TÜGVA'nın A Takımı 31 Mart'a kadar İBB'den 'nemalanmış'

Türkiye Gençlik Vakfı'nın (TÜGVA) 12 kişilik yönetim kurulundan başkan dahil dört üyenin 31 Mart 2019'daki yerel seçime kadar İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nde (İBB) çalıştığı ve seçimden sonra istifa ettiği ortaya çıktı.

TÜGVA'nın A Takımı 31 Mart'a kadar İBB'den 'nemalanmış'

HalkTV'den İsmail Saymaz'ın haberine göre; Türkiye Gençlik Vakfı'nın (TÜGVA) 12 kişilik yönetim kurulundan başkan dahil dört üyenin 31 Mart 2019'daki yerel seçime kadar İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nde (İBB) çalıştığı ve seçimden sonra istifa ettiği ortaya çıktı.

TÜGVA'nın önceki başkanı da İBB kadrosundaymış. Yöneticilerin İBB'deyken TÜGVA faaliyeti yürüttükleri anlaşılıyor.

SEÇİMDEN SONRA BİR BİR İSTİFA ETTİLER

İBB'nin verilerine göre TÜGVA'nın Genel Başkanı Enes Eminoğlu, 24 Kasım 2015'te belediyeye bağlı KİPTAŞ'ta işe başladı. Birimde dört yıl çalışan Eminoğlu, 7 Ocak 2019'da 'Genel Projeler Danışmanı' sıfatıyla İmar Müdürlüğü'ne geçti. Eminoğlu, 11 Nisan 2019'da İBB'den ayrıldı.

TÜGVA'nın Ortaokul Koordinatörü Fatih Yüksel, 22 Ağustos 2012'de İÇTAŞ A.Ş.'ye girdi. Yüksel, başkanından bir gün sonra, 12 Nisan 2019'da istifa etti.

Eğitim Koordinatörü ve Mütevelli Heyeti üyesi Faruk Duruş ise 13 Eylül 2011'de işe girdi. İGDAŞ'ta çalışan Duruş, 14 Nisan 2019'da ayrıldı.

Kültür Sanat Koordinatörü Mustafa Yiğit ise BİMTAŞ ve KİPTAŞ'ta mimarlık yaptı. Bu arada, TÜGVA'nın önceki başkanı ve şu an Mütevelli Heyeti üyesi olan İsmail Selamet, 18 Ağustos 2014'te İBB'de işe girdi. Selamet, 31 Ocak 2019'da ayrıldı.

LİSTESİNDEKİ İKİ KİŞİ DOĞRULADI

TÜGVA'ya ait olduğu iddia edilen 'Polis Özel Harekat' başlıklı dökümanda, referans olunacaklar listesinde adı geçen iki kişi arandı.

A.U., kimlik ve eğitim bilgilerini doğruladıktan sonra dört yıl önce PÖH'e başvurduğunu, sınavı geçemediği için polis olamadığını söyledi. TÜGVA ile nasıl bir bağlantısı olduğuna ilişkin A.U., "Üye değilim. Ancak TÜGVA ile yakından çalıştım. Vakfa yardımcı oldun. Vakfın referans olduğunu biliyorum. Ama sınavı geçemedim" dedi.

A.D. ise mülakata girmediği için polis olmadığını belirtti. A.D., TÜGVA'ya gönül verenlerden olduğunu, referans talebinin bulunmadığını, onlardan da bir teklif gelmediğini söyledi.

BAŞVURUYU KABUL ETTİ

Cumhuriyet gazetesi yazarı Barış Pehlivan, bugün kaleme aldığı yazısında son günlerin tartışma konusu olan TÜGVA belgelerini ve belgelerden seçip aradığı isimleri yazdı.
Pehlivan, 19 yıl önce yaşanan benzer bir olayı örnek göstererek, olayın detaylarını şöyle aktardı:

Bir filmin farklı sahnelerindeki karakterlerin sonradan buluşması gibiydi her şey...   

WikiLeaks’in ABD Dışişleri Bakanlığı’na ait kriptoları yayımladığı günlerdi. 

Yani 2010 yılının sonu... 

İstanbul’da bir camide Hucurât suresinin 6. ayeti okundu: 

“Ey iman edenler! Bilmeden birilerine zarar verip de sonra yaptığınıza pişman olmamanız için, yoldan çıkmışın biri size bir haber getirdiğinde doğruluğunu araştırın.” 

İmam, AKP’yi zor duruma düşüren WikiLeaks sızıntılarına karşı cemaati uyarıyordu. 

Ne ilginç:  

“Türkiye’nin WikiLeaks’i” denilen, TÜGVA sızıntılarının konuşulduğu saatlerde Ahmet Şahinalp de Twitter’dan aynı ayeti paylaştı.  

O mu kim? 

Anlatayım... 

Tarih: 4 Ağustos 2002. 

Yani AKP’nin iktidara gelmesinden kısa süre önce... 

Elazığ’ın Sivrice ilçesindeki Merkez Camisi’nin avlusunda bir çanta bulundu. Sahipsizdi. Çanta fünye ile patlatıldı. İçinden yüzlerce sayfalık dosya ve hafıza kartı çıktı. Belgelerde 164 Emniyet müdürünün tüm bilgileri ve bürokraside örgütlenme planları vardı. 

