Karamollaoğlu'ndan KRT'de flaş açıklamalar

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, KRT TV Özel Yayını'nda Seçil Özer'in sorularını yanıtlıyor. 'Seçim rüzgarları esmeye başladı' diyen Karamollaoğlu, partisinin teşkilatlarının çalışmalara başladığını belirtti. Karamollaoğlu; ekonomik kriz ve hayat pahalılığına ilişkin Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Erdoğan'ın 'Maalesef ülkemizde bazı kesimlerde bir şükürsüzlük, tatminsizlik hali aldı gidiyor' açıklamasına da tepki gösterdi. Karamollaoğlu, 'Tamam, yine de 'Şükredin' diyoruz da, 'Sabredin' diyoruz onun yanında da. Sabredin, seçim geldiğinde bu değişikliği siz yapacaksınız çünkü cumhurbaşkanı gökten helikopterle inmedi, sandıktan çıktı. Şimdi bu değişikliği siz yapmazsanız, onun dediği mantıkla aza şükretmekle mecbur kalacaksınız' sözleriyle vatandaşlara seslendi. Karamollaoğlu ayrıca, haftaya altılı zirvede yer alan beş muhalefet partisi liderine de ziyarette bulunacağını ilk kez açıkladı.

Karamollaoğlu'ndan KRT'de flaş açıklamalar

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, KRT TV Özel Yayını'nda Seçil Özer'in konuğu oldu. Gündeme ilişkin sorulara yanıt veren Karamollaoğlu, önemli açıklamalarda bulunuyor.

Karamollaoğlu'nun açıklamalarından öne çıkanlar şu şekilde:

'SEÇİM RÜZGARLARI ESMEYE BAŞLADI'

Seçim rüzgarları esmeye başladı. Teşkilatlarımızda canlılık ve özgüven var. İstanbul bizim için en önemli il, seçmenin yüzde 20'sini oluşturuyor.

Biz vatandaşımızın Milli Görüş'e destek vereceğine inanıyoruz. Milli Görüş vatandaşın görüşü aslında; kendisini her sahada daha güçlü hissedeceği, problemlerini çözeceği bir anlayışa sahip. Barış, huzur içinde yaşayabilmemiz vatandaşımıza sağlayacağımız imkanlarla doğrudan ilgili.

''BAZEN EVDE HANIMA 'BU FATURALAR ÇOK YÜKSELMEYE BAŞLADI' DİYORUM''

Vatandaşın sorunu ekonomi... Bir ülkede 4.5-5 milyon aile sosyal yardım alıyorsa ya işi yoktur yada geçinemiyorlardır. İş bulan da geçimini sağlayamıyor.

Pazar fiyatları el yakıyor. Bazen evde hanıma 'Ya bu faturalar çok yükselmeye başladı' diyorum. Şimdi usul haline getirdi; pazara, alışverişe çıktığı zaman faturayı masaya koyuyor, 'Ne aldım, bir bak' diye.

'DEVLETE KARŞI DEĞİLİZ, KURDUĞUNUZ SİSTEM BOZUK DA ONU SÖYLÜYORUZ'

Tayyip Bey bir devlet başkanı olarak iki unvanı var, partili bir devlet başkanı. Bizim itirazlarımızdan bir tanesi devlet başkanının partili olması. Çünkü siz, bir partiden şikayetçi olduğunuz zaman devlettin başkanını da şikayet etmiş olmuş oluyorsunuz. Biz devlete karşı değiliz, kurduğunuz sistem bozuk da onu söylüyoruz. Bu sıkıntıyı başımıza getiren sizsiniz, sizin beceriksizliğiniz. Siz bu meselenin üstesinden gelemiyorsunuz; çünkü insanlara iş bulacak bir ekonomi politikasını siz oluşturacaksınız, muhalefet oluşturmayacak ki. Onun için, şikayet edilecekse vatandaşa siz edileceksiniz.  

Bu millet geçinemiyor, sıkıntı çekiyor. Bu doğrudan doğruya senin veya sizin beceriksizliğinizin neticesi. 'Efendim siz oturuyorsunuz, sadece şikayet ediyorsunuz'. Ne edelim? Evet, biz bulduğumuza şükretmesini biliriz ama eksikliği ve noksanlığı görmek, onu size hatırlatmak da muhalefetin elbette vazifesidir. 

Tamam, yine de 'Şükredin' diyoruz da, 'Sabredin' diyoruz onun yanında da. Sabredin, seçim geldiğinde bu değişikliği siz yapacaksınız çünkü cumhurbaşkanı gökten helikopterle inmedi, sandıktan çıktı. Şimdi bu değişikliği siz yapmazsanız, onun dediği mantıkla aza şükretmekle mecbur kalacaksınız.

