'TOKİ rant peşinde koşacağına öğrencilere yurt yapmalıydı'

Öğrencilerin yurt sorununa ilişkin değerlendirmelerde bulunan İYİ Parti Eğitim Politikaları Başkanı Şenol Sunat, "TOKİ, milletin olan hazine arazilerinde lüks evler yaparak rant peşinde koşacağına, öğrencilere yurt yapmalıydı yurt. Nasıl eğitimde fırsat eşitliği bu?" dedi.

'TOKİ rant peşinde koşacağına öğrencilere yurt yapmalıydı'

İYİ Parti Eğitim Politikaları Başkanı Şenol Sunat, düzenlediği basın toplantısında, öğrencilerin yurt sorununa ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Sunat, "Ülkemizde eğitimden memnun kimse var mı? Üniversiteye girmek ayrı bir dert, okumak ayrı bir dert, barınmak ayrı bir dert, bitirince işe girmek ayrı bir dert. Bu ülkenin gençlerine reva mı bu durum. Yurt, burs ve kredi milyonlarca öğrencinin gündeminde. Hayat pahalılığı ortada, üniversiteyi kazanmış ve okuyanların barınma ve beslenme sorunları giderek artıyor.

Ev kiraları ve yurt ücretleri 2’ye 3'e katlanmış durumda. Öğrenciler 'Barınamıyoruz eylemi' başlatarak parkta yatmaya başladılar. Bu gençleri de terörist ilan etmeyin. Öğrencilerin barınma sorunları hayati önemdedir. Devlet üniversitelerinde okuyan öğrencilerin sorunları çözülemediğinden kiralar ve özel yurtların fiyatları normalin çok üzerinde artış gösteriyor. İki seneye yakın okullarda uzaktan eğitim yapılırken bu yurt sorunu hiç düşünülmedi mi?" diye konuştu.

Sunat şunları söyledi: "AKP grup Başkanvekili Bülent Turan çıkmış yine 2002 ile karşılaştırıyor. KYK yurtları, 190 civarındaymış, şimdi 800'lere çıkmış, Öğrenci sayısı 1 milyon 800 küsurdan toplam 678 bin öğrenciye KYK yurtları hizmet veriyormuş. Ayıptır o dönem öğrenci yurtları %9,7 öğrencinin barınma ihtiyacını karşılıyordu. Şimdi ise yalnızca % 8,2'sinin karşılıyor. Nüfus hiç yükselmemiş mi? Aynı mı kalmış bu örnekleri veriyorsunuz. TOKİ, milletin olan hazine arazilerinde lüks evler yaparak rant peşinde koşacağına, öğrencilere yurt yapmalıydı yurt. Nasıl eğitimde fırsat eşitliği bu? Gençlik ve Spor Bakanına da sesleniyorum! Devlet yurtlarında öğrenci rızası dışında, köhnemiş zihniyetinize göre öğrencilere beyin yıkama seansları geliştireceğinize, öğrencilerin barınma ve beslenme meselesini planlayıp ve programlasaydın. Sayın Erdoğan 'Biz geldiğimizde üniversite öğrencilerinin aldığı burs 45 liracıktı. 650 TL ye çıkardık. Gözünüze dizinize dursun' Diyor. Yani gençlere nankörsünüz diyor! Yurt meselesi de abartılıyormuş. Alım gücünün bu kadar çok düştüğü, Türk parasının değerini bu kadar kaybettiği günümüzde güya rakamlarla algı yapıyor. Sayın Erdoğan, 2002 yılında verilen 45 TL ye 1,5 çeyrek altın alınıyordu. O gün çeyrek altın fiyatı 32 TL. Şimdi verdiğin 650 TL ye 0.80 çeyrek altın alınamıyor. Yani bu hesaba göre burs/kredi olarak 1200 TL vermen lazım Ekmek o tarihte (300 gr)25 kuruş, 2021'de (200 gr) ekmek 1,75 kuruş."

Sunat, "Sayın Erdoğan sarayın bir günlük maliyetini bir açıkla. İtibardan tasarruf olmaz diyorsun da, eğitimden tasarruf olur mu?

Hadi Hayırlı olsun büyük konvoylarla Amerika'da 35 katlı Gökdelen TÜRK Evi açtınız. 2,5 milyar TL. para harcanmış. Yalana, talana ve dolana karşı, aziz Türk Milleti giderek saflarını genişletiyor, büyütüyor" diye konuştu.

Sunat, "2021 YKS de üniversitelerde 169 bölümü kimse tercih etmemiş. Boş kalan kontenjan sayısı 195 bin 304 (Lisans programların da 120 bin 167, ön lisans programlarında75 bin 137 kişi ) kişi tercih etmemiş. Tercih ettiği halde özellikle maddi imkansızlıklardan kayıt yaptırmayanlarla bu sayı 250 bin kişiye ulaşıyor. 2,5 milyon öğrenci imtihana girdi. 1 milyon kontenjandan 250 binin boş kalmasının sebebi nedir? Bütün ümitler, özelikle vakıf üniversitelerinin, baraj puanı düşürülmesiyle 2. Ek kontenjanlarda. Her yerde üniversite açtıklarıyla övünen (131 devlet üniversitesi,78 vakıf, toplam 209) iktidar, doldurulmayan kontenjanlar için ne düşünüyorsunuz! Bu kontenjanların 2. Ek yerleştirmede de dolmayacağı aşikâr. ÖSYM'de bu işten anlayan var mı acaba?" dedi.

Sunat şöyle devam etti: "İşsizliğin çok yüksek oranlara çıktığı , özellikle 3 gençten birinin işsiz olduğu bu süreçte KYK borçlarının faizlerinin silinmesi, iş başı yapıldıktan sonra alınan kredinin yapılandırılması gerekli. Bizim iktidarımızda; Üniversiteler bilimsel olarak özgür ve bağımsız, akademik, idari ve mali olarak özerk, katılımcı ve hesap verebilir olacaktır. Akademik çalışmalar üzerinde her türlü siyasi etki, baskı ve kısıtlamalar ortadan kaldırılacak ve akademik çalışmalar, araştırma ve geliştirme faaliyetleri, yenilikçi girişimler için özgür ve özerk bir yükseköğretim eko-sistemi oluşturulacaktır. Rektör, Dekan, Enstitü Müdürü Yüksek okul müdürü, Bölüm Başkanı liyakat temelinde, yetkinlik ölçütlerine göre, üniversite bileşenleri tarafından seçimle belirlenecek. Üniversite öğrencilerinin ekonomik yoksunluk nedeniyle üniversiteye devam edememesi söz konusu olmayacaktır. Devlet kaynak ve desteği sağlayacaktır. Tüm şehirlerde üniversite öğrencilerine yönelik yurt sorununun çözümünde, belediyeler, meslek kuruluşları, odalar ve özel sektörün katılımı sağlanacak, bu kuruluşlara devlet desteği verilecektir. Kredi ve Yurtlar Kurumu daha etkin denetim görevi üstlenecektir."

YORUM EKLE