HDP il binasında öldürülen Deniz Poyraz davasında flaş gelişme

HDP İzmir İl Binası'nda öldürülen Deniz Poyraz davasında ara karar verildi. Sanık Onur Gencer'in tutukluluğunun devamına karar verildi. Dava 18 Temmuz'a ertelendi.

HDP il binasında öldürülen Deniz Poyraz davasında flaş gelişme

Halkların Demokratik Partisi (HDP) İzmir İl binasına 17 Haziran'da silahlı saldırı düzenleyen ve Deniz Poyraz’ı katleden Onur Gencer hakkında açılan davanın üçüncü duruşması İzmir'de görüldü. Dava öncesi açıklama yapan HDP Grup Başkanvekili Saruhan Oluç "Bu tek kişinin yaptığı bir suikast, katliam değildir. Tetikçi belli, katil belli; o tetikçiyi azmettiren kimlerdir?" sorularını sordu. Gezi davasında verilen cezalara tepkisini dile getiren Oluç, HDP'yi kapatma davasına ilişkin olarak da "Bir kez daha iktidara söylüyoruz; il, ilçe örgütlerimize, arkadaşlarımıza yönelik bu saldırılarınızdan vazgeçin. Bu kumpas davalarını sonlandırın. Biz kapısına kilit vurulacak bir dükkan değiliz; HDP bu saldırılarla yılmaz" dedi.

"TETİKÇİ BELLİ, KATİL BELLİ; O TETİKÇİYİ AZMETTİREN KİMLER?"

HDP'li Saruhan Oluç açıklamada şunları söyledi:

"Bugün alçakça katledilmiş Deniz Poyraz kardeşimizin bir duruşması daha görülecek. Aslında ilk gün ne söylediysek. Bugünde aynı şeyleri söylüyoruz. Ne yazıkki Türkiye'deki hukuk sistemi, yargı iktidarın tam bir sopası ve oyuncağı haline geldiği için söylediklerimizin karşılığını  bulamıyoruz. İlk gün dedik ki; bu tek kişinin hazırlayıp yaptığı bir cinayet, bir suikast, bir katliam girişimi değildir. Türkiye'de her zaman bu tür siyasi saldırıların, katliamların arkasında devletin içinde odaklanmış olan çeşitli çetelerin ve karanlık odakların organizasyonu olduğu bilinir.

İlk kez değildir bu. Devletin içinde odaklanmış olan o karanlık çeteler, her türlü koruma ve kollama faaliyetini eğitim, azmettirme ve planlama faaliyetini gerçekleştirmişlerdir. İşte Deniz Poyraz arkadaşımızın, katledilmesi de böyle bir iştir. Biz o nedenle ilk gün dedik ki; tetikçi belli, katil belli. O alçağın teki, onun önemi yok. Esas önemli olan o tetikçiyi azmettirmiş olanlar kimlerdir? O cinayeti, suikastı planlamış olanlar kimlerdir? O tetikçiyi eğitmiş olanlar, azmettirmiş olanların içindeki siyasi ve bürokratik odaklar kimlerdir?

Ne yazık ki mahkeme heyeti bugüne kadar herhangi bir adım atılması doğrultusunda gereken işlemleri yapmadı. Neden? Neyi gizliyor ve koruyorsunuz? 

Bu İktidar bir yalan imratorluğu kurdu. Bu iktidar korku imparatoluğu kurmaya çalışıyor ama bu korku imparatorluğunun karşısında her türlü mücadeleyi vermeye devam ediyoruz. O nedenle HDP'ye, toplumsal ve siyasal muhalefete yönelik bu saldırıları yapıyorlar."

"BİZ KAPISINA KİLİT VURULACAK BİR DÜKKAN DEĞİLİZ, HDP BU SALDIRILARLA YILMAZ"

Oluç, açıklamsının devamında HDP'nin kapatma davasına ilişkin olarak da şunları söyledi:


"Deniz Poyraz kardeşimizde olduğu gibi yaptıkları bu tür saldırılar, kumpas davaları, anayasa mahkemsinde açtıkları kapatma davası; bunların hepsinin bir tane nedeni var. Toplumsal ve siyasal muhalefeti sindirmek. Toplumsal ve siyasal muhalefetn dinamik, güçlü, kararlı, örgütlü bir parçası olan Halkların Demoktratik Partisi'ni demokratik siyasetten tasfiye etmek. Böylelikle zannediyor ki bu iktidar; iktidarını sürdürebilir. Muhalefeti sindirebilir ama hayır! Böyle olmadı ve olmayacak. Bir kez daha İzmir'de adliyenin önünden bu iktidara sesleniyoruz: Asla ama asla, sizin bu hukuksuzluklarınız, baskılarınız, saldırılarınız, fütursuz davranışlarınız, talan politikalarınızın karşısında boyun eğmeyeceğiz. Bugüne kadar boyun eğmedik, bundan sonrada eğmeyeceğiz ve asla diz çökmeyeceğiz. 

