Kıbrıs'tan Anıtkabir'e getirilen toprağın tüyleri diken diken eden hikayesi...

Rauf Denktaş'ın eski danışmanı Sabahattin İsmail, sosyal medya hesabından Atatürk'ün ebedi istirahatgahı olan Anıtkabir'e Kıbrıs'tan getirilen toprağın hikayesini anlattı. İsmail, Atatürk'ün naaşının Etnoğrafya müzesinden, inşaatı yeni biten Anıtkabir'e nakli sırasında yaşananları aktardı. Kıbrıs'tan gelen toprağın, Bayraktar türbesinden alındığını ve toprağı alanın da öğretmen Hatice Tahsin olduğunu söyledi.

Kıbrıs'tan Anıtkabir'e getirilen toprağın tüyleri diken diken eden hikayesi...

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin kurucusu ve ilk cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ın danışmanlarından, gazeteci-yazar Sabahattin İsmail, Atatürk'ün ebedi istirahatgahı Anıtkabir'e Kıbrıs'tan getirilen toprağın hikayesini anlattı.

Viktorya Kız Lisesi İngilizce öğretmeni Hatice Tahsin'in Bayraktar türbesinden toprağı nasıl aldığını, ne şekilde gönderdiğini aktardı.

"Anıtkabir'e konan Kıbrıs toprağının hikayesini bilir misiniz?" diye soran İsmail, "6 Kasım 1953.Atatürk'ün naaşının Etnoğrafya müzesinden,inşaatı yeni biten Anıtkabir'e nakli için hazırlık yapılıyor. Yurdun dört bir yanından getirilecek toprakların anıt kabire konacağı Kıbrıs'ta da öğreniliyor, Atatürk’ün desteğiyle Türkiye üniversitelerinde okuma imkanı bulan Kıbrıs Türk gençlerinin kurduğu Kıbrıs Mezunlar Birliği Misakı Milli dışında kalan Kıbrıs'tan da toprak götürüp Anıt Kabir'e koymak istiyor.Türkiye konsolosu bu talebi Ankara’ya iletiyor ve olumlu yanıt geliyor." ifadelerini kullandı.

İsmail, "Kıbrıs'tan götürülecek toprağın 1571'de Lefkoşa'nın fethi sırasında Konstanza Burcunda şehit düşen Bayraktar için burç üzerinde yapılan Bayraktar Camisi'nin avlusunda Bayraktar türbesinden alınması kararlaştırılır. Görev kız lisesinde ingilizce öğretmeni Hatice Tahsin'e verilir" dedi.

İsmail Twitter hesabından yaptığı açıklamalara şu şekilde devam etti:

Hatice Tahsin hemen bisikletiyle bugün Lokmacı sınır kapısının olduğu noktadan Rumların yoğun olarak yaşadığı bölgedeki Bayraktar Camisi'ne gider. ( cami 1962,1963 ve 1964'de EOKA tarafından 3 kez bombalandı,birçok kez saldırıya uğradı.Vakıflar İdaresi tarafından tamir edildi.

Bugün Lefkoşa'nın Rum kesiminde kalan cami güneyde yaşayan her milletten müslüman toplum tarafından ibadet için kullanılıyor) 
Hatice Tahsin cami avlusuna girer.Ancak Bayraktar'ın türbesinin üzeri mermerle kaplı olduğu için toprağı alamaz.

Bu kez avludaki 1571 fetih şehidi 3 yeniçeri'nin mezarına yönelir,her birinden birer avuç toprak alıp bir kese kağıdına doldurur.Bisikletiyle Eve dönerken civardaki Rum dükkanlarından ipek kadife, gümüş renkli sim iplik ve ipek kordon alır.

Foto:Hatice Tahsin+eşi bisikletleriyle 

Evde sabaha kadar ipek kadife üzerine sim iplikle Kıbrıs haritası ve harita içine ay yıldız işler. Toprağı ipek kadife içine koyar
Yine kendi elleriyle hazırladığı bohça içine yerleştirir.Sabah olduğunda emaneti,10 Kasım 1953'de yapılacak cenaze törenine katılacak gençlere verir.

7 Kasım günü Lefkoşa'da Kardeş Ocağı'nda bir basın toplantısı düzenlenerek kamuoyuna bilgi verilir ve götürülecek toprağın içinde bulunduğu ipek kadife basına gösterilir.8 Kasımda haber gazetelerde çıkınca Hatice Tahsin'in ingilizce öğretmenliği yaptığı okul müdüresi onu çağırır.

Viktorya Kız Lisesi Müdüresi Mrs Stone "İngiliz kolonisinin toprağını hangi hakla Türkiye'ye gönderirsin? diye sorarak azarlar.Ama artık çok geçtir.Kıbrıs fetih şehitlerinin toprağı 10 Kasım günü illerden gelen topraklarla birlikte Ata'nın kabrine konur.

Foto:CB Bayar ve H.Tahsin+

Hatice Tahsin'in eliyle işlediği üzerinde Kıbrıs haritası ortasında ay yıldız bulunan ipek kadife bugün Anıt Kabir müzesinde yer alıyor
1954 yılında lise son sınıf öğrencileri,Türkiye konsolosluğu tarafından Ankara'ya götürülür Viktorya kız lisesi öğrencilerinin başında o vardır.

Ankara'da,hasret kaldıkları özgür vatanın özgür bayrağını doya doya öperler
Anıt Kabir özel defterini imzalayan Hatice Tahsin"ATAM,KIBRIS TÜRKLERİ İZİNDEDİR"diye yazar. Müzede bir yıl önce kendi eliyle hazırladığı sim işlemeli ipek kadife ve bohçayı görür ve hıçkırıklara boğulur.

Müzede ayrıca Kıbrıs'tan kuyumcu Yusuf ustanın işlediği gümüş bir tepsi de vardır.çok duygulanırlar.
Hatice Tahsin 1958'de TMT'nin ilk kadın üyesi olur ve ona "LALE" kod adı verilir.Ankara'da ZİR köyündeki TMT'nin gizli eğitim kampına gönderilir, silah eğitimi alır.

1963 Kanlı Noel saldırıları başlayınca Mücahit aşhanelerinin, terzihanelerinin, göçmenlere sosyal yardım merkezinin kurulmasında görev alır. Rumların 1964 Nisan ayında St Hilarion kalesine yaptıkları saldırıların püskürtülmesinde mücahitlerle birlikte savaşır.

Milli mücadelemizde çok önemli görevler üstlenen rahmetli öğretmen mücahide Hatice Tahsin, Milli Mücadele Şeref Madalyası ile onurlandırılır. (Bu hikayesini vefatından önce kendisi ile yaptığım söyleşiden derledim)
Kahraman Mücahide,Nur içinde yat,Ruhun şad  mekanı cennet olsun.

Bir arkadaşım şu notu gönderdi.Bilgi selinin sonuna eklemeyi uygun gördüm
TC eski Anayasa Mahkemesi Başkanı Yekta Güngör Özden 10 Kasım 1953 gününü, yani Mustafa Kemal Atatürk’ün naaşının Ankara’daki Etnografya Müzesi’nden Anıt Kabir’e taşınıp defnedildiği günü şöyle anlatıyor.

"...Sonra Atatürk’ün Annesinin memleketi Karaman’dan gelen toprak bir kumaş keseden açılıp serpildi; ondan sonra Atatürk’ün doğum yeri Selanik’ten gelen toprak bir kumaş keseden açılıp serpildi; daha sonra ÇOK SÜSLÜ GÜZEL BİR KUMAŞ KESEDEN KIBRIS TOPRAĞI SERPİLDİ…”

YORUM EKLE