Dilipak'tan iktidara zehir zemberek sözler: Ye kürküm ye, doymak bilmiyorlar

İktidara yakın gazetecilerden olan Yeniakit yazarı Abdurrahman Dilipak, son günlerde iktidara yaptığı eleştirilerle gündem olmaya devam ediyor. Dilipak, yazdığı son köşe yazısında, "Kim hangi yoldan o makama gelmişse, din, mezhep, ideolojisi, önce değerleri yemeye başlıyor" dedi.

Dilipak'tan iktidara zehir zemberek sözler: Ye kürküm ye, doymak bilmiyorlar

Abdurrahman Dilipak, Yeniakit'teki köşe yazısında çarpıcı açıklamalarda bulundu. Dilipak, " Birbirimize üstünlük taslıyoruz ve yaptıklarımızı hak görüyor ve bunun başkaları tarafından kabul edilmesini, eleştirilmemesini istiyoruz. Zaten iş o noktada kopuyor" ifadelerini kullandı.

Dilipak'ın köşe yazısı şöyle:

"Haksızlık kimden gelirse gelsin kime yönelik olursa olsun, mazlumdan yana zalime karşı olmalıyız. Onlar kim olursa olsun. Ama olmuyor işte. İşin içine siyaset girince, hak-hukuk unutuluyor sanki. “milyonla çalan mesned-i izzette ser-efraz, birkaç kuruşu mürtekibin cây-ı kürektir” ye kürküm ye! Ye koltuğum ye! Doymuyorlar da. Bunun sağı-solu yok. Bunlar yerken, kim hangi yoldan o makama gelmişse, din, mezhep, ideolojisi, önce değerleri yemeye başlıyor. Ve bu yemesine zemin hazırlayacak bir bahaneyi de üretiyor. O dayandığı değerlere ihanet ediyorlar böylelikle. Birbirimize üstünlük taslıyoruz ve yaptıklarımızı hak görüyor ve bunun başkaları tarafından kabul edilmesini, eleştirilmemesini istiyoruz. Zaten iş o noktada kopuyor. Oysa biz birbirimizden üstünüz ve Hak bizden daha üstündür.

Komünizm de ırkçı, Kapitalizm de, Siyonizm zaten kutsal ırkçı, övünürken, anlatırken mangalda kül bırakmıyoruz. Zaten arkasına saklanacak bir kutsal tarih, bir kutsal gelecek, bir de kutsal hayalimiz var. Bu “Seküler kutsallar”la çerçevelenmiş bir Şeytan üçgeni içine hapsolunca insan, lider, örgüt, dava, devlet derken Hak ve hakikatla bağını koparıyor. İşte orası cenneti arayanların cehennemle burun buruna geldiği andır ve birçok şey için artık geri dönüşü olmayan bir yola girilmiştir, son çıkış geçilmiştir. Bu sonu hüsran olan yolculuğun tarihi belli ve hep tekerrür ediyor. Bu yolun yolcularının gözleri var görmüyorlar, kulakları var duymuyorlar, kalpleri var hissetmiyorlar ve kaçtıklarını sandıkları akıbete doğru koşmaya devam ediyorlar."

Güncelleme Tarihi: 31 Mayıs 2021, 18:30
YORUM EKLE