Nagehan Alçı'dan Bakanlara sert tepki

AKP'ye yakınlığıyla ilinen Nagehan Alçı, "Kıraathanelerin 6, okulların 2 gün açıldığı ülke" başlıklı bir yazı kaleme aldı. Alçı yazısında, dün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan normalleşme kararlarını eleştirdi.

Nagehan Alçı'dan Bakanlara sert tepki

Habertürk yazarı Nagehan Alçı, bugünkü yazısında kabine toplantısında alınan Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın açıkladığı kararları değerlendirdi. Alçı, "Evet, ne üzücü ki 'Okulları hiç açmayalım' diyen birçok bakan vardı dünkü toplantıda. Hepsini isim isim biliyorum. Onların yaptıklarından ben utanıyorum" ifadesini kullandı.

Alçı, Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk'un ilkokulları tam zamanlı açmayı teklif edeceğini hatırlatarak "Ne oldu o teklifin sonucu? Bunu dün bir süre öğrenemedik. Bu belirsizliğin üzerine telefonum kilitlendi. Veli grupları, eğitimciler, doktorlar, arkadaşlar. Hepsi çok haklı olarak en temel sorunun cevabını arıyordu dünkü açıklamanın ardından: Yarın okul var mı?" ifadesini kullandı.

"Burada bir yanlışlık var. Eğitim bu kadar arka sıralarda bir başlık olamaz. Bizim ülke olarak çok ciddi bir sorgulama yapmamız gerekiyor" diyen Alçı, "Çok üzülerek söylüyorum: 6-18 yaş arası kuşağın enkaz haline gelmesinden ülke olarak hepimiz sorumluyuz. Az ya da çok. Ama sanırım 1,5 yılın ardından dün kabine toplantısında hala 'Okulları hiç açmayalım' diyebilen bakanlar, ekonominin, turizmin çarkları dönsün diye çocukların hayat çarklarını durduranlar diğerlerinden çok daha fazla sorumlu" ifadelerini kullandı.

Alçı'nın "Kıraathanelerin 6, okulların 2 gün açıldığı ülke" başlığıyla yayımlanan yazısının öne çıkan bölümleri şöyle:

Cumhurbaşkanı Erdoğan kafelerden, restoranlardan, spor salonlarından bahsetti ve hepsinin belli koşullarda açılacağını müjdeledi ama okulların konusunu dahi açmadı dünkü konuşmasında.

Eğitim başlığında tek zikrettiği üniversitelerdi.

O sırada milyonlarca veli, öğrenci ve öğretmen ekran başındaydı ve hepsi yarın ne olacağını bilmek istiyorlardı.

"NE OLDU O TEKLİFİN SONUCU?"

Öyle ya, Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk kabineye ilkokulları tam zamanlı açmayı teklif edecekti.

Ne oldu o teklifin sonucu?

Bunu dün bir süre öğrenemedik.

Bu belirsizliğin üzerine telefonum kilitlendi. Veli grupları, eğitimciler, doktorlar, arkadaşlar…

Hepsi çok haklı olarak en temel sorunun cevabını arıyordu dünkü açıklamanın ardından: Yarın okul var mı?

Sevgili okurlar, bu kadar insani, bu kadar temel bir sorunun cevabı bu kadar muğlak bırakılmamalı. Bırakılamaz. Burada bir yanlışlık var. Eğitim bu kadar arka sıralarda bir başlık olamaz. Bizim ülke olarak çok ciddi bir sorgulama yapmamız gerekiyor.

"KİMSE DOĞRU DÜRÜST İTİRAZ ETMİYOR"

Siyasetçilerden, Bilim Kurulu üyelerine, gazetecilerden akademisyenlere neredeyse kimse çocukların evde, okulsuz, plansız, başı boş bırakılmasına doğru dürüst itiraz etmiyor.

Ben Cumhurbaşkanı'nın konuya değinmemesi üzerine "Birazdan Milli Eğitim Bakanı açıklama yapacak" haberi dönmeye başlayınca umutlandım açıkçası.

Milli Eğitim Bakanı müjdeyi bizzat kendisi vermek istiyor diye düşündüm. Demek ki dedim, ilkokulları tam zamanlı açmayı kabul ettirdi Sayın Bakan…

Fakirin ekmeği umut işte…

"DAĞ FARE DOĞURDU"

Birazdan basın açıklaması geldi.

Şehirlerde ilkokullar yarından itibaren yine haftada 2 gün, ortaokul ve liseler ise önümüzdeki haftadan itibaren 2 gün yüz yüze eğitime dönecek.

Kusura bakmayın ama dağ fare doğurmuştur.

2 gün okulu açmak ile eğitime dönüş olmuyor.

İlkokulları 2 gün açmak velilere de yaramıyor. Ne çocukları evde olduğu için işlerini bırakmak zorunda kalan kadınlar işe geri dönebiliyor ne çocuklar okul alışkanlığını kazanıyor.

Bilhassa ilkokulları tam zamanlı açmak çok daha doğru, bilimsel verilere uygun ve faydalı olurdu.

Ama maalesef bu ülkede yalnızca kadının değil eğitimin de adı yok…

"OKULLARI HİÇ AÇMAYALIM" DİYE BASTIRAN BAKANLAR BU ENKAZDAN SORUMLUDUR

Kahvehaneler, halı sahalar ve AVM'ler açılabiliyor ama okulların ‘çok riskli’ bulunduğu bir ülkede yaşıyoruz.

Dünyanın hiçbir yerinde risk sıralaması böyle değil. Başka hiçbir yerde kıraathaneler açılırken okullar sadece 2 gün eğitim vermiyor.

Kimdir bunun sorumlusu?

Şundan eminim, şayet okulların kapalı olmasına toplumda ciddi bir itiraz yükselseydi, medya bu konuyu işlemeye değer bulsa, veliler ortak ses çıkarsa, eğitimciler avaz avaz bağırsaydı Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk kabinede "İlkokulları haftada 5 gün açalım" önerisi getirdiğinde kabinenin hatırı sayılır bir kısmı "Toplumda böyle bir istek yok" rahatlığı ile bu öneriyi reddedemezdi.

Çok üzülerek söylüyorum: 6-18 yaş arası kuşağın enkaz haline gelmesinden ülke olarak hepimiz sorumluyuz. Az ya da çok.

Ama sanırım 1,5 yılın ardından dün kabine toplantısında hala "Okulları hiç açmayalım" diyebilen bakanlar, ekonominin, turizmin çarkları dönsün diye çocukların hayat çarklarını durduranlar diğerlerinden çok daha fazla sorumlu.

Evet, ne üzücü ki "Okulları hiç açmayalım" diyen birçok bakan vardı dünkü toplantıda.

Hepsini isim isim biliyorum.

Onların yaptıklarından ben utanıyorum.

YORUM EKLE
YORUMLAR
Güven  Topçu
Güven Topçu - 2 ay Önce

Merhaba
Eğitimin tamamen çökmesi ile enkaz haline gelen kuşak çokta var. şimdimi farkına vardınız.

Ü