Müzisyenler ve sektör temsilcilerinden Erdoğan'a kısıtlama tepkisi: Kabul etmiyoruz

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın müzik yasağı açıklamasına tepkiler sürüyor. Gece 12 yasağının işin doğasına aykırı olduğunu belirten müzisyenler ve sektör temsilcileri “1 Temmuz’dan itibaren müzik 24 saat susmamalı” diyor.

Müzisyenler ve sektör temsilcilerinden Erdoğan'a kısıtlama tepkisi: Kabul etmiyoruz

Birgün'den Işıl Çalışkan'ın haberine göre, Pandeminin başından bu yana işsiz olan müzik emekçilerinin umudunu bağladığı normalleşme adımlarında müzik için açıklanan gece 12 kısıtlamasına tepkiler çığ gibi büyüyor. AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın pazartesi açıkladığı 1 Temmuz itibarıyla geçilmesi planlanan normalleşme takviminde müzik yasağı kararı gündeme oturdu. 

Erdoğan’ın açıklamasında sarf ettiği “Müzikle ilgili sınırlamayı 24.00'e çekiyoruz. Kusura bakmasınlar, gece kimsenin kimseyi rahatsız etmeye hakkı yok” sözlerine tepkiler dinmiyor.

Müzisyeniyle, organizasyoncusuyla, sesçisiyle, rodisiyle bir buçuk senedir eli kolu bağlı olan on binlerce emekçiyi etkileyecek bu karar müzik sektörünce “ideolojik” olarak yorumlanıyor. 1 buçuk yıldır gelirleri tamamen duran müzik sektörüne gelen bu darbenin, sektör temsilcileri tarafından kararın ertelenmemesi durumunda büyük bir yıkım yaratması öngörülüyor. Sektör temsilcileri ile kararın ekonomik boyutunu konuştuk.

MEHMET GÜMÜŞ: MÜZİK 24 SAAT SUSMAMALI

MÜYORBİR (Müzik Yorumcuları Meslek Birliği) Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Gümüş, kararın 2-3 milyon civarında müzikle ilgilenen insanı etkileyeceğini vurgulayarak başlıyor sözlerine. Her türlü normalleşme kararına karşın müziğe getirilen kısıtlamanın büyük bir yıkım yaratacağını ifade eden Gümüş, şöyle konuşuyor: “MÜYORBİR’in yönetim kurulunda yer alan 9 arkadaşımızın her birinin bu konuda beyanı var. Biz müziğin susturulmasını kabul etmiyoruz. Ayrıca müziğin rahatsız ettiğine dair ne tür bir veri var! Müzik 12’den sonra zaten mekânlarda, barlarda icra ediliyor. Onların zaten kendi ruhsatları var. Gece 4’e 5’e kadar izinleri var. Pandemi öncesinde böyleydi. Madem 1 Temmuz itibarıyla hayat normalleşiyor o zaman müzik de pandemi öncesindeki gibi normal hayatına kavuşmalı. Müzikteki tüm yasakların kalkması lazım yoksa başka türlü insanlara ekonomik olarak hayat hakkı veremeyiz. Bu yasaktan derhal çekilmelidir.”

Türkiye’deki mekânların büyük bir bölümünün 12’den sonra müzik yaptığını vurgulayan Gümüş, “Müzik sektörü zaten çökmüştü. Mekânları çalıştıran insanlar da çok kötü durumda zaten. Siz 12’den sonra müziği yasaklarsanız sadece müzisyeni sınırlandırmıyorsunuz, mekân sahiplerini de kısıtlandırıyorsunuz” diye konuşuyor. Gümüş, MÜYORBİR olarak barlardan, müzik icra edilen mekânlardan artık telif alamadıklarını belirterek “Bu mekânların bir bölümü açılamayacak ve büyük bir bölümü ise artık müziğe dönmeyecek. Benim orkestramdan iki müzisyen müziği bırakıp köyüne çekildi” açıklamasında bulunuyor. Gümüş, sözlerini şöyle sonlandırıyor: “Bir tek müziğe getirilen bu yasak için ‘kusura bakmayın’ dendi. Kusura bakıyoruz. Oysa 1 Temmuz’dan itibaren müziğin 24 saat susmaması gerekiyor.”

MÜNİR ATAMER: YA TAMAM YA DEVAM

Gece 12’nin konser başlangıç saati olduğunu söyleyen Dorock XL’ın kurucusu ve işletmecisi Münir Atamer, “Üzerimizde müthiş bir baskı var. İnsanları konser başlangıcı için daha erken bir saate adapte etmemiz gerekecek. Geçen sene de bunun zorluklarını yaşamıştık. İnsanlar bir şekilde buna uyum sağladılar ama bu işin doğasına aykırı. Böyle devam edemeyiz” siteminde bulunuyor. Atamer, “Aldığım duyumlara göre birçok işletme ya tamam ya devam diyecek. Burada işletmelerin yanı sıra sanatçı tarafında da çok büyük bir kadro var. Sadece sahnede gördüğümüz insanlar değil onların yanında çalışan pek çok emekçi var. Eminim ki onlar da çok zor günler geçirecekler” diyor. Atamer, yaşanan ekonomik sıkıntıları şöyle anlatıyor: “Şu anda sektörde belli fedakârlıklar yapıyor. Sanatçılar kaşe tarafında indirime gidiyor. İşletmeler bunun karşılığında bilet fiyatlarında indirime gidiliyor. Üst üste gelen zamları yansıtamıyoruz. Çünkü insanların alım gücü çok düşük. 2-3 defa gelen zammı 1 kere yansıtabiliyoruz. Şu anda biriken kiralar, faturalar vs. hepsini ödemek zorundayız. Yaptığımız ciro normal olmayacak bir de bunu ödemenin telaşına düşeceğiz. Bu sefer de icralarla birlikte birçok işletme eğer ödemelerini yapmakta zorlanırsa daha zor günler geçirecek. Şu an Eylül’e kadar bizi zor bir süreç bekliyor.”

