Uğur Dündar, "okurken hem üzüldüm, hem de güldüm" dediği olayı anlattı 

Duayen gazeteci Uğur Dündar eline geçen bir dava tutanağını yazarak “tutanağı okurken hem üzüldüm, hem de acı acı güldüm.” ifadelerini kullandı.

Uğur Dündar, "okurken hem üzüldüm, hem de güldüm" dediği olayı anlattı 

Duayen gazeteci Uğur Dündar, Sözcü'deki köşesinde “AKP iktidarının en büyük eseri” başlıklı yazısında eline geçen bir dava tutanağını anlattı. Tutanakta hakimin davalı olan vekile sözleri yer alıyor.

İşte Dündar’ın yazısı:

Bugün size “Allah kimsenin yolunu adliyeye düşürmesin” diyeceğiniz bir duruşma tutanağı sunacağım.

Mahkemenin hangi ilde olduğunu yazmaya gerek görmüyorum. Zira yargının içine sürüklendiği güven ve kalite erozyonuna, hemen her kentimizde rastlamak mümkün. Sadece İcra Hukuk Mahkemesi olduğunu belirtmekle yetiniyorum.

İşte virgülüne dokunmadığım o tutanak:

“Belirli gün ve saatte celse açıldı.

Davacı Vekili Av. (…) ve Davalı Vekili Av. (…) duruşmaya katıldı. Açık yargılamaya devam olundu.

Bilirkişisinin raporunu sunduğu görüldü okundu.

Raporun son derece yetersiz olduğu anlaşıldı.

Davacı vekilinden soruldu. Biz masrafını yatıracağız, dosyanın yeni bir bilirkişiye gönderilmesini talep ederiz dedi.

Bu sırada davalı vekilinin kahvede oturur, garsonla muhatap olur gibi “çok iyi yaparsınız” diye söz almadan lafa atladığı duyuldu.

Davalı vekiline düzgün ve nazik davranması gerektiği söylendi.

Zaten davalı vekilinin içeri girerken kabadayı bir tavırla “selamun aleyküm” diyerek geldiği, hiç müsaade istemeden yayıla yayıla oturduğu görülmüştü.

Davalı vekili ihtar edildiği halde kabadayı üslubuna devam etti.

Davalı vekili mahkeme hakimine hitaben, elindeki telefonu sert bir şekilde masaya vurarak “beni sinirlendirme” dedi.

Davalı vekiline bir avukata yakışır şekilde oturması gerektiği söylenmesine rağmen kabadayı davranışlarına devam etti.

Mahkeme hakimi davalı vekiline “sen dua et burası adliye” dedi.

Davacı vekiline mahkeme hakimi “gördünüz değil mi elindeki telefonu nasıl sehpaya vurdu” dedi.

Davacı vekili ses etmedi.

Davalı vekili layık olmadığından beyanı alınmadı.

Dosya incelendi.

G.D:

1-Davalı vekili hakkında suç duyurusunda bulunulmasına, ayrıca baroya bildirilmesine, bu sırada davalı vekilinin içinden ağzını oynatarak kindar olduğu görüldü. Tekrar kendisine edepli olması gerektiği ihtar olundu.

2-Dosyanın yeni bir bilirkişiye gönderilmesine bu iş için (…) mahkemesine talimat yazılmasına,

3-Duruşma zaptının (…’e) bildirilmesine.

Bu nedenle duruşmanın 22.11.2022 günü saat 10.15 bırakılmasına karar verildi.

21.06.2022”

Avukat S. Sinan Kocaoğlu’nun paylaştığı tutanağı okurken, hem üzüldüm, hem de acı acı güldüm.

Sayıları her geçen gün biraz daha azalan dürüst ve değerli savcı ve hakimleri tenzih ederek belirtiyorum; yargının acınacak durumunu anlatmak için ciltler dolusu kitap yazılsa, bu tutanak kadar etkili olamazdı.

AKP iktidarı, imzasını taşıyan bu büyük eserle (!) ne kadar övünse azdır!.. 

(TELE 1)  

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER