Vergi cennetlerine akan servetlerin belgeleri sızdırıldı: Türkiye'den kimler var?

Uluslararası Araştırmacı Gazeteciler Konsorsiyumu'nun (ICIJ) paylaştığı ve 117 ülkeden 600'den fazla gazetecinin incelediği yaklaşık 12 milyon belge, vergi cennetleri sisteminin nasıl çalıştığını hiç olmadığı kadar açık bir şekilde gözler önüne seriyor. İncelenen belgelerde Türkiye'den de tanıdık isimlerin olduğu görünüyor.

Vergi cennetlerine akan servetlerin belgeleri sızdırıldı: Türkiye'den kimler var?

Bugüne kadarki en büyük küresel araştırmacı gazetecilik çalışması, ABD'nin Başkenti Washington DC'de bulunan Uluslararası Araştırmacı Gazeteciler Konsorsiyumu'nun edindiği belgeler sayesinde gerçekleşti. 

Deutsche Welle Türkçe, The Washington Post, Süddeutsche Zeitung, BBC, Istories, El Pais, Le Monde ve The Guardian'ın da aralarında olduğu 150 medya ortağı yaklaşık iki yıl boyunca kimliği bilinmeyen birisi tarafından sızdırılan 2,94 terabayt boyutundaki verileri inceledi. 

Pandora Papers'ta Türkiye'den 220'den fazla isim yer alıyor.Bu isimler arasında Türkiye'nin yeni zenginlerinden köklü holding sahiplerine iş dünyasının önde gelen temsilcilerinin yanı sıra sanat ve spor dünyasından kamuya mal olmuş kişiler de bulunuyor.

NELER ORTAYA ÇIKTI?

Pandora Belgeleri'nde 6,4 milyon doküman, 3 milyona yakın resim, 1,5 milyondan fazla e-posta ve neredeyse yarım milyon excel tablosu bulunuyor.

Belgeler 90 ülkeden 330 politikacının da aralarında bulunduğu kişilerin off-shore şirketler aracılığıyla servetlerini sakladığını gösteriyor.

ABD merkezli düşünce kuruluşu Global Financial Integrity'den (Küresel Finansal Dürüstlük) Lakshmi Kumar bu kişilerin "hortumladıkları paraları saklayabildiğini", bunu da genellikle anonim şirketler üzerinden yaptığını söylüyor.

Panama ve Paradise'den sonra üçüncü ve en büyük sızıntı olan Pandora Papers'ta Türkiye'den Rönesans Holding'in de yer aldığı görüldü. Yine bir ICIJ projesi olan Panama Papers 2016'da sızdırıldığında büyük ses getirmiş, farklı ülkelerde offshore'a karşı yeni düzenlemelerin -yetersiz de olsa- yapılmasını sağlamış, İzlanda ve Pakistan başbakanlarının da istifasına neden olmuştu.

OFF-SHORE NE DEMEK?

Pandora Belgeleri genellikle para ve diğer varlıkları gizlemek için kullanılan, sınırlar ötesine yayılan karmaşık şirket ağlarını ifşa ediyor.

Örneğin bir kişi Birleşik Krallık'taki bir evi, başka bir ülkede kurduğu bir şirket üzerinden alabilir. Bu ülkelere off-shore deniyor.

Off-shore ülkeler veya bölgeler genellikle şirket kurmanın kolay olduğu, şirket sahiplerinin kimliğini ortaya çıkarmanın zor olduğu, kurumlar vergisinin düşük olduğu veya hiç bulunmadığı ülkeler oluyor.

Bu ülkelere vergi cenneti de deniyor.

Vergi cennetlerine dair net bir liste yok. Fakat en bilinenleri arasında Cayman Adaları ve Britanya Virjin adaları gibi Britanya Denizaşırı Toprakları ile İsviçre ve Singapur gibi ülkeler yer alıyor.

330'DAN FAZLA POLİTİKACI

Pandora Papers; Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy, Lübnan Başbakanı Necib Mikati, Kenya Cumhurbaşkanı Uhuru Kenyatta, Ekvator Cumhurbaşkanı Guillermo Lasso Mendoza, Azerbaycan Devlet Başkanı İlham Aliyev'in ailesi, Şili Devlet Başkanı Sebastián Piñera'nın çocuğu ve eski İngiltere Başbakanı Tony Blair'in denizaşırı ilişkilerini ortaya koyuyor.

130'DAN FAZLA MİLYARDER

Pandora Papers ayrıca Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in "resmi olmayan propaganda bakanı" Konstantin Ernst ile Türkiye, Rusya, Brezilya, Hindistan, ABD, Meksika ve diğer ülkelerden 130'dan fazla milyarderin mali faaliyetlerini detaylandırıyor.

Deutsche Welle'nin incelediği belgeler, bu gizli offshore dünyasının küresel siyasi arenanın kılcal damarlarına ne kadar sızdığını gösteriyor. Belgeler Uluslararası Para Fonu'nun (IMF) eski direktِörü Dominique Strauss-Kahn ve Hollanda Maliye Bakanı Wopke Hoekstra, Brezilya Maliye Bakanı Paulo Guedes ve Pakistan Maliye Bakanı Shaukat Rarin gibi finans çevrelerinin yakından tanıdığı tanıdığı isimlerin de offshore kervanında yerini aldığını gösteriyor.

MÜZİK EFSANELERİ

Pandora Papers belgeleri, 29 binden fazla offshore firmanın gerçek sahiplerinin sırlarını ortaya koyuyor. Kimlerin gizli banka hesaplarına, kimlerin özel jetlere, yatlara, malikanelere gizlice sahip olduğunu ve hatta Picasso ve Banksy gibi usta sanatçıların eserlerinin gizli sahiplerinin kim olduğunu açığa çıkarıyor.

Dünyaca ünlü Kolombiyalı şarkıcı Shakira, Alman top model Claudia Schiffer, müziğin efsaneleri Julio Iglesias, Ringo Starr ve Elton John tanıdık isimlerden sadece birkaçı.

ICIJ ve medya ortaklarının sorularını yanıtlayan Shakira'nın avukatı, şarkıcının vergi avantajı sağlamadığını belirtirken, Schiffer'in temsilcileri ise eski modelin vergilerini Birleşik Krallık'ta nizami bir şekilde ödediğini söyledi. Elton John'un temsilcisi de Schiffer'in avukatlarıyla aynı cevabı verdi.

FUTBOL DÜNYASINDAN İSİMLER

Futbol dünyası da vergi cennetlerinin müdavimlerinden. İtalya Milli Takımı'nın teknik direktörü Roberto Mancini, Avrupa'nın en büyük kulüplerinde oynamış Arjantinli futbolcu Angel di Maria, Manchester City'nin teknik direktörü Pep Guardiola da varlıklarını offshore firmalara taşımış isimler arasında.

Di Maria'nın temsilcisi "vergi uzmanlarının" önerisi üzerine offshore'da firma kurduklarını ve İspanya'da oynayan birçok yabancı futbolcuya bu yöntemin önerildiğini belirtti.

DW Türkçe'nin incelediği belgelere göre Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nı müteahhidi olan Rönesans Holding'in kurucularından Ayşe Ilıcak'ın sadece 2015 yılında offshore'a aktardığı paranın vergisiyle 25 ilkokul, 8 hastane, 15 bin öğrenciye yetecek yurt yapılabilir ya da 115 bin öğretmenin bir aylık maaşı ödenebilirdi.

TÜRKİYE MÜCADELE EDİYOR MU?

Türkiye’de Ocak 2006’dan itibaren, Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 30’uncu maddesinin 7 no’lu bendi değiştirilerek, vergi cenneti ülkelerinde yapılan ticari işlemlerde yüzde 30 vergi uygulanması kararlaştırıldı. Ancak bakanlar kurulu hangi ülkelerin vergi cenneti olduğuna karar vermediği için 15 yıldır bu vergi uygulanamıyor. Bu yüzden Maliye Bakanlığı harekete geçemiyor. Hazine ise gelir kaybına uğruyor.

Türkiye’de vergi cennetleriyle mücadele, paranın kaçışını önlemekten ziyade halihazırda vergi cennetlerine aktarılmış kayıt dışı zenginliğin ülkeye dönmesi ve kayıt altına alınmasına yönelik. Kamuoyunda ‘varlık barışı’ olarak bilinen ve periyodik olarak çıkarılan bu düzenlemeler, offshore ile mücadele yerine teşvik ettiği yönünde eleştiriliyor.

Yurt dışında tutulan varlıkların Türkiye’ye getirilmesi durumunda, “Nereden buldun” diye sormayan bu düzenlemeler, kara para aklamanın önünü açtığı için tartışma konusu. 2008’den bu yana uygulanan varlık barışı sayısı şimdiye dek yediyi buldu. Düzenleme, en son geçen haziran ayında yıl sonuna uzatıldı. Türkiye’de sisteme girerek yasal hale getirilen bu kaynakların daha sonra yurt dışına çıkarılmasında hiçbir engel de bulunmuyor.

Kaynağı belirsiz varlığını kayıt altına alanlara ise sıfır vergi avantajı uygulanıyor. Bu durum, kara paranın Türkiye’de aklanma riskinin yanı sıra vergi adaletsizliğine de yol açıyor.

PANDORA'DAN RÖNESANS HOLDİNG ÇIKTI

Sadece kamuya açıklanan ihalelerin detaylarına göre son beş yılda yaklaşık 16 milyar liralık 10 ihale alan Rönesans Holding; Pandora Papers belgelerine göre vatandaşların vergileriyle ödenen kamu projelerinden elde ettiği kârların bir kısmını vergiden kaçınmak için Britanya Virjin Adaları'na aktarıyor.

"Uluslararası Araştırmacı Gazeteciler Konsorsiyumu"nun (ICIJ) dünyanın farklı yerlerindeki 14 