi’ni göreve davet ediyoruz. Bu sorunu daha fazla yok saymak çevreye ve yaşama karşı işlenen bir suçtur. Marmara Denizi'nin çığlığını duyuyoruz. ‘Denizi savun’ imza kampanyamızı başlattığımızı kamuoyuna duyuruyoruz.

2 aya yakındır Marmara Denizinde görülen müsilaj sorununu ilk günlerden itibaren Bursa Su Kolektifi olarak takibimize aldık. Karamürsel sahillerinde görülen ilk müsilaj dalgasından birkaç gün sonra Gemlik Körfezi’nde sonrasında Mudanya ve pek çok noktada artarak devam eden bu sorunu uzman görüşleri alarak araştırmaya ve farkındalık yaratmak için çaba sarf etmeye başladık.

İlk günlerde Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’nün bu olayın doğal olduğu ve bu aylarda görüldüğüne dair yaptığı açıklamaları basından bizler de okuduk. Sorunun çok daha küçük göründüğü ilk günlerde yapılan bu açıklamayı geçtiğimiz bir ay içerisinde çok sayıda uzmanın verdiği görüşler hükümsüz kılsa dahi Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’nün sorunu çözmek adına attığı bir adıma maalesef şahit olamadık.

Geldiğimiz günlerde ise 25 milyonun yükünü taşıyan Marmara Denizi’nde müsilaj sorununun görülmediği körfez, kıyı kalmamış hatta Kuzey Ege’yi dahi tehdit eder duruma gelmiştir. Denizin üstünde yaşanan kısımla ilgilenirken çok daha vahim olan kısmın denizin altında yaşandığını, mercanları dahi istila eden müsilajın balık ölümlerine sebep olduğu hatta bir yavru yunusun karaya vurduğu, balıkçıların ağlarını ve sonunda balık popülasyonlarını dahi tehdit ettiğini hep beraber gördük.

Bursa Su Kolektifi olarak bilgi edinme hakkımızı kullanmış ve 24 Nisan tarihinde Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’ne CİMER üzerinden ‘plankton artışının sebebi kirlilik midir, numune alınmış mıdır, ekosisteme zarar veren bu oluşum ile ilgili hangi önlemler alınmış veya alınacaktır?’ sorularını yöneltmiştik.

Sorunun başlangıcından 2 ay gibi bir süre geçmişken 21 Mayıs tarihinde gelen cevapla müdürlüğün oksijen bolluğu ve doğa olayı açıklamasında ısrarcı olduğuna ve bu geçen sürede bir numune alınmadığı ve bilimsel bir inceleme yapılmadığı açıklamasını da beis görmeden yaptığına şahit olduk.

YORUM EKLE