Diyanet'ten çok tartışılacak bir fetva daha: Açık büfe

Diyanet İşleri Başkanlığı'nın otellerdeki açık büfe uygulaması hakkında verdiği fetvada 'Helal olan şeylerden çeşit çeşit, aşırıya kaçmadan alınmasının helal olduğu' belirtildi. Ankara ve İstanbul’da 3 ayrı misafirhanesi olan Diyanet İşleri Başkanlığı, bu yerlerde 40 TL'ye açık büfe kahvaltı veriyor.

Diyanet'ten çok tartışılacak bir fetva daha: Açık büfe

Diyanet İşleri Başkanlığı açık büfe için, “Yüce Allah'ın kendisine mali yönden geniş imkân verdiği kimselerin, otellerdeki açık büfelerden, yenmesi ve içilmesi dinen helal olan şeylerden çeşit çeşit, aşırıya kaçmadan almaları helaldir ve israf sayılmaz” fetvası verdi.

Ankara ve İstanbul’da 3 ayrı misafirhanesi olan Diyanet İşleri Başkanlığı, bu yerlerde açık büfe kahvaltı da veriyor. Misafirhanelerde 8 Ağustos 2020 tarihi itibariyle standart kahvaltı 30 lirayken açkı büfe kahvaltı için 40 lira isteniyor.

Diyanet, en son ‘Meal Yazım Stratejileri Çalıştayı’nı 5 yıldızlı Metropolitan Otel'de açık büfe yemek eşliğinde gerçekleştirmişti.

'PRATİKTE SINIR BELİRLEMEK İMKANSIZ'

ANKA'dan Tamer Arda Erşin, Diyanet’e açık büfelerin haram olup olmadığını sordu.

Diyanet, gönderdiği yazılı yanıtta, açık büfelerin israfa kaçmadığı sürece helal olduğunu açıklayarak şunları belirtti:

İsraf, özellikle mal veya imkanları meşru olmayan amaçlar için saçıp savurmayı ifade eder. Dinen helal kabul edilen maddelerin günün icaplarına göre ihtiyaçtan fazla tüketimi haram veya mekruh sayılmıştır. Maddi ve manevi imkanları Allah’ın insanlara bağışladığı birer emanet sayan İslam dini, bunları Allah’ın rızasını kazanmaya ve insanlara mutluluk getirmeye elverişli yerlerde kullanmayı emreder.

İsrafın, sözlük anlamından farklı olarak açık ve sabit bir tanımı yapılmamış, sınırları belirlenmemiştir. Bunun en önemli sebebi, israf kavramının ekonomik, sosyal ve kültürel şartlara göre değişken olmasıdır. Ferdi ve içtimai refah seviyesindeki artış, harcama alışkanlıklarını değiştirmektedir. İslam hukukçuları, maslahatı öncelik sırasına göre zaruriyyat, haciyyat ve tahsiniyyat (kemaliyyat) olmak üzere üçe ayırmakta, bunların ötesinde sadece nefsani isteklerin ve bencil duyguların tatmini için ihtiyaçtan fazla olarak yapılan lüks tüketimi israf saymaktadır. Ayrıca zaruriyyat dururken haciyyata veya haciyyat yerine tahsiniyyata harcama yapmak da israftır. Ancak pratikte bu kavramların sınırlarını kesin olarak belirlemek imkansızdır.

Sonuç olarak; Yüce Allah'ın kendisine mali yönden geniş imkân verdiği kimselerin, otellerdeki açık büfelerden, yenmesi ve içilmesi dinen helal olan şeylerden çeşit çeşit, aşırıya kaçmadan almaları helaldir ve israf sayılmaz.

TARTIŞMA YARATMIŞTI

Diyanet İşleri Başkanlığı'ndan midye, karides, kalamar, yengeç, ıstakoz gibi deniz hayvanlarının "helal olmadığına" yönelik tartışma yaratn bir açıklama yapılmıştı.

Diyanet'ten sosyal medyada tartışma konusun olan deniz ürünleri konusuyla ilgili açıklama yapılmıştı. Din İşleri Yüksek Kurulu Başkanı Haçkalı, tartışmayı başlatan söz konusu fetvanın mezhep görüşlerine atıfta bulunduğunu söyledi. Haçkalı, haram sayılan yiyecekler arasında deniz ürünleri olmadığını kaydetmişti.

(ANKA)

YORUM EKLE