Diyanet İşleri Başkanlığı arşivinden tarihi belge

Diyanet İşleri Başkanlığı, Diyanet TV'de yayınlanan iftar programına ilişkin günlüğü 35 bin lira olan lüks tekne kiraladıklarıyla ilgili çıkan haberlere ilişkin olarak, "'İftarı Beklerken' adlı programımızın yayınlandığı mekan, hayırsever bir vatandaşımızın sağladığı imkânla hazırlanmış olup Diyanet İşleri Başkanlığı ve Vakıf Medya A.Ş tarafından söz konusu yere herhangi bir ödeme de yapılmamıştır" açıklamasını yaptı. Bu açıklamadan sonra ortaya bomba bir belge çıktı. Diyanet İşleri Başkanlığı arşivinden tarihi torpil uyarı belgesinde, "Siyasilere işini gördüren Diyanet personeli onlara medyun-u şükran kalır" ifadeleri yer aldı.

Diyanet İşleri Başkanlığı arşivinden tarihi belge

Independent Türkçe'de yer alan habere göre; siyasetçilerin torpil taleplerinden bıkan dönemin Diyanet İşleri Başkanı, 1962'de müftülüklere yazı yazarak torpile yeltenen Diyanet mensuplarını uyarmış. Kamu kurum ve kuruluşlarında "torpil", "iltimas" ve "nepotizm" tartışmaları çok uzun yıllardır sürekli alevlenen sorunlardan biri. 

Benzer sorunun hemen hemen her kurumda olduğuna yönelik şikayetler hiçbir zaman kesilmedi. 

Bulundukları kurumda yükselmek ya da daha iyi bir yere tayin olmak isteyen devlet memurları ise hep siyasetçileri araya soktu. 

Siyasetçiler de onlara yardımcı olmaktan hiçbir zaman vazgeçmedi. 

Daha önce Diyanet, lojmanlara jakuzi ile, lüks makam aracı ve 5 yıldızlı otellerde tatillerle gündeme gelmişti.

"SİYASİ TEŞEKKÜLLERİN DIŞINDA KALIN"

Bu sorun, 1962 yılında Diyanet İşleri Başkanlığı'nı karıştırdı. Siyasetçi kaynaklı "torpil" talepleri o kadar fazlalaşmıştı ki dönemin Diyanet İşleri Başkanı Hasan Hüsnü Erdem çareyi müftülüklere resmi bir yazı yazmakta buldu.

Diyanet İşleri Başkanlığı arşivinde yer alan 10 Nisan 1962 tarihli belgede Kur'an'dan referanslar veriliyor ve bu işin doğru olmadığı anlatılmaya çalışılıyordu.

Başkan Erdem imzalı yazıda, Kur'an-ı Kerim'de "Müminler birbirinin kardeşidir, öyle ise iki kardeşinizin arasını bulunuz" buyrulduğunu hatırlatılarak şöyle deniliyor:

"Siyasi partilerden birine temayül eden veya onun hizmetinde bulunan Diyanet mensubu ise Kur'an-ı Kerim'in bu emrini ifa edemeyecek bir duruma girmiş olur. Bu itibarla siyasi teşekküllerin dışında ve tamamen tarafsız kalmaları icap eder."

"SİYASETÇİLERE İŞLERİNİ GÖRDÜRMEYE SAVAŞANLAR ONLAR MEDYIB ŞÜKRAN KALIRLAR"

Yazının devamında Diyanet İşleri personelinin birçoğunun, Başkanlığa yaptığı müracaatların ardından bir milletvekili ya da senatöre durumu anlattıklarından ve işlerinin halledilmesi için siyasetçileri Başkanlığa gelmeye mecbur bıraktıklarından şikayet edilerek "(Siyasetçileri) Meclis'te daha önemli olan vazifelerine devamdan alıkoymaktadırlar. Müftülerden dahi bu yolda hareket edenlere rastlanmaktadır" deniliyor ve şöyle devam ediyor:

"Milletvekili ve senatörler birer siyasi partiye mensup olduklarından bunlara işini gördürmeye savaşan Diyanet mensubu da o siyasi teşekküllere medyun şükran kalırlar ve tarafsızlıklarını kaybederler." 

Sözkonusu yazıda imzası bulunan dönemin Diyanet İşleri Başkanı Erdem, müftülüklere bu hususun göz önünde tutulmasını ve aksi yönde hareket edenler hakkında kanuni işlem yapılacağı uyarısında da bulunuyor.

İşte o tarihi belge:

HASAN HÜSNÜ ERDEM KİMDİR?

Bu satırların yazarı olan Hasan Hüsnü Erdem, 1961-1964 yılları arasında Diyanet İşleri Başkanlığı yaptı.

1889'da Osmanlı Türkiye'sinde, Akseki'de dünyaya gelen ve 1918'de İstanbul Müderrisi olan Erdem, Öğretmen Okulu ve Galatasaray Lisesi'nde din dersleri verdi.

Doktora derecesi alan Erdem, İlahiyat Fakültesi'nde tefsir hocalığı yaptı.

1964'te Diyanet İşleri Başkanlığı'ndan emekli olan Erdem, 1974'te vefat etti. 

Güncelleme Tarihi: 08 Mayıs 2021, 18:40
YORUM EKLE