CHP Sözcüsü Öztrak: Ne Erdoğan ne de koalisyonun küçük ortağı millete gidemiyorlar; çünkü yüzleri yok!

CHP Parti Sözcüsü Faik Öztrak, Merkez Bankası'nın dünkü faiz kararının beş dakika geç açıklanmasına ilişkin, "O 5 dakikada acaba kimler dolar almıştır?" diye sordu. Öztrak, yanıltıcı bilgilerle birilerinin yüzde 7'ye vara kârlar elde ettiğini söyledi.

CHP Sözcüsü Öztrak: Ne Erdoğan ne de koalisyonun küçük ortağı millete gidemiyorlar; çünkü yüzleri yok!

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Faik Öztrak, düzenlediği basın toplantısında gündemi değerlendirdi. Öztrak, dünkü Merkez Bankası faiz kararının öncesinde ve sonrasında kurdaki değişkenliğe dikkat çekti. 

Merkez Bankası Para Politikaları Kurulu'nun faizi 100 baz puan düşürme kararı tartışılmaya devam ediliyor. CHP Parti Sözcüsü Faik Öztrak'ın bugünkü gündeminde de bu karar vardı. Öztrak, "Dün yine büyük bir rezalete şahit olduk. Erdoğan’ın “kitabını yazdım” dediği ekonomide Türk Lirası manipülatörlerin, spekülatörlerin elinde oyuncak edildi" dedi.

KARAR ÖNCESİ VE SONRASI KUR OYNAKLIĞINDA KİMLER KÂR ETTİ?

Karar öncesi ve sonrası kurdaki oynaklığa dikkat çeken Öztrak, şu bilgileri verdi:

"Dün dolar, mesai başladığında 10 lira 80 kuruştu. Öğle saatlerine kadar da  10 lira 67 kuruş ile 10 lira 80 kuruş arasında gitti geldi. Ama saat 12:20’de dolar kuru 10 lira 84 kuruşken bir saat içerisinde freni boşalmış kamyon gibi birdenbire 10 lira 48 kuruşa kadar indi. Bir saatte kurdaki 36 kuruşluk düşüş, Sıradan bir hareket değil.

Merkez Bankası Para Politikası Kurulu kararının beş dakika gecikerek 14:05’te açıklanmasından sonra dolar kuru önce 10 lira 73 kuruşa sıçradı. Ardından da 10 lira 92 kuruşu gördü. Tüm bunlar, saat 12:20 ile 14:20 arasındaki iki saat içinde gerçekleşti. Ondan sonraki iki saate ise dolar tabelası elektrik sayacından hızlı çalıştı. Dolar 11 lira 22 kuruşa kadar çıktı.

Doları 10 lira 84 kuruştan satıp bir saat sonra, 10 lira 48 kuruştan alan bir kişi bir milyon dolarlık bir işlemde; bir saatte 34 bin 351 dolar kar etti. Saat 13:34’te eline 1 milyon 34 bin 351 dolar geçti. Aynı kişi 40 dakika sonra saat 14:14’te bu doları 10 lira 92 kuruştan sattıysa bu seferde eline 11 milyon 295 bin lira geçti.

'YÜZDE 7'Yİ BULAN KÂRLAR...'

1 milyon dolarla başlanan işlemler sadece iki saatte 455 bin 114 lira karla bitti. İki saatte birileri yüzde 4 karı cebe indirdi. Aynı kişi biraz daha sabırlı davranıp,
İki saat daha beklediyse dolar kuru 11 lira 22 kuruşa ulaştığında elindeki 1 milyon 34 bin 351 doları bozdurduysa TL cinsinden kârı, yüzde 7’yi buldu.

Öztrak, "Anlaşılan birkaç saat içinde bazı manipülatörler yanıltıcı bilgilerle piyasayı silkelemiş, deveyi havuduyla götürmüştür" değerlendirmesinde bulundu.

"Burada sorulması ve cevaplanması gereken sorular var" diyen Öztrak, iki soruya dikakt çekti.

'KİMLER 10 LİRA 48 KURUŞTAN DOLAR TOPLADI?'

"Birincisi; Para Politikası Kurulu kararından bir saat önce kurda görülen bu sıra dışı hareketin arkasında ne vardır?" diye soran Öztrak, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bu bir saat içerisinde piyasanın kulağına kim, ne üfledi de dolar serbest düşüşe geçti? Piyasa 100 baz puan faiz indirimini fiyatlamışken 'Faiz indirimi olmayacak, pas geçilecek.' Hatta 'faiz artırımı olacak' spekülasyonu yapıldı mı? Yaptıysa kimler yaptı? Kimler elindeki dolarları 10 lira 84 kuruştan sattı? Kimler 10 lira 48 kuruştan dolar topladı?"