Bir kez daha iktidara söylüyoruz; il, ilçe örgütlerimize, arkadaşlarımıza yönelik bu saldırılarınızdan vazgeçin. Bu kumpas davalarını sonlandırın. HDP'yi kapatma hevesi içinde oradan oraya koşturarak Anayasa Mahkemesi üyelerine baskı yapmaktan, tehdit etmekten vazgeçin.

HDP'yi kapatma davasını kapatmayla sonuçlandırmak için AKP-MHP ittifakı elinden gelen herşeyi yapmaktadır. Bunu biliyoruz ama biz kapısına kilit vurulacak bir dükkan değiliz. HDP bu saldırılarla yılmaz. Deniz Poyraz davasında da bu mücadeleden asla geri durmayacağız. Bugünkü duruşmada da bundan sonraki duruşmalarda da. Herşeyin takipçisi olacağız. Taki o tetikçinin, o katilin arkasındaki azmettirici, planlayıcı devletin içinde odaklanmış olankaranlık çeteler, bunun siyasi ve bürokratik ilişkileri ortaya çıkarılana kadar, bu mücadeleyi sürdüreceğiz. Bunun söznü verdik."

Mahkeme başkanı duruşma öncesi duruşma düzenine dair uyarılarda bulunarak, duruşma düzeninin bozulması halinde suç duyurusunda bulunulacağını belirtti.

Ardından Van, Urfa ve Siirt baroları davaya katılma talebinde bulundu.

"ALÇAKÇA BİR SALDIRI"

Duruşmada söz alan İzmir Baro Başkanı Özkan Yücel, bu dosyanın bir kişinin başka bir kişiyi öldürme dosyası olmadığını ifade ederek, “Kişi bazlı olmaksızın, örgütlenme özgürlüğü ve yaşam hakkına yönelikti. Hedef bir kişi değildi. Orada olan herkes katledilecekti. Ayrımcı bir zihniyetle işlenmiş alçakça bir saldırı. Baroların katılma talebini kabul etmelisiniz. İzmir’de yaşayan yurttaşların birlikte yaşama özgürlüğü için katılma taleplerimizin kabulüne karar verin” ifadelerini kullandı. 

"FAİL KAÇIYOR"

Katil Gencer’in SEGBİS ile bağlanmasına tepki gösteren Yücel, sözlerine şöyle devam etti: “Alçakça işlenmiş bir cinayetin faili şu anda kaçıyor. SEGBİS ile bağlanmak gibi bir korkaklığın içine sürüklendi. Sorgusu bitmiş herhangi bir sanıktan bahsetmiyoruz. Sorgusu henüz tamamlanmayan bir sanıktan bahsediyoruz. Yüz yüzelik ilkesini ihlal etmektedir” diyerek, faile göstermek istediği fotoğrafları gösteremeyeceğini ve sorularını soramayacağını belirtti.

Yargılamanın sağlıklı yürütülmesi için doğrudanlık ilkesine aykırı bir usul yürütüldüğünü aktaran Yücel, “Gerçekte ne olduğunu siz de merak ediyorsunuz. Arkasındaki güçleri siz de açığa çıkarmak istiyorsunuz. Siz SEGBİS’te failin gözünü kaçırıp kaçırmadığını, yanındakinin kulağına ne fısıldadığını biliyor musunuz” diye sordu.

MEMUR GENCER’E MÜDAHALE İÇİN KONULMUŞ

Mahkeme başkanı, görevliyi kendisinin görevlendirdiğini belirterek, “Fail kötü bir şey söylemesi halinde müdahale etmesi için görevli yanında” dedi. Yücel ise, duruma tepki göstererek, “Bütün bunlar yargılamanın sağlıklı gitmesini engelliyor. SEGBİS’i daha önce reddettiniz. Bunu yapabilirsiniz. Bu soruları burada cevaplamalı” diye konuştu.

TEKNİK GEREKÇEYLE DURUŞMA DURDU

Mahkeme başkanı, kayıtların bir süre kaydedilip, sonra ara verileceğini belirterek, “SEGBİS kaydı” gerekçesiyle devam eden duruşmayı durdurdu. 

"SANIĞA AKIL VERENLER VAR"

Dava avukatlarından Türkan Aslan Ağaç, soruşturma aşamasında maddi gerçeğin açığa çıkmaması için İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı ve İzmir Emniyeti’nin elinden gelen her şeyi yaptığını vurgulayarak, “Bu olayın tekil bir olay olmadığını hepimiz biliyoruz. Sanığı azmettirenler, kendisine yardım edenler, lojistik destek sağlayanlar ve kendisine akıl verenler var. Eğer yargılamayı mahkemeniz savcının yürüttüğü soruşturma gibi yürütecek ise en başından kabul edilemez. İlk duruşmada bir dilekçe sundum ve oradaki hiçbir talebime yanıt gelmedi. Siz talimatla dinlenen tanık sayısını artırdınız. Mahkemeniz talepleri kabul ederek, Türkiye’nin birçok iline talimatla tanıkların dinlenmesini talep ettiniz. Bunu yaparken maddi gerçeği bulacağımızı sandınız ama maddi gerçeklik bu şekilde sağlanmaz” şeklinde konuştu. 

TANIKLAR TALİMATLA DİNLENDİ 

Duruşma salonun küçük olmasına yönelik de eleştirilerini sıralayan Ağaç, şöyle devam etti: “İnsanlar merdivenlerde oturuyor. Bu davayı herkes takip etmek istiyor çünkü bu demokrasiye yapılan bir saldırı. Ama siz büyük salon talebimizi reddettiniz. Bu talebimizi değerlendirmeye bile almadınız. Çünkü buna dair yazılan bir yazı yok ama bugün büyük salonda duruşma olmadığını da biliyoruz. Sanık üzerinden delilere ulaşmamız mümkün değilken, İzmir Emniyeti İzmir Savcılığı ile beraber delillere ulaşmamıza engel oluyor. 29 Nisan’dayız ve yapılan bir gelişme yok, taleplerimizi değerlendirmeye almadınız. Failin evinde arama yapılıyor ama dijital materyallere dair bir gelişme yok. Bugüne kadar 50 tane kovuşturmanın genişletilmesine yönelik talebim var. Ama hiçbir talebim karşılanmadı. Mahkemeniz sanığa sorulması gereken soruları yöneltmedi. Biz Siirt’te, Antep’te değil, İzmir’deyiz. Burada HDP il binasına yönelik bir saldırı oluyor ve fail önüne kim gelirse öldüreceğini söylüyor. Bu siyasi bir cinayettir. Ama iddianamede bu yok. Savcılık bu kadar kötü bir soruşturma yürüttü diye siz bunu sürdürmek zorunda değilsiniz.”

FAİLİN AİLESİ TANIKLIKTAN ÇEKİLDİ 

Katilin babası ve kardeşinin önceki duruşma salonda hazır olduğunu, ancak sonrasında tanıklıktan çekildiklerini öğrendiklerini ifade eden Ağaç, “Talimatla dinlenen tanıkların dosyada şüpheli sıfatıyla ifadelerinin alınması ve burada sanık sandalyesinde oturması gerekiyordu. Bunlar normal tanıklar değil sanıkla ilişkisi olan tanıklar. Elimde her birine ayrı soru var. Ben talimatla dinlenen tanıkları nereden bulup sorularımı soracağım. Siz bu imkanları elimizden aldınız. Herkes burada ama sanık nerede? Televizyon ekranında” dedi.  

"SANIĞA NASIL SORU SORAYIM?"

SEGBİS’te bulunan katilin gülmesine tepki gösteren Ağaç, “Korkak sanığı gördünüz mü?” diye sordu. Ağaç, ellerini ensesinin arkasına koyarak, sanığın pozisyonu gösterdi. Ağaç, “Sanığın pozisyonu bu. Pişkin, pişkin gülüyor. Normal bir dava olsa emin olun ki ses çıkarmaz. Bu normal bir dava değil. İzmir’de siyasi bir cinayet işlendi. O cinayeti aydınlatma göreviniz var. 300’ün üzerinde sorumuz var. Sanığa soru sorma hakkımızı bu celseye bıraktığımızı söyledim. Ben bu soruları kime sorayım? SEGBİS’te elini ensesine götürmüş, yan tarafından başka biriyle de sohbet ediyor. Cezaevinde kiminle olduğunu bilmediğim kişiye ne soracağım? Göz bebeklerinin içine bakmam lazım. Sizin de hissediyor olmanız lazım. Kararı verecek olan sizin ekranda sanığa dair ne görüyorsunuz. Soru soracağım, yanındakinin kim olduğunu, öbür tarafta bakışlarını götürdüğü kişinin kim olduğunu biliyor muyum? Hayır. Bu koşullarda bizim bu cinayeti aydınlatmamız mümkün değil. Van’dan gelmiyor. Burada. Yarım saatlik yol için neden SEGBİS ile katılıyor” sözlerini sarf etti. 

FAİLİN SALONA GETİRİLMESİ TALEP EDİLDİ

Avukat Ağaç, sanığı mahkemede istediğini belirterek, “Sanıkla temas kurmak zorundasınız. Tanıkların sırtı bize dönüktü biz sırtı dönük insanlara soru sorduk. Böyle adil bir yargılama olmaz. Adil yargılama katılan açısından olmak zorundadır. Sanığın duruşma salonuna getirilmesini talep ediyoruz. Hazır ettiğiniz 9 tanık var. En azından biri sanıktan sonra soru soracağız. Metin Döner’e sanıktan sonra soru soracağız. Diğerlerini dinleyebilirsiniz. Öğleden sonra sanığın salonda hazır edilmesini istiyoruz” diye konuştu

KATİL GENCER’İN GETİRİLME TALEBİ REDDEDİLDİ

Mahkeme heyeti Van, Urfa, Siirt ve İzmir barolarının davaya katılım taleplerinin sanığa ek savunma verilmesi ve kovuşturmanın genişletilmesi istemlerinin reddine karar vererek, sanığın duruşma salonuna getirilme talebini de  reddetti.

AVUKATLARIN SORU SORMASINA ENGEL

Katil Onur Gencer’in duruşmaya getirilme talebinin reddi ardından avukatı Türkan Aslan Ağaç, duruşma salonunda yetki belgesi bulunan avukatların tutanaklara geçirilmesini talep etti. Bu sırada mahkeme başkanı, mahkeme üyeleriyle talebi değerlendirirken, Diyarbakır Barosu Başkanı Nahit Eren, “Maddi gerçekliği ortaya çıkarmak istemiyorsunuz bari usulü uyun” dedi. 

Mahkeme heyetinin durum değerlendirmesine tepki gösteren avukat Ağaç, “İkinci duruşmada isimlerimizi sayıldıktan sonra özellikle yanınıza gelerek yetki belgesiyle görevlendirildiğimiz isimlerin de kayda geçmesini istedik. O zaman geçirdiniz. Buradaki bütün meslektaşlarımızın yetki belgeleri var ve kayda geçmelerini istiyorum” şeklinde konuştu.  

Mahkeme başkanı duruşmada katil Onur Gencer’in çapraz sorgusunda sadece davaya katılma talebi kabul edilen avukatların soru sorabileceğini, yetki belgesi olan avukatlara soru sorma hakkı verilmeyeceğine karar verdi. 

Duruma tepki gösteren İzmir Barosu Başkanı Özkan Yücel, “Usulüne uygun verilmiş yetki belgeleriyle gelen avukatların soru sorma yetkisinin olmadığını söylüyorsunuz. Böyle bir yargılama olmaz. 5 dakika ara verin davaya devam edip etmeyeceğimize karar vereceğiz. CMK’nin birinci maddesinde ceza mahkemesinin nasıl yürütüleceğini söyler. Vekaletle katılan kişilerin soru sormasına nasıl izin vermezsiniz? Biz böyle düşündük, karar verdik, diyorsunuz. Böyle yargılama olmaz. Buna ilişkin CMK’de bir madde söyleyin. Kanunda açıkça yazılmıyor diyerek reddedemezsiniz” dedi. 

Mahkeme başkanının “Bu konuda yasal bir düzenleme yok” sözlerine de tepki gösteren Yücel, “5 dakika ara verin, bu yargılama böyle gitmez, aramızda müzakere edelim. Sabahtan beri kurduğunuz ara kararlar, sanığı mahkemeye getirmemeniz bu davayı bu şekilde yürütemeyiz. Siz nasıl müzakere yaptıysanız bize de müsaade edin, müzakere edelim” diye konuştu. 

ARA KARAR VERİLDİ

Görülen duruşmada ara karar verildi. Sanık Onur Gencer'in tutukluluğunun devamına karar verildi. Dava 18 Temmuz'a ertelendi.

Güncelleme Tarihi: 29 Nisan 2022, 13:08
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER