Son ankette sürpriz sonuçlar! Erdoğan ve Bahçeli'ye şok...

SODEV'in kurucusu Ertan Aksoy, son seçim anketini paylaştı. Ankete göre CHP'nin oy oranı AK Parti'ye yaklaşırken asıl değişim MHP seçmeninde yaşandı. 

Son ankette sürpriz sonuçlar! Erdoğan ve Bahçeli'ye şok...

Sosyal Demokrasi Vakfı Başkanı (SODEV) ve AKSOY Araştırma Şirketi'nin kurucusu Ertan Aksoy, gündemdeki son gelişmeleri, siyasilerin gündem belirleyen açıklamalarını ve bu açıklamaların toplum üzerindeki etkilerini analizlerle paylaştı.

Aksoy, "Bugüne kadar yaşanan her krizin özellikle vurduğu bir alan olurdu" diyerek şunları söyledi: "Kiminde istihdam etkilenirdi, kiminde bir sektörü yıkar geçerdi. Bu kriz, doğrudan vatandaşın kursağını vurdu" dedi.

Cumhuriyet'te seçim gündemiyle ilgili değerlendirmelerde bulunan Aksoy şöyle devam etti: "Alt, orta altı, orta ve orta üstü gelir grupları ciddi bir hayat pahalılığıyla karşı karşıya. Kimi ekmeğini bulmaya kimi de yaşam standardını korumaya çabalıyor. Bu çabayı harcadığı her evrede öfkesini siyasete yönelttiği gibi umudu da yine siyasetin içinde arıyor. "

Aksoy şöyle devam etti: 

"Enflasyonun etkisi, durumu herhangi bir ekonomik krizin ötesine taşıyor. Artık hakim olan görüş, bir yıllık veya altı aylık bir periyotta değil, aylık olarak satın alma gücünün düştüğüdür. Bu durumu anlamak için sorduğumuz bir soru var."

MHP seçmenin sorulara verdiği yanıtlar dikkat çekti:

"Toplumun yarısı satın alma gücünün çok azaldığını ifade ederken, toplamda azaldı diyenlerin oranı %80,7. Özellikle MHP seçmeninin yanıtlarına dikkatinizi çekmek isterim. MHP seçmeninde bu oran %93,6. Görüldüğü üzere MHP tabanı, MHP üst yönetimi gibi ülkeyi güllük gülistanlık görmüyor."

"Her ne kadar iktidar bloğu “ülkede ufak tefek sorunlar olduğunu ve bu ufak sorunların da dış mihraklardan kaynaklandığını” iddia etse de, toplum meseleye çok farklı bakmakta" diyen Aksoy araştırmanın sonuçlarıyla ilgili açıklamalarına şöyle devam etti: "Örneğin; hissedilen enflasyon oranını sorduğumuzda aldığımız yanıtlardan, sorunun üç beş zincir marketin fırsatçılığı ile izah edilemez bir seviyede olduğu anlaşılmakta. Hissedilen enflasyona verilen yanıtlar, yılbaşından bu yana anlamlı oranda değişti. Açıklanan oran veya bunun altında olduğunu düşünenlerin oranı toplamda %13,2’de kaldığı gibi, %100 ve üzeri olduğunu düşünenlerin oranı toplamda %64,9’dur."

Aksoy, "Gelelim asıl konumuza…" diyerek yaşanan bu süreçlerin seçmenin tercihlerine nasıl yansıdığına ilişkin hazırladıkları anketin sonuçlarını paylaştı. Aksoy, "Tüm bu olumsuzlukların yarattığı manzara seçmenin tercihlerine nasıl yansıyacak? Bu sorunun yanıtını daha doğru anlamak açısından önce bugünkü tabloya bakalım" dedi. 

Aksoy, bu hafta yaptıkları ölçüme göre partilerin oy dağılımını paylaştı. Anketin sonuçlarına göre AKP ve CHP'nin oy oranı birbirine yaklaşmış durumda. Sonuçlar şöyle: 

AKP: Yüzde 30,7

CHP: Yüzde 29,0

İYİ Parti: Yüzde 13,3

HDP: Yüzde 10,4

MHP: Yüzde 7,5

Aksoy seçim anketiyle ilgili şu yorumu yaptı:

"CHP yeniden %29’a ulaştı. AKP, çekirdek diyebileceğimiz seçmenini koruyor. Asıl değişim Cumhur İttifakı’nın MHP kanadında. Birçok parti oy oranını az çok korurken, MHP yakın geçmişe göre %1 oy kaybetmiş durumda. MHP’nin eskiye göre iktidara ve uygulamalarına daha fazla sahip çıkması bu sonucun ana nedenlerinden biri."

Aksoy son olarak 'Oy tercihi değişimi'yle ilgili şunları söyledi:

"Yazının asıl konusu olan enflasyonun seçmenin tercihlerine nasıl yansıyacağı sorusunun yanıtına gelirsek, yakın gelecekte iktidar adına daha riskli zamanların yaklaşmakta olduğunu anlıyoruz. Bu hafta seçim olsa oyunu Cumhur İttifakı’ndaki partilere vereceğini belirten seçmene “Seçime kadar yıllık enflasyonun bu seviyede devam etmesi oy tercihinizi etkiler mi?” diye sorduk. AKP seçmeninin %53,1’i, MHP seçmeninin %64’ü evet etkiler yanıtını vermektedir. Yine oy tercihimi etkiler yanıtını veren seçmene “Oy tercihinizin değişmesi durumunda tercihiniz ne yönde değişecektir?” sorusunu sorduk. Cumhur İttifakı partilerine oy vermeyi düşünen seçmenin, enflasyonun seçime kadar bu düzeyde devam etmesi halinde %43’ünün ittifakın dışındaki bir partiye oy vereceğini belirttiğini görüyoruz."

"CUMHUR İTTİFAKI KADROLARINI TUTMAKTA ZORLANACAK"

Aksoy daha önce yaptığı açıkalmalarda da kritik değerlendirmelerde bulunmuştu.

Aksoy, yaptıkları araştırma sonuçlarından yola çıkarak, işçilerin haklarını almak için önümüzdeki günlerde daha fazla itiraz edeceklerini söyledi.

Birgün'den Sercan Meriç'e konuşan Aksoy, 'Sizin son araştırmanıza göre ekonomideki kötü gidişatın sebebi için “kötü yönetim” diyenlerin oranı yüzde 76,7. Bu tespitin siyaseten sonucunu alabiliyor muyuz? sorusuna verdiği yanıt şöyle: "Buradaki temel değişim şu: 2008 yılının ortalarında ekonomik kriz daha görünür hale geldiğinde, iktidar hızla suçu kendisinin dışındaki bütün unsurlara atmayı tercih etti. Ve o dönem yapılan ölçümler bize suçu dışarıya atma politikasının büyük oranda karşılık bulduğunu da gösteriyordu. Fakat 2018’de başlayan kriz bitmedi. Her geçen yıl derinleşerek devam etti."

Aksoy, yaşananların seçim sonuçlarına nasıl etki edeceği konusunda ise şunları dedi: "Benim iddiam ilk seçimde net olarak Türkiye’de iktidarın değişeceğine yönelik. Bugünkü muhalefet o günün iktidarı olacak. Bunun olmaması için, hayatın olağan akışına aykırı bir şeyin olması lazım. Trend açısından baktığımızda kademe kademe eriyen, aşılan bir iktidar bloku ve seçmen grubu var. Yüzde 30’a kadar gelip, oraya sıkışan, aynı zamanda yüzde 30’un taleplerine, yönlendirmelerine göre de dönüşen iktidar var. Geldiği yer itibariyle dönüştürdüğü tabana dönüşen bir iktidar var."

Aksoy'un, muhalefetin muhtemel cumhurbaşkanı adayları hakkındaki değerlendirmeleri ise şöyle: "2019 Eylül ayında, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, ölçümlerde Erdoğan’ın önüne geçti. Bu durumu koruyor. ABB Başkanı Mansur Yavaş da pandeminin başlamasıyla birlikte, Erdoğan’ın önüne geçti ve o durumu koruyor. Geçen yılki orman yangınlarında iktidarın yönetememesi, muhalefetin yerel yönetimlerdeki performansıyla birlikte Kılıçdaroğlu da Erdoğan’ın önüne geçti ve koruyor. Üçünden hangisi aday olursa, diğer ikisinin de itibar sermayesi ve toplumdaki karşılığı üçüncüsünün de aynı zamanda toplumsal sermayesi olacağı için diğer bütün unsurlar da bir araya geldiğinde, hangisi olursa olsun kazanacağını düşünüyorum."

Aksoy şöyle devam etti: "Altılı masanın bir araya gelişi, ilgili partililerde veya o yapının oylarında büyük bir sıçrama yaratmış değil. Ama altılı masayı sadece oy hareketi üzerinden değerlendirmek de bizi hataya götürür. Altılı masanın birinci önceliği iktidar değişikliğine, bir fikre hazırlık. Hayat pahalılığını ortadan kaldırmak için kapsayıcı bir yönetime ihtiyaç var. Toplumun sadece ekonomiyi konuşmasını istemesi anlaşılır, çünkü toplum sadece ekonomiyi konuşuyor. Ama siyasiler meseleyi daha teknik olarak ele almak zorunda. Bu nedenle asgari müşterekler üzerinden oluşacak her uzlaşı hem yaşamsal hem kıymetli."

Aksoy, Cumhur İttifakı'nın kadrolarını zor tutacağı konusundaki dayanağını ise, "Tamamen analize dayalı" diyerek şöyle devam etti: " Belirli aralıklarda MHP’de ve AKP’de bir milletvekili partisinin aksi yönde görüş açıklayıp disipline sevk ediliyor. Bu deneyimdeki isimlerin, kurdukları cümlenin parti suçu olacağını bilmeme ihtimali yok. Dolayısıyla bunlar bilerek kurulmuş cümleler. Kaçış rampasına kendilerini atıyorlar aslında.

'HDP’nin pozisyonu seçim sonucunu nasıl etkiler?' sorusuna Aksoy şu yanıtı verdi: "HDP’nin seçmeni, Türkiye'nin en siyasi seçmeni. HDP’nin kapatılması da HDP seçmeninin kararlılığını artırır, başka hiçbir etkisi olmaz."

Aksoy, 'MHP'nin baraj sorusu var mı?' sorusuna ise şöyle yanıt verdi: "Eğer seçim ifade ettikleri gibi zamanında yapılırsa ve iktidar bir kış daha görürse MHP’nin baraj sorunu olacak. Ama ondan daha büyük bir sorunu olacak Cumhur İttifakı’nın… Kadrolarını tutmakta zorlanacaklar. Çünkü oradaki erimeyi gören milletvekillerinin ciddi bir kısmı yollarını ayırmayı tercih edecek."
 

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER