Uzmanından korkutan açıklama: İkisi birlikte görülüyor

Artan Influenza A ve koronavirüs vakalarına dikkat çeken Prof. Dr. Elif Dağlı, "Oranı çok az olmakla birlikte Influenza A ve Kovid-19'un birlikte görüldüğü ve 'kusursuz fırtına' diye tabir ettiğimiz tabloya da şahit oluyor, duyuyoruz" dedi.

Uzmanından korkutan açıklama: İkisi birlikte görülüyor

Koronavirüsün hızlı bulaşan varyantı Omciron'un dünyada artması sonrası Türkiye'de de vaka patlaması yaşanıyor. Uzmanlar aşının koronavirüsle savaşta en önemli silah olduğunu vurgularken maske ve mesafe tedbirlerine de uymak gerektiğini sık sık dile getiriyor.

banner112
Milliyet'ten Mert İnan'a konuşan Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı, Sağlığa Evet Derneği Başkanı Prof. Dr. Elif Dağlı 10-11 yaşında olup, ikinci kez Kovid-19 geçiren çocukları görmeye başladıklarını belirterek "Oranı çok az olmakla birlikte Influenza A ve Kovid-19'un birlikte görüldüğü ve 'kusursuz fırtına' diye tabir ettiğimiz tabloya da şahit oluyor, duyuyoruz" dedi.

 Çocukları etkileyen ve gittikçe yaygınlaşan üç virüsün Omicron, Influenza ve Rinovirüs olduğunu söyleyen Enfeksiyon Hastalıkları Derneği Başkanı Prof. Dr. Mehmet Ceyhan ise, şöyle konuştu:

"Okullarda haftalık olarak Kovid-19 tarama testleri yapılmalı. Farklı virüs türleriyle hastalıkların ortaya çıkması endişe ve paniğe de yol açıyor. Ancak istatistiklere göre 5 yaş altında olup kreş veya eğitim kurumuna giden çocuklar bir yılda 12-15 kez ateşli hastalık geçirebiliyor. Bizim en büyük sıkıntımız 12-18 yaş dilimindeki Kovid-19 aşı oranlarımızın istenilen düzeyde olmaması. Aşılı olup yoğun bakımda yatan hasta oranımız ise ABD'ye kıyasla daha yüksek. Bunun nedeni de inaktif Çin aşısından kaynaklanıyor. 12-18 yaş grubuna dünyada inaktif aşı uygulayan tek ülkeyiz. Hong Kong bile çocuklarda mRNA aşılarını uyguluyor. Aşı yaşını aşağı çekip, yaygınlaştırmamız gerekiyor. MIS-C riski yeniden ortaya çıkmaya başladı. Delta varyantının etkin olduğu dönemde MIS-C vakalarındaki sayı artmıştı. Omicron'a bağlı artışı da ne yazık ki 10 gün içinde görmeye başlayacağız. 'Okullar kapatılsın' diyemeyiz ancak ders süreleri ve sınıflardaki yoğunluğun mutlaka azaltılması gerekiyor. Sınıfları bölmek, bazı derslerden fedakarlık etmek, temel eğitim dışındaki dersleri internet üzerinden yapmak doğru olacaktır. Bizim yaptığımız en büyük yanlış 'Ya hep, ya hiç' dememizden kaynaklanıyor."

YORUM EKLE