'O BEŞ DAKİKADA KİMLER DOLAR ALDI?'

Öztrak'ın ikinci sorusu, "Merkez Bankası faiz kararını neden beş dakika geç açıkladı?" şeklinde oldu. "Faiz kararının beş dakika geç açıklanması başlı başına bir skandaldır. Anlaşılan tam da faiz kararı açıklanacakken Merkez Bankası’nın trafosuna kedi girdi. Normal bir ülkede bu gecikme bile tek başına ciddi bir soruşturma sebebidir" diyen Öztrak, şöyle konuştu:

"Merkez Bankası kararının açıklanmasının geciktiği 5 dakikada acaba kimler dolar almıştır? Bunlar arasında saray şürekâsı ve yakınları var mıdır? Bunlar mutlaka kamuoyuna açıklanmalıdır."

'BU İŞLEMLER MUTLAKA SORUŞTURULMALIDIR'

Öztrak, "Para Politikası Kurulu kararından önce Türk lirasının kolunu kanadını kırmak için elden ne gelirse yapıldı. Türk Lirası spekülasyona, manipülasyona açık hale getirildi. Yaşananlar, 'Bu kadar da tesadüf olmaz' dedirtmektedir. Bir takım 'organize işler' olduğu şüphesini artırmaktadır. Dün saat 12:20 ile 16:30 arasında döviz piyasasında yaşananlar hiç de sıradan işler değildir. Bu işlemler mutlaka soruşturulmalıdır" dedi.

Öztrak'ın konuşmasından öne çıkan diğer başlıklar şöyle oldu:

"Bugün Türkiye’miz, bir suç mahalline dönmüştür. Türkiye ekonomisi göz göre göre boğazlanmaktadır. Bugün 'milleti faize ezdirmeyeceğim' diyenler milletimizi dolara karşı ezdirmektedir. Erdoğan milleti faize ezdirmemekte samimiyse işe devletin alacaklarına uyguladığı yüzde 19,2 faizi indirmekle başlamalıdır.

"8 Eylül tarihinde Merkez Bankası Başkanı'nın, 'Ben enflasyonun kendisine değil çekirdeğine bakacağım' dediği gün ülkemizin dış borcunun TL karşılığı 3 trilyon 711 milyar liraydı. Bugün aynı borç 4 trilyon 784 milyar lira.

"İki ayda kişi başına düşen dış borcumuz tamı tamına 12 bin 707 lira arttı. Bu çok korkunç bir fatura. Milletimiz şu yok gününde daha çok çalışacak yemeyecek, içmeyecek ve Erdoğan’ın önüne koyduğu 12 bin 707 liralık faturayı çatır çatır ödeyecek. Bunun adı zulümdür, zulüm. Zulümle abat olunmaz. Zulümle abat olanın akıbeti berbat olur.

ERDOĞAN'IN 20 YIL ÖNCEKİ SÖZLERİNİ HATIRLATTI

"Bundan tam 20 yıl önce, Erdoğan boğazını yırtarak meydanlarda bağırıyordu. 'Millete gidebiliyorlar mı? Yüzleri var mı? Esnafın arasına çıkabiliyorlar mı? Halkın arasına girebiliyorlar mı? Köylünün arasına girebiliyorlar mı? Pamuk tarlasına girebiliyorlar mı? Pancarda varlar mı? Hayır! Öyleyse tek çözüm kalıyor. Seçim, Seçim, Seçim...' Evet, bugün ne Erdoğan ne de koalisyonun küçük ortağı millete gidemiyorlar. Çünkü yüzleri yok.

'YAPILACAK TEK ŞEY SEÇİMDİR'

"Şu anda yaşadığımız güven ve döviz krizinin Reel sektöre ve mali kesime sıçramasını engellemek için hâlâ vaktimiz var. Bunun için yapılması gereken ilk iş bellidir. Ekonomide güveni bitiren Erdoğan’ı biran evvel evine göndermek. Ekonomimiz yangın yerine dönmüşse ülkeyi yönetenler yangına benzin döküyorsa milletin kendi kaderine sahip çıkması milletin hakemliğine başvurulması tek seçenektir. Yapılacak tek şey vardır; seçimdir.

YORUM EKLE