Süleymancıların yurdunda kalan öğrencinin anlattıkları kan dondurdu

İstanbul’da lise öğrencisiyken 2.5 yıl boyunca Süleymancılara ait bir yurtta kalan F.E., yaşadığı zorlu günler boyunca tanık olduğu dehşet verici olayları anlattı.

Süleymancıların yurdunda kalan öğrencinin anlattıkları kan dondurdu

Cumhuriyet'ten Sefa Uyar'ın haberine göre, F.E’nin İstanbul Beykoz’daki bir imam hatip lisesine kaydı yapıldı. O tarihlerde eniştesi babasıyla konuşup “Gel bu yurda yerleştirelim. Hem ders çalışır hem de dışarıda dolaşmamış olur” diyerek ikna etti. F.E. öğrencilik yıllarını geçireceği Süleymancıların yurduna yerleştirildi. F.E. için bu kayıt zorlu günlerin başlangıcı oldu.

CEMAAT YURDUNDA DARP

Dersleri iyi olan bir öğrencinin bir din dersine geç kaldığı için dayak yediğini aktaran F.E, “Derse geç kaldı diye çok ağır dövdüler. Birisi namaza geç kaldığında, hafta sonu geç bırakıyorlardı. Ceza sistemi uyguluyorlardı. Hocaların çay, yemek, temizlik işlerine de bakıyorduk. Yurtta herkesin görevi vardı. Bizlere temizlik falan yaptırırlardı. Toz altında kaldığımdan dolayı bronşite yakalandım. Bazen daha küçük çocukları da bizim yurda getirirlerdi. 12 yaşında bir çocuk vardı, başını secdeye koyunca uyukladı. Hoca gelip sırtına vurdu. O gün yurttan ayrılmaya karar verdim” dedi.  

banner112
ATATÜRK’E HAKARET

Yurtta kaldığı sürede psikolojisinin kötü olduğunu, sinir krizi geçirdiğini, baskılandıklarını belirten F.E, “Kendileri dışında kalanların cennete gitmesine sıkıntı olarak bakıyorlardı. Atatürk’ün cehenneme gideceğini ima ediyorlardı. Harf İnkılabı gibi inkılapları eleştiriyorlardı. Rabıta denilen bir uygulama vardı. Bir çeşit rehabilitasyon, dua ediyorlar gibi. 15 dakika duruyorlardı. Böylece Süleyman Hilmi Tunahan’a bağlanıyorlar, o da Allah aracılığıyla bağlantı kuruyor gibi. Kendilerini ilahlaştırıyorlardı” diye konuştu. 

'GERİ DÖNÜŞ YOK'

Birkaç kez durumu ailesine anlatmak istediğini ama karşı çıktıklarını söyleyen F.E, “Pencere kenarında intihar teşebbüsünde bulunanları da gördüm. 2014’ün yaz okulunda artık kaçmaya karar verdim. Kaçmadan önceki günlerde nöbetçi kalarak güvenlik kameralarına bakılıp bakılmadığını, hocaların uyuyup uyumadığını kontrol ettim. Çantamı binadan aşağı attım. Kör noktalardan ilerleyerek yangın merdiveninden çıktım. Çantayı alıp yola çıkınca kendime ‘Geri dönüş yok’ deyip vapura kadar koştum. Sonra babamın işyerine gittim, ‘Ya beni sanayiye vereceksin ya da başka bir okula göndereceksin’ dedim. İlk başta çok tepki verdiler. Babaanneme anlattım, o babamla konuştu, öyle yurttan aldılar” dedi.

YORUM EKLE
YORUMLAR
şeyh
şeyh - 5 gün Önce

aileler cahil iyi sikmemişler.

haydan alev
haydan alev - 5 gün Önce

Bunlar zaten müslüman değil Allah ile bağlantıya geçmek dinden çıkmak demektir zaten.

çakmak
çakmak - 5 gün Önce

Peki Devlet niye bu ajanları izliyor sizce ve bunlara izin veriyor bu hasan sabbahlar devleti mi yönetiyor ya çok kafam karışık.

Vahşiler sizi
Vahşiler sizi - 4 gün Önce

Mutaasıp,muhafazakar bir ailenin çocuğu baskı yada başa bir sebeple intihar edince laik, ataist fanatik bir kesim tüm cepheden vahşice, salyalar akıtarak saldırıyorlar,bu vahşi saldırılar aslında inanca olan tahammülsüzlükten kaynaklanıyor,Hiç biri bir Kılçdaroğlu gibi olamadı.
Halbu ki bu ülkede her gün bir kaç insan intihar ediyor, hatta alkol alıp, aldırılıp yüksek binalardan atlıyor, atılıyor, kesip doğranıyor.
Onlarca kız çocuğu kötü yola düşürülüyor, bir çok genç uyuşturucu müptelası oluyor, ama bu rezalete çağdaşlık diyorlar.