'ARTIK TÜRKİYE'DE ŞARTLAR DEĞİŞTİ, KİMSE BİR İNSANIN KENDİ YAŞANTISIYLA İLGİLİ KONULARDA BASKI UYGULAYAMAZ'

(Kişisel hak ve özgürlüklerle ilgili) Şu imajı doğurmaya çalışıyorlar: Biz gidersek, gelenler bunu bozar. Ama ben öyle olacağı kanaatinde değilim. Artık Türkiye'de şartlar değişti, kimse bir insanın kendi yaşantısıyla ilgili konularda baskı uygulayamaz. Bu mümkün değil, o dönem geçti. Biz en azından buna izin vermeyiz. Biz iddialıyız, Allah nasip ederse mutlaka önümüzdeki yönetimlerde payımız olacak. Biz önde olacağız, buna inanıyoruz. Biz buna kesinlikle izin vermeyiz, bizim bütün ömrümüz bununla geçti; şimdi biz kendi davamızın yerde sürünmesine rıza gösterebilir miyiz? Bu mümkün değil. Ne başörtüsü meselesi, ne imam hatip okulları meselesi; kesinlikle biz bunun bozulmasına izin vermeyiz. Biz burada yalnız hassas davranırız: Biz inandığımız gibi yaşamaya önem verdiğimiz gibi başkalarının da inandıkları gibi yaşamalarına imkan tanırız. Çünkü fikir, düşünce, inanç hürriyeti bizim kendi inancımızın temel öğelerinden biridir.

'BELLİ BİR ANLAYIŞLA BU SEÇİME GİDEBİLİRSEK HAKİKATEN ÇOK BÜYÜK BİR AVANTAJ YAKALARIZ'

Herkes birbirinden farklı politikalara sahip ama eğer biz belli bir anlayışla bu seçime gidebilirsek hakikaten çok büyük bir avantaj yakalarız.

Seçimlere giderken arkadaşlarımızla görüşmelerimiz, konuşmalarımız elbette devam edecek. Her parti kendi programını tatbik etmek için gayret gösterecek, vatandaşa kendi düşüncelerini aktaracak. Neticede kamuoyu yoklamalarıyla da beş aşağı, beş yukarı kimin, ne kadar oy alacağı belli oluyor; ona göre de oturulup karar verilecek.

Önümüzdeki hafta bazı arkadaşlarımızla, özellikle 6'lı masadaki arkadaşlarımızla yüz yüze bir görüşme gerçekleştireceğim.

'KAYBEDECEK BİR ŞEYİ KALMAYANLAR HAKARET EDER'

İktidar, her geçen gün saldırılarını artırıyor. Çok üzülüyorum ben, iftiralarda bulunuyorlar. İftira bir siyasetçiye yakışmaz. Son zamanlarda küfür manasında ithamlarda bulunuyorlar. Bana küfür eden adama ben küfür etmem, çünkü küfür eden insan karşısındakini değil kendisini tanımlıyor aslında. Laf hangi ağızdan çıkıyorsa o ağzın sahibini tanımlar. En ağır ifadeleri kullanın, cevap verirseniz aynı konuma düşersiniz. Cevap vermezseniz kendi kelimelerinin altında ezilir. 

Kaybedecek bir şeyi kalmayanlar hakaret eder. Dün dost olduğu bir insana bugün hakaret ediyor. Yanlışını söyle ama hakaret etmek, küfür etmek ne demek? Bu siyasetçiye yakışmaz.

'SURİYE'Yİ DÜZELTMEK ZOR, AMA BİR YERDEN BAŞLAMAK LAZIM'

15 milyona yakın insan evinden, barkından oturduğu yerden çıktı. Yarısı Suriye'nin dışına çıktı. Bunu biz makul görebilir miyiz?

Artık bundan sonra Suriye'yi düzeltmek zor, ama bir yerden başlamak lazım. Önce, Suriye ile bir irtibat kurmaya ihtiyaç var. Şunu gördüler: Yönetimi uzaklaştıramıyorlar. Amerikalılar da orada, Ruslar da orada. Ruslar iktidara daha yakın. O halde mutlaka iktidarla bir irtibat kurup bundan sonra yaralar nasıl sarılabilir, bunu konuşmaya; Türkiye'ye ve Suriye'nin dışına, diğer ülkelere gidenlerin kendi memleketlerine huzur içinde dönebilmeleri için, belli bir süreçte içinde ne yapılması icap eder, bunu konuşmaya ihtiyaç var. 

Güncelleme Tarihi: 03 Mayıs 2022, 21:22
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER