TSK'da neler oluyor?

15 Temmuz gazisi Emekli Kurmay Albay Güven Şağban, “15 Temmuz’dan sonra özellikle Jandarma da terfi eden generallerin birçoğunun tarikat ve cemaat üyesi olduğu yönünde bilgiler var” dedi. Emekli askeri hâkim Albay Ahmet Zeki Üçok, Harp Okulları ve Astsubay Yüksekokulları’na giriş koşulları arasında bulunan 'irticai faaliyete karışmamış olma' şartının kaldırılmasının TSK’nın sonunu getirebilecek kadar tehlikeli olduğunu belirterek, "Tekkedeki amiral artık ihraç edilemez" dedi. Sözkonusu amiralin Kurdoğlu cemaatinden olduğuna ve bu cemaatin de Nurcular içerisinde olduğuna vurgu yapan Barış Pehlivan da, bu grupla ilgili Erdoğan'ın geçtiğimiz yıl dile getirdiği "Biz onları ihraç etmedik" şeklindeki sözlerini hatırlattı.

TSK'da neler oluyor?

Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'nda görevli bir amiralin tarikat evinde üniforması üzerine cübbe, sarık giydiğine dair fotoğraflar yayımlandı.

15 Temmuz darbe girişimine katılan FETÖ’cülerin sayısı 8 bin 651. Bu, Genelkurmay Başkanlığı tarafından açıklandı. Ama 15 Temmuz 2016 yılından sonra başlatılan soruşturmalarda tespit edilen kişi sayısı 22 bin 386.

FETÖ yöneticilerinin TSK içerisindeki elemanlarıyla iletişim kurmak amacıyla ankesörlü telefonlar üzerinden haberleştiği belirlendi.

Ardından Türkiye’de FETÖ’cülerin iletişime geçtiği ankesörlü hatlar belirlendi ve ardından operasyonlar yapıldı.

Cumhuriyet savcıları yıllardır bu sistemi kullanan askerleri belirlemeye çalışıyor ve FETÖ irtibatlı 22 bin kişi bu yolla deşifre edildi.

Yargıtay Ceza Dairesi, ankesör sistemini kullanan askerlerin FETÖ ile irtibatlı olduğunu belirterek bu uygulamanın delil olduğuna karar verdi. 

Bu kadar önemli çalışmlara imza atılırken sarıklı, takkeli amiral ve generallerin varlığı “FETÖ’den sonra TSK’ya diğer tarikatlar mı sızıyor” yorumlarına neden oldu.

Jandarma İstihbarat Başkanlığı Plan ve Güvenlik Daire eski Başkanı emekli Kurmay Albay, 15 Temmuz Gazisi Güven Şağban, “15 Temmuz’dan sonra özellikle Jandarma da terfi eden generallerin birçoğunun tarikat ve cemaat üyesi olduğu yönünde bilgiler var.” ifadelerini kullandı.

“SAKINCALI KAYDI OLAN PERSONELİ TERFİ ETTİRDİLER”

Şağban ardından sözlerini şöyle sürdürdü:

“2016’dan sonra terfi eden generallerin büyük kısmının bir cemaat veya tarikat üyesi olduğuna dair söylentiler ve bilgiler var. Bazı isimler kesin olarak ifade ediliyor. Hatta bunların bir kısmının geçmişten gelen şüpheli sakıncalı personel olduğuna dair istihbarat kayıtları olduğu biliniyor. 15 Temmuz’dan önce bunların büyük kısmı pasif görevlerdeydiler. Hiç birlik komutanlığı yapmamış olmalarına ve emsallerine göre geride olmalarına, daha liyakatli personel bulunmasına rağmen, hiçbir engele takılmadan yükseldiler.”

“MİT VE EMNİYET BİLGİ NOTU VERİYOR”

Şağban, TSK içerisindeki yapılara ilişkin MİT ve Emniyet’in, Genelkurmay Başkanlığı ile Milli Savunma Bakanlığı’na sürekli bilgi notları gönderdiğini de ifade ediyor.

Tarikat ve cemaat bağlantısı olduğu yönünde söylentiler bulunan subay ve generallerin Whatsapp uygulamasında profil resmi kullanmadığını da söyleyen Şağban, bunun nedenini de şöyle anlatıyor: “İtirafçı örgüt üyeleri bizi tanır ve aleyhimize tanıklık yapar korkusu yaşıyorlar. O yüzden WhatsApp, Twitter, Facebook gibi uygulamalar kullansalar bile profil resimleri olmuyor.”

Şağban şu soruların da mutlaka yanıtlanması gerektiği görüşünde:

"-FETÖ ile yapılan etkin mücadele diğer tarikat ve cemaatlerle neden yapılmıyor?

-Cübbeli, sarıklı amiral ve general hakkında soruşturma başlatıldı mı?

-Genelkurmay Başkanlığı ve Milli Savunma Bakanlığı İdari soruşturma yanında ceza soruşturması için de suç duyurusu yapacak mı?

-Cübbeli ve sarıklı personeller ihraç mı edilecek yoksa emekli mi?"

***

"BU DEĞİŞİKLİK TSK'NIN SONUNU GETİREBİLİR"

Emekli askeri hâkim Albay Ahmet Zeki Üçok, Harp Okulları ve Astsubay Yüksekokulları’na giriş koşulları arasında bulunan 'irticai faaliyete karışmamış olma' şartının kaldırılmasının TSK’nın sonunu getirebilecek kadar tehlikeli olduğunu söyledi.

İşte Üçok'un açıklamalarından satır başları:

İRTİCA TEHLİKESİNİN KALDIRILMASI

"Bu yönetmelik değişikliğinin Türk Silahlı Kuvvetleri’nin sonunu getirecek kadar tehlikeli olduğunu değerlendiriyorum. Bu orduda cemaat mensubu askerler, kendi başkomutanları olan Cumhurbaşkanının evini bombaladılar. Bu ülkenin Millet Meclisi’ne, halkın üzerine şeyhlerinden aldıkları talimatla saldırdılar. Bunlardan ders çıkarmayan bir ülkenin kaderi benzer olur. Bundan derhal vazgeçilmeli. Eğer o tarikat terör örgütü ilan edilmemişse, harp okuluna girer. Yönetmelik değişikliğinde ‘Bakanlar Kurulu kararı ve mahkemelerce terör örgütü ilan edilen’ diyor. Bizim ülkemizdeki tarikatların yüzde 99'u terör örgütü değil ki. Ama şunu biliyoruz hepsinin dini liderlerinin amacı bu ülkede dini bir yönetim kurmak. Bizim anayasamız ve kırmızı kitabımızda ‘Türkiye Cumhuriyeti laik, demokrat, hukuk devletidir’ diyor. Bunu değiştireceğini ilan eden tarikattan adamı alıyorsun, buna nasıl engel olacaksınız.

'15 TEMMUZ’U YAŞAYAN TSK BUNU KABULLENMEZ'

Ne Kara, ne Hava ne de Deniz Kuvvetleri Komutanlıklarından kimsenin bu değişiklikten haberi olmamış. Bu dersi yaşamış komuta kademesinin buna onay vereceğine aklınız yatıyor mu? TSK'daki boşluğu doldurmaya yönelik olarak hükümetin bir savunma refleksi olarak bu kararı aldığını, komuta kademesi tarafından onaylanmasının mümkün olmadığını söylüyorum. En kısa zamanda değiştirileceğini ümit ediyorum. 15 Temmuz'u yaşamış olan Türk Silahlı Kuvvetleri bu kararı benimsemez.

TARİKAT ZİYARETİ YAPAN SARIKLI AMİRAL YORUMU

Bu son yönetmelik değişikliğiyle beraber o kişiye bir işlem yapılacağını sanmıyorum. Yönetmelik değişmeseydi anayasaya karşı bir amiral silahlı kuvvetlerde tutulmazdı. Şu anda bu yönetmelik değişikliğiyle irticai faaliyet tanımı ortadan kaldırıldı. Bu kişinin tarikattan olması suç sayılmıyor. Ama bu tarikatın anayasamızın değişmez maddelerine karşı olan bir tarikat olduğunu herkes biliyor. Anayasa’ya karşı olanların TSK'da yeri yoktur denirdi.

***

O AMİRAL HANGİ TARİKATTAN BELLİ OLDU

Barış Pehlivan, bir TV programında sözkonusu amiralle ilgili önemli açıklamalarda bulundu. 

Sözkonusu amiralin Kurdoğlu cemaatinden olduğuna ve bu cemaatin de Nurcular içerisinde olduğuna vurgu yapan Pehlivan, bu grupla ilgili AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın geçtiğimiz yıl dile getirdiği "Biz onları ihraç etmedik" şeklindeki sözlerini hatırlattı.

Pehlivan, "Erdoğan'ın ihraç etmediği o Kurdoğluculardan biri bu amiral. Bu amiralle ilgili Milli Savunma Bakanlığı 'araştırıyoruz soruşturuyoruz' dedi. Bu amirali cezalandırmayacaklar. Zaten Erdoğan 'biz bunları koruyoruz' diyor. En fazla 'oraya görev aracınla neden gidiyorsun?' denecektir. Her halükarda koltuğunu koruyacaktır bu amiral." diye konuştu.

ERDOĞAN NE DEMİŞTİ?

AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kurdoğlu grubuyla ilgili 12 Şubat 2020 tarihli AKP Grup Toplantısı'nda konuşmuştu. Genelkurmay eski Başkanı İlker Başbuğ'un "FETÖ'nün siyasi ayağı" ile ilgili çıkışlarına yanıt veren Erdoğan, konuyla ilgili şöyle demişti:

"Yüksek Askeri Şura'da önümüze imza için getiriyorlardı. Şahsım, Milli Savunma Bakanım ve generaller... Her şey hazırlanır, önümüze gelir. Önümüze geldikten sonra da imzalar atılır. Bunların içinde çoğu zaman FETÖ'cü değil, Nurcuların içerisinden Kurdoğlu takımı vardır. Bunların onlardan da ihraç ettikleri olmuştur. Biz onlara bile imza atmadık. Ben de atmadım, Milli Savunma Bakanları da atmadı. "

Güncelleme Tarihi: 29 Mart 2021, 16:29
YORUM EKLE