Çantanın sahibi olan isim Malatya’da bulundu, gözaltına alındı. Tüm sorulara karşılık hep aynı şeyi dedi: “Yanıt vermek istemiyorum, bilmiyorum.” 

Hemen sonrasında bir gizli el devreye girdi, serbest bırakıldı. 

19 yıl önce bir cami avlusunda bulunan çantadan çıkanlar Fethullahçıların mahrem belgeleri, serbest bırakılan sahibi Ahmet Şahinalp ise örgütün bölge imamıydı. 

Şahinalp, yıllar içinde FETÖ’deki görevinde yükseldi. Emniyet’teki atamalardan ve kumpas davalarının nasıl yürütüleceğinden sorumlu oldu. Bugün ise FETÖ’nün “Paralel Devlet Yapılanması” olduğuna dair görülen davanın firari sanığı. Zira, 17 Aralık sürecinde yurtdışına kaçtı, Almanya’da örgüte çalışmaya devam ediyor. 

‘AK PARTİ’DEN YA DA TÜGVA’DAN REFERANS GEREKİYORDU’

Şuraya geleceğim... 

Metin Cihan, sızdırılan TÜGVA belgelerinin yeni bir paralel devlet yapılanmasını ortaya koyduğunu ileri sürüyordu. Söz konusu belgeler özelinde bu tez abartılı gelebilir ama evet, izleri vardı. 

TÜGVA Başkanı bile doğru olduğunu kabul ediyordu. Ama olsun, açtım listeyi, “torpilli” bir ismi aradım. Avukattı, hâkim olmak istiyordu. TÜGVA’ya başvurduğunu kabul etti. “Biliyorsunuz, AK Parti’den ya da TÜGVA’dan referans gerekiyordu” diyordu. 2016’da ve 2017’de sınavlara girmişti ama TÜGVA referansına rağmen hayaline kavuşamamıştı. 

Bir savcıyı aradım. Onun da ismi listedeydi. İstediği koltuğu kapmıştı ama sorularıma yanıt vermek istemedi. TÜGVA referansını sorduğumda ise yalanlamadı, “Bilmiyorum” diye garip bir karşılık verdi. 

Bir başkası “Konuşmak istemiyorum” dedi. 

Filmin sonu bağlanıyordu.

Kovduğu Fethullahçıların yöntemiyle kadrolaşmaya çalışan bir örgütlenme... 

Bunun ortaya çıkmasıyla, Fethullahçıların ilk sızıntısındaki ismin TÜGVA’ya destek gibi mesajı... 

Devlete yerleşen ya da yerleştiren isimlerin tıpkı o Fethullahçı gibi kendilerini savunmaları... 

Polis Akademisi, Ekim 2017’de “Yeni Nesil Terör: FETÖ’nün Analizi” adlı bir rapor hazırladı. Devletin o raporundan iki cümleyle bitireyim: 

“Dini örgütlenmelerin dini sahada tutularak, bunların bürokraside yapılanmalarının önüne geçilmelidir. Bürokraside FETÖ’den boşalan yerlere göz diken ve devlet içerisinde örgütlenme gayretinde olan başka gruplara da kesinlikle göz yumulmamalıdır.”

TÜGVA TEMSİLCİSİ; İL ÖZEL İDARE'DE

CHP Niğde İl Başkanı Erhan Adem, TÜGVA Niğde İl Temsilcisi Burak Yaşar’ın Niğde İl Özel İdaresi’nde yaklaşık iki yıl önce inşaat mühendisi olarak çalışmaya başladığını belirterek “İş arkadaşlarıyla konuştuğumuzda çok fazla işe gitmediği söylendi" dedi.

Cumhuriyet'ten İlayda Kaya'nın haberine göre; Adem, yaptığı açıklamada, Yaşar’ın siyasi olanaklarını kullanarak işe alındığını öne süren Adem, “Burak Yaşar, üç sene önce TÜGVA’da göreve geldi. Daha sonra sözleşmeli personel olarak Niğde İl Özel İdaresi’nde inşaat mühendisi olarak işe başladı. Şimdi imza yetkisine de sahip.

İş arkadaşlarıyla konuştuğumuzda çok fazla işe gitmediğini, mesai yapmadığını öğrendik. TÜGVA’lı yöneticilerin siyasilerin isteği ile işe yerleştirildiğinin en somut örneklerinden birisi de Burak Yaşar. Hem il özel idaresinde hem de TÜGVA’da görevine devam ediyor. Biz, işinde başarılı olan, siyasete bakılmaksızın liyakat sahibi insanların işe yerleştirilmesini istiyoruz” dedi. 

TÜGVA ile ilgili ortaya çıkan belgelerin yalan olduğu iddialarına ilişkin de Adem, “Burak Yaşar örneğine bakarak iddiaların yalan olup olmadığını kamuoyu görebilir” ifadelerini kullandı.

Güncelleme Tarihi: 14 Ekim 2021, 13:23
YORUM EKLE