Faik Öztrak'tan Erdoğan'a 'seçim' çağrısı: Biz hazırız, milletimiz hazır!

CHP Sözcüsü Faik Öztrak, MYK toplantısı sonrasında açıklama yaptı. Öztrak, 'Bu karanlık tünelden çıkmak için; Yeni Kurumlarla, Yeni Kurallarla, Yeni Kadrolara ihtiyaç var. Bunu yapabilecek vizyon ve irade de bizde var. Cumhuriyetimizin İkinci Yüzyılı, Hepimiz için hakkın, Hepimiz için hukukun, Hepimiz için adaletin Ve hepimiz için refahın yüzyılı olacak. Biz hazırız, milletimiz hazır.' dedi.

Faik Öztrak'tan Erdoğan'a 'seçim' çağrısı: Biz hazırız, milletimiz hazır!

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Sözcüsü Faik Öztrak, CHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK) toplantısı sonrasında açıklama yaptı.

Faik Öztrak'ın açıklamaları şöyle oldu:

Hafta sonunda Filenin Sultanları, Avrupa Kadınlar Voleybol Şampiyonası’nda Bronz madalya alarak, Bir kere daha göğsümüzü kabarttı. Kendilerini kutluyoruz.

Yine hafta sonunda, Milli Kurtuluş mücadelemiz, Ve Partimiz açısından tarihi bir günün, Sivas Kongremizin yıl dönümüydü. Büyük Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ifadesiyle, Sivas Kongresi, “Bir milleti kurtuluşa hazırlayan kararların verildiği”, Tarihi bir dönüm noktasıdır.

Aynı zamanda, Cumhuriyet Halk Partisi’nin de ilk kurultayıdır. Havza Genelgesi’nden, Amasya Tamimi’nden, Erzurum Kongresi’nden süzülerek gelen, Sivas Kongresi’nde billurlaşan milli ruh, Misak-ı Milliyle tüm dünyaya ilan edilmiştir. Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşları, En zorlu şartlarda dahi, Millet iradesine en yüksek değeri vermiştir.

Kurtuluş Mücadelemiz ve Cumhuriyetimiz, Bir kişinin değil, Bir milletin iradesi üzerinde yükselmiştir. Sivas Kongresi’nin 102. yıl dönümde, Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, Bize bu toprakları vatan kılmak için Canlarını ortaya koyan tüm kahramanları Bir kere daha saygı, rahmet ve minnetle anıyorum. Değerli Basın Mensupları, Bugün, uzun bir aranın ardından, Okullarımızda yüz yüze eğitim, yeniden başladı. 1,5 yılı aşkın bir sürenin ardından, Ders zili yeniden çaldı. Yeni eğitim ve öğretim yılında, Tüm öğrencilerimize ve öğretmenlerimize, Başarılar diliyoruz.

Okullar, salgın gibi olağanüstü durumlarda, En son kapanıp, en önce açılması gereken kurumlardır. Çocuklarımız ülkemizin geleceği, yarınları… Onların okullarından, eğitimlerinden uzak kaldıkları her gün, Ülkemiz için telafisi zor bir faturanın Daha da kabarması demektir.

Türkiye salgında, Okullarını en uzun süre kapalı tutan ülkelerden biri. Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı’na üye ülkeler arasında, Meksika’nın ardından, Okulları en uzun süre kapatan ülke, Türkiye oldu. Saray yönetimi, Turizmden ve sanayiden gelecek dövize verdiği önemi, Çocuklarımızın geleceğine, eğitimine vermedi.

Salgında pek çok öğrenci uzaktan eğitime ulaşamadı, Ulaşanlar da bir şey anlamadı. Bir nesil göz göre göre heba olma noktasına geldi. Şimdi bu açığı kapatmak için hükümete, Eğitimcilere, velilere ve öğrencilere, Büyük görev ve sorumluklar düşüyor. Salgın nedeniyle vefat eden vatandaşlarımızın sayısı Geçen yıl bu zamanlar 50 civarındaydı.

Üst üste yapılan hatalar sonucunda Şimdi bu sayı 300’e dayandı. Bu ortamda okulları açıyoruz. Ve hala sınıf mevcutları kalabalık olan okullarımız var. Bu okullarda öğrenci yoğunluğunu azaltmak için, İkili eğitime geçmek bir seçenek olabilir. Yine öğretmen ve okul personelinde aşısını olmayanlar var. Sağlık Bakanı’nın açıklamasına göre; Öğretmenlerde iki doz aşı oranı yüzde 70’lerde…

Genel aşılanma oranında da ise Henüz yüzde 50’yi yakalayamadık. Aşılamadaki gecikmeler yavrularımızın da sağlığını tehdit ediyor. Aşılamayı hızlandırmak için gerekiyorsa, Bir takım ödül ve teşvik programları uygulanmalı. Bunu yapan çok sayıda ülke var.

Sınıfların havalandırılması bir başka sorun. “Kapılar, camlar açılacak” deniyor. Deniyor da kış geliyor. Adana’nın, Antalya’nın kışı ile Kars’ın, Erzurum’un kışı bir değil. Bu önlem her yerde ne kadar süre işe yarayacak? Yine bazı okullarımızda doğru dürüst hizmetli personel yok. Bize bu konuda şikâyetler geliyor. Böyle bir durumda okullarda hijyen nasıl sağlanacak?

Yine kronik hastalığı olan çocuklarımız var. Bu evlatlarımız, Olası bir bulaş durumunda ciddi risklerle karşılaşabilir. Bu çocuklarımızın eğitimi için, Mutlaka alternatif bir plan gerekiyor. Milli Eğitim Bakanı mutlaka bu konularda, Milletimizi aydınlatmalıdır. Çocuklarımızın sağlığını korumak için, Alınan tedbirler konusunda tüm veliler bilgilendirilmeli, Birlikte hareket edilmelidir.

19 yıldır iş başında olan Erdoğan Hükümetleri, Dış politika, ekonomi gibi pek çok alanda Devletin kurumlarını ve kapasitesini taammüden çökertti. En çok zarar verdiği alanlardan biri de, Milli vasfını bitirip, kendi siyasetine meze ettiği, Vesayet altına aldığı, eğitim sistemimiz oldu. Bu kafanın iş başında olduğu ülkemizde, 19 yılda 8 kez, Yani neredeyse her iki buçuk yılda bir, Bir Milli Eğitim Bakanı değişti.

Küçücük çocuklarımızın kafasına, Kapı vurur gibi vurmaya cüret eden bir anlayış, Onları bilimle, ilimle, irfanla donatamaz. Çocuklarımızı saç tıraşı nedeniyle, Herkesin içinde azarlayan bu kafa, Sorgulamayı, analitik düşünceyi, Bırakın öğretmeyi, kendisi bunlardan bir şey anlamaz.

Erdoğan hükümetlerinin elinde, Denetimsiz yurtlarda çocuklarımız yanarak can verdi. Sarayın himayesine mazhar, Vakıflardan birinin yurtlarında, Onlarca çocuğumuz cinsel istismara uğradı. Bir de üstüne Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı çıktı, “Bir kereden bir şey olmaz” dedi. O bakan hakkında verilen gensoru da, AK Parti oylarıyla reddedildi. AK Partili vekiller, o Bakanı tebrik etmek için, Meclis’te sıraya girdi. Bunları milletimiz unutmadı.

Bu Saray beslemesi vakıfların, Belediye kasalarına uzanan hortumları, Yerel seçimlerden sonra büyük ölçüde kesildi. Saray Hükümeti bunun üzerine, Gençlik ve Spor Bakanlığı üzerinden, Bu vakıfların yurtlarına, Adrese teslim yardım yönetmeliği çıkardı. Erdoğan Şahsım Hükümeti, Adrese teslim ihale verme konusundaki uzmanlığını, Bu konuda da gösterdi.

Güya puanlama sistemi getirerek, Belli vakıfları isim vermeden tarif ediyorlar. Şimdi bu vakıflara genel bütçeden kaynak aktaracaklar. Eğitime ideolojik bakan bu zihniyetin elinde, Eğitimimizin durumu da ortada… Öğrencilerimiz 37 üyeli OECD ülkeleri içerisinde, Akranları arasında, Okuma becerisinde sondan altıncı, Matematikte sondan beşinci, Fende sondan sekizinci…

Bu yıl üniversite sınavlarında, Sınava başvuran her on adaydan üçü, Neredeyse bir milyona yakın öğrenci, Daha ilk aşama temel yeterlilik sınavını geçemedi. Ailelerimiz; Yemiyor, yediriyor. Giymiyor, giydiriyor. Analar babalar bin bir umutla çocuklarını okutuyor.

Sonra üniversiteden mezun olan evlatları iş bulamıyor. Ev genci oluyor. Üyesi olduğumuz OECD içinde, Eğitim becerilerinde sonlardayız. Ama ev genci oranında en baştayız. TÜİK’in makyajlı rakamlarıyla bile, Üniversite mezunu işsiz sayımız 1 milyon 13 bin kişi. Her 100 işsizden 27’si üniversite mezunu.

Yine OECD verilerine göre 15-29 yaş arasında her on gençten üçü Ne çalışıyor ne de bir okulda okuyor. Ev genci olmuş, Evde anasının babasının eline bakıyor. Bu işin bir tarafı… Bir de öğretmenlerimiz var. Atanamayan yüzbinlerce öğretmen kapıda umutla bekliyor.

Ama Erdoğan, Atanamayan öğretmenlerin yüzüne, “Öğretmen açığımız yok” diyerek kapıyı kapatıyor. Atanabilen öğretmenlerimiz derseniz, Onlar da hak ettikleri gelire ulaşamıyor. OECD verilerine göre; 15 yıl tecrübeli lise öğretmenlerine verilen maaş sıralamasında 33 ülke arasında 28. sıradayız.

Yani sondan altıncıyız. Lüksemburglu bir lise öğretmeni, Bizdeki meslektaşının 3,5 katını, Alman öğretmen 2,8 katını, Hollandalı öğretmen 2,5 katını kazanıyor. Bunlar da 2019 rakamları.

Döviz kuru artınca bu makas daha da açıldı. Ama beyefendi hala sıkılmadan, “Avrupa’da öğretmen maaşlarını en hızlı artıran biziz” diyor. Ülkesinin parasını en hızlı pul ettiren de sizsiniz. Öğretmenlerimiz ya özel ders vererek, Ya ek iş yaparak ayın sonunu getirmeye çalışıyor. Öğretmenlerimiz emekliliğinde bile huzura eremiyor.

Emekliliklerinde bile çalışmak zorunda kalıyor. Hem velilerimiz, hem öğrencilerimiz, hem öğretmenlerimiz Böyle bir eğitim sisteminde mutlu değil. Çünkü bu sistemin merkezinde, Bilim yok, ortak akıl yok, istişare yok. CHP iktidarında, Kronikleşen bu sorunları çözeceğiz. Öncelikle, Eğitim sistemini paydaşlarla yeniden masaya yatıracağız.

Bu ülkenin gençlerine, En az çağdaş ülkelerdeki akranları kadar üretecek, Ve en az onlar kadar kazanmalarını sağlayacak, Nitelikli bir eğitimi vereceğiz. Sadece öğrencilerimizin değil, Yeni neslin ellerinde yükseleceği, Öğretmenlerimizin eğitiminin de, Kritik önemde olduğunu biliyoruz. Bugüne kadar yapılan hataları gördük, Başka ülkelerdeki iyi örnekleri inceledik, incelemeye devam ediyoruz. Bu konuda çok hızlı adımları vakit geçirmeden atacağız.

Öğretmenlerimizin 3600 ek gösterge sorununu hemen çözeceğiz. Ekonomi Masamızın il ziyaretlerinde görüyoruz, İşsiz iş bulamıyor, İşveren istediği işçiyi bulamıyor. Kuracağımız Stratejik Planlama Teşkilatı sayesinde, Ülkemizin üretimdeki nitelikli eleman ihtiyacı ile Eğitim kurumlarından çıkacak nitelikli işgücünü buluşturacak Planlamayı yapacağız. Liseden bozma üniversitelerde, Binlerce öğrenciyi yıllarca okutup, Sokaklarda işsiz bırakmayacağız.

Gençlerin eli ekmek tutacak, Yarınlara umutla bakacaklar. Gençlerimiz, bizim politikalarımızın odak noktası. Biz gençlerimizi önemsiyoruz Ve gençlerimizi çok ama çok seviyoruz! Genel Başkanımız, “Gençlere son 19 yılda Ellerinden çalınan hayallerini” geri vermeye söz verdi. Cumhuriyetimizin İkinci Yüzyılında, Yepyeni bir geleceği gençleri dinleyerek, Gençlerle konuşarak kuracağız. Sayın Genel Başkanımız açıkladı; Devir teknoloji devri…

CHP iktidarında, Gençlerimizin teknolojiye ulaşması için Her türlü kolaylığı sağlayacağız. İlk 6 ay içerisinde, Gençlerin ilk cep telefonu ve oyun konsolu alımlarında ÖTV’yi sıfırlayacağız. İnternete ucuz erişmeleri için İlk internet aboneliklerinden vergi almayacağız. Yine alacakları ilk sıfır otomobilde ÖTV almayacağız. Gençlerimiz arabayı Avrupa’daki akranlarıyla aynı fiyata alabilecekler. Öğrenim kredisi borçlarını faizsiz şekilde Ve işe başladıklarında, rahat ödeyecekleri taksitlerle, Yeniden yapılandıracağız. Üniversiteye başlayan gençlere, Kültür ve sanattan mahrum kalmamaları için Sadece bu faaliyetlerde kullanacakları 1000 liralık, Kart ya da mobil uygulama vereceğiz.

Gençlerimiz başka ülkeleri de görmeli. Dünyada ne var, ne yok Başka ülkelerde insanlar nasıl yaşıyor, Ne konuşuyor takip edebilmeli. Bakış açıları, dünya görüşleri genişlemeli. Bunu da kolaylaştıracağız. Yurtdışına çıkan gençlerden Pasaport ücreti, çıkış harcı almayacağız. Kamuya alımlarda zorunlu haller dışında Mülakat sistemini kaldıracağız.

Mülakat yapılacak çok sınırlı alanda ise Mülakatlar kamera kaydıyla yapılacak. Torpil dönemi son bulacak. Hak eden hakkını alacak, liyakat olacak. Bunlar sadece ilk 6 ayda yapacaklarımız. Doğruları, CHP iktidarında tastamam biz yapacağız. Devleti bilen kadrolar bizde. Biliyoruz ki, Bu ülkenin kaynağı var. Yeter ki bu kaynaklar; Bir avuç faiz lobisi, Bir avuç yandaş müteahhit, Bir avuç pudracı yanaşma için değil, Millet için kullanılsın.

ERDOĞAN'A SEÇİM ÇAĞRISI

İnsaf, imanın yarısıdır. İnsafsız insan, gaddardır. Merhametsizdir. İnsafsız olan, Suizan etmek için her fırsatı kullanır. Ve hüsnüzandan nasipsiz kalır. Ne yazık ki, Bugün ülkemiz insafını kaybetmiş bir yönetimin elinde, Oradan oraya savruluyor. Erdoğan ve onun Şahsım Hükümeti, Freni patlamış kamyon gibi, Vefayı, insafı edebi, adabı eze eze geçip gidiyor.

En son Rize’de, İnsafsızlığın, vefasızlığın zirvesine çıktı. Rize İkizdere’de köyünü, Dağını, taşını, ormanını koruyan köylülerimiz de dâhil, Herkesi hedef aldı. Ankara’dan köylülere destek olmaya giden Başta arkadaşlarımız olmak üzere herkese Yine etmedik laf bırakmadı. “Bir dikili taşınız olsun. Var mı bunların bir dikili taşı?” diyerek, Kendince bizi eleştirmeye kalktı. Beyefendi, Rize demek çay demek… Çay demek CHP demektir.

Çayı Karadeniz ile tanıştıran kim? Çayın Kanununu çıkaran kim? İlk çay fabrikalarını Rize’de kuran kim? Hadi Türkiye’nin tarihini bilmiyorsun. Kendi memleketinin tarihini de mi bilmiyorsun? Bize ayıp etmekten sıkılmıyorsan, Bari “Çayın Babası” Tarımcı, Zihni Derin’in aziz hatırasına ayıp etmekten utan. Cumhuriyetin tüm yaptıklarını, Satıp savdın.

Bari bu eserlerin sahibini bir hayırla yâd et. Hazine ve Maliye Bakanınız, 2017-2021 döneminde, Devlete ait hisseleri, HES’leri, şeker fabrikalarını, taşınmazları 9,5 milyar lira karşılığında sattığınızı açıkladı. 19 yılda satıp, savdıklarınız ise, 62 milyar 348 milyon doları buldu. Yine başına geçtiğiniz Varlık Fonu’na, Sermaye ettiğiniz gümüşler kimden kaldı? İnsafsızlığın bile bir sınırı olur. Ama ne yazık ki Erdoğan’da, onun da sınırı yok.

Dün gece yarısı, 2022-2024 dönemini kapsayan, Orta Vadeli Program Resmi Gazete ’de yayımlandı. Damat gidince, Kerameti kendinden menkul “Yeni Ekonomi Programı” adı da gitmiş. Programın ismi “Orta Vadeli Program” olmuş. Doğrusu da budur. 5018 Sayılı Kanuna göre bu programın adı, Orta Vadeli Program’dır. Yine OVP, İlk defa, Kanunen yayımlanması gereken tarihte yayımlandı. Yeni Bakan, yasal sorumluluğunu yerine getirdi.

Böylece bütçe süreci de resmen başlamıştır. Bu arada Orta Vadeli Program’ın, Seçim sürecini de başlattığını görüyoruz. Gelecek yıllara ait büyüme, Ortalama döviz kuru, enflasyon, İstihdam artışı hedefleri ve işsizlik tahminleri, Çok iyimser belirlenmiş. Bu yönetimin, Ekonomideki son üç yıllık performansına bakıldığında, Orta Vadeli Program sanki Alis’in Harikalar Diyarında…

Buna rağmen 2011’de Erdoğan’ın, 2023 için taahhüt ettiği hedeflerin artık yalan olduğu, Bu Orta Vadeli Programla bir kez daha tescillenmiş. 2 trilyon dolar olması gereken milli gelir, OVP’ye göre 2023’te güya 925 milyar dolar olacakmış. İlk 10 ekonomi arasına girme hedefi gerçekleşmeyecek. Türkiye ekonomisi, 2023’de 18. sırada olacakmış.

“2023’te 25 bin dolar olacak” denen kişi başı gelir, OVP ’ye göre, o da olursa, 10 bin 703 dolar olacakmış. Erdoğan’ın vaatlerine göre, 2023’te 500 milyar dolar olması gereken ihracat, OVP ’ye göre 242 milyar dolarda kalacak. 2023’de yüzde 5 olması gereken işsizlik ise OVP ’ye göre yüzde 11,4 olacakmış. Bu verilere göre, 2023’ün gelir ve ihracat hedefleri, İki kattan fazla iskontoya uğramış. İşsizlik hedefi ise iki kattan fazla artmış.

Bu tablonun sorumlusu elbette Erdoğan’dır. Erdoğan sözünü tutmadığı için, Ve bu konuda defaten yalan söylediği için, Milletimizden derhal özür dilemelidir. Ama ne demiş atalarımız; “Kabahat samur kürk olsa, Kimse sırtına almazmış.”

Hele hele Erdoğan, kabahatinin sorumluluğunu hiç almaz. 2023 hedeflerinden yarı yarıya sapmaya rağmen, OVP’nin üç yıllık büyüme tahminleri hala çok iyimser. 2018-2021 döneminde, Yılda ortalama yüzde 3,8 büyüyen ekonominin, 2022-2024 döneminde, Ortalama yüzde 5,3 büyüyeceği tahmin edilmiş. Neyi çözdünüz? Milleti batırdığınız borç batağından nasıl çıkaracaksınız?

Vergide, ARGE’de, eğitimde, tarımda, hukuk devletinde, Yatırım ortamında hangi reformları yaptınız da, Verimliliği artırıyorsunuz? Büyümenin kapsayıcılığını, sürdürülebilirliğini artıracak Hangi önlemleri aldınız da büyüme böyle hızlanıyor? Bu ucube vesayet rejimiyle, Bu metal yorgunu kadrolarla, Bu büyüme de hayalden öteye gitmez.

Yine 2022-2024 döneminde, Yılda ortalama 1 milyon 170 bin istihdam artışı öngörülmüş. Üç yıl üst üste 1 milyonun üzerinde ilave istihdam artışı, Daha önce görülmüş bir durum değil. 2015-2017 döneminde, Ekonomi ortalama yüzde 5,6 büyürken, Yaratılan ilave istihdam yılda ortalama 752 bin civarındaydı.

Erdoğan Şahsım Hükümeti’nin iş baş yaptığı, Son üç yılda ise ortalama büyüme yüzde 1,9 iken, Bıraktık ilave istihdamı, Yılda ortalama 459 bin yurttaşımız işini kaybetti. Son üç yıldır oldukça hırpalanmış, Bu yıl ise baz etkisinin Ve kredi genişlemesinin yardımıyla büyümüş bir ekonomi, Ne olacak da birden bire yüzde 5’in üzerinde büyüyecek?

Ne olacak da birden bire, 1 milyonun üzerinde istihdam yaratacak? Bunun gerçekçi bir izahını OVP’de görmek mümkün değil. 2022’de FED başta olmak üzere, Gelişmiş ülke merkez bankaları parasal sıkılaştırmaya başlarken, Biz yapacağımız hangi doğrularla, Sermayeyi kesintisiz çekeceğiz?

Bunun da cevabı ortada yok. Tahminlerde, olası küresel finansal dalgalanmalar, Hiç dikkate alınmamış. Özellikle, 2023 ve 2024 yıllarında, Dolarla milli geliri makyajlamak adına, Kurdaki artış enflasyonun ve deflatörün altında tutulmuş. Dışarıda doların daha da güçleneceği bir dönem başlarken, Türk Lirası dolara karşı nasıl değerlenecek?

Neden değerlenecek? Değerlenen Türk Lirası ve bozulan dış ticaret hadleriyle, Net ihracat nasıl olacak da büyümeye pozitif katkı verecek? OVP’nin 2021 enflasyon tahmini yüzde 16,2. Bu, Merkez Bankası’nın Temmuz sonunda yaptığı, Yüzde 14,1’lik tahmininin üzerinde. OVP’nin 2023 enflasyon tahmini yüzde 8. Merkez Bankası ise hala 2023’te enflasyonun yüzde 5 olacağını öngörüyor. Yine Merkez Bankası, daha bir buçuk ay önce, Cari işlemler açığının, 2021’de 11 milyar dolar olacağını söyledi. OVP ise cari açığın bu yıl, 21 milyar dolar olacağını söylüyor.

Bu farklı tahminleri görenler, “Bu ne perhiz, Bu ne lahana turşusu” demekte son derece haklı… Para politikası, Ve bu politikayı uygulayanların güvenilirliği, Bu OVP ile ister istemez yeniden sorgulanır hale gelmiş. OVP’nin bütçe tahminlerine bakıldığında ise, 2022-2024 döneminde bütçe açığı milli gelire oranla, Ortalama yüzde 3,2 olacak.

Bir defalık gelir ve giderlerin ayıklandığı, Program tanımlı denge ise, Önümüzdeki üç yıl boyunca açık vermeye devam edecek. Bütçenin harcama tarafına bakıldığında ise, En çok faiz lobilerinin sevindirileceği anlaşılıyor. Faiz harcamalarının bütçe harcamaları içindeki payı, Önümüzdeki üç yılda da artmaya devam ediyor. Dolara vurursak, 2022-2024 döneminde, 87 milyar dolar, faiz lobilerinin cebine gidecek.

Yani önümüzdeki üç yıl boyunca her gün, 79 milyon 354 bin dolar milletin cebinden alınıp, Faiz lobilerinin cebine konacak. Biz boşuna demiyoruz. “Bunlar faizi de faizciyi de sever” diye! Erdoğan ne zaman faize laf eder görünse, Abat olan hep faiz lobileri oldu.

Milletimizin karartılan bahtını aydınlatmanın tek yolu, Sandığın biran evvel milletimizin önüne getirilmesidir. Bu karanlık tünelden çıkmak için; Yeni Kurumlarla, Yeni Kurallarla, Yeni Kadrolara ihtiyaç var. Bunu yapabilecek vizyon ve irade de bizde var. Cumhuriyetimizin İkinci Yüzyılı, Hepimiz için hakkın, Hepimiz için hukukun, Hepimiz için adaletin Ve hepimiz için refahın yüzyılı olacak. Biz hazırız, milletimiz hazır.

TANJU ÖZCAN KARARI

Bolu Belediye Başkanı'nın bir kadın hemşehrisi hakkında yaptığı yakışıksız açıklamayı kabul edebilmemiz mümkün değil. Ama kendisi hatasını anlayarak kamuoyu önünde özür diledi.

Bu özrü de de dikkate alarak Bolu Belediye Başkanı'nın bir kadın hemşehrisi hakkında yaptığı yakışıksız açıklamalar nedeniyle Yüksek Disiplin Kurulu'na uyarılma amacıyla sevk edilmesine MYK'da oy birliği ile karar verdik.

ERZURUM İL BAŞKANI BÜLENT OĞUZ HAKKINDA İLK AÇIKLAMA

Faik Öztrak, "CHP'de bu tür iddiaların üstü kapatılmaz. Kol kırılır yel içinde kalır denmez. Taciz asla kabul edilemez. Erzurum il başkanının istifası alınmıştır. Bunun dışında süreç yargıda işleyecektir hukuk ne diyorsa olacaktır." ifadelerini kullandı.

YORUM EKLE