ALİ TAŞ: BU ZİHNİYETLE ÜVEY OLMAYA DEVAM...

DJ’lik yapan Ali Taş ise, gece 12’den sonra düzenlenecek olan müzik yasağının “pandemik değil tamamen ideolojik” olduğunu belirtiyor. Taş, “Müzisyenler her zaman bu ülkenin üvey evladı muamelesi görmüştür ve bu zihniyet devam ettikçe bu muameleyi görmesi kaçınılmazdır” açıklamasında bulunuyor. Bir nebze de olsa şanslı tarafta olduğunu söyleyen Taş, şöyle konuşuyor: “Herhangi bir mekânda sabit bir DJ olmadığım, etkinlik bazında partiler düzenlediğim için 12’ye kadarki süreçte işimi yapabiliyor olacağım. Fakat mekânlarda resident DJ olarak çalışan, konser sonrası after partilerde çalan arkadaşlarımız maalesef bir süre daha kısıtlı bir şekilde çalışmaya ya da çalışamamaya devam edecekler. Bu 1 buçuk seneden fazla bir süredir işini yapamayan herkes için çok acı bir durum. Bir an önce 12 yasağının kalkması ve çalışanların işine kavuşması gerekiyor. Müzik hariç her yerde nasıl önlem alınıp yasaklar kalkabiliyorsa, bu müzik sektörü için de mümkündür.”

ÖNDER FOCAN: TEK DERDİMİZ RAHATSIZLIK ETMEMEK

Beyoğlu’ndaki konser mekânı Nardis’in işletmecisi Önder Focan, “Niye hiçbir yasak yokken bu yasak var?” siteminde bulunuyor. Focan, “Rahatsızlık” lafının yanlış olduğunu şu sözlerle ifade ediyor: “Çünkü pandemi öncesi mekânlardan canlı müzik belgesi alınması istendi. Bu belgeyi de resmi olarak onaylanmış özel firmalar aracılığıyla desibel ölçümleri yapılıyor. Hafta içi ve hafta sonu farklı saatlerde yapılıyor. Bu raporla harç yatırıyorsunuz. 20-30’a bin liradan bahsediyorum. Bizden daha fazla ödeyenler de var. Belgeyle aslında insanları rahatsız etmediğimizi ispatlamış oluyoruz. Biz saat geç de olsa kimseyi rahatsız etmiyoruz. Biz ilk günden beri çok iyi yalıtım yaptık. Biz zaten titiziz. Rahatsız olduğu söylenince kusura bakıyorum. Çünkü bizim tek derdimiz kimseye rahatsızlık vermemek.” Focan yasağın Nardis’i nasıl etkileyeceğini sorduğumuzda ise, “Biz eğlence müziği yapmıyoruz ama oradan ekmek yiyen bir sürü arkadaşımız var. Onlar ciddi anlamda etkilenecektir bu yasaklardan. Hafta sonları en az yüzde 20 - 25 kaybımız olacaktır ama gece 12’den sonra başlayanların yüzde 100 işsiz kalması gibi değil” yanıtını veriyor.

UFUK ÖZKURT: UMUTSUZLUK DALGASI BÜYÜYOR

Müzisyenler arasında bir umutsuzluk dalgasının hâkim olduğunu söyleyen Ufuk Özkurt, “Biz müzisyenlerin hayatı, karınca ve ağustosböceği gibidir. Bizlerde çalışmak birikim ve emekten gelir. Ancak sanatçının kazandığı para, ‘Neden bu kadar kazanıyorlar?’ sözleriyle çok görülür. Bizleri yine az ücretlerle çalıştıracaklar ancak biz umutsuzluğumuzu, sahneye çıktığımızda yaşadığımız mutluluk ile değiştirebiliriz. Artık bu ruh haliyle devam etmek kolay değil ama sahneye çıktığımızda izleyicilerle buluşmak da var.”

Bir an önce bu yasaktan dönülmesi gerektiğini aktaran Özkurt, “Pandemi döneminde alınan önlemlerden sonra eğlence mekânları kapatıldı. Burada müzisyen olan herkes işsiz kaldı. Arkadaşlarımdan bazıları boyacı, motokurye oldu. Bunun yanı sıra kafelerde çalışmaya başlayanlar var. Bu mesleklerde herhangi bir sıkıntı yok aksine ustalık gerektiriyor bile diyebiliriz. Ancak müzisyen işi değil. Sonuç olarak 35 yaşındaki bir insanın mesleğini değiştirmesi çok kolay değil” diyerek sözlerini sonlandırıyor.

YORUM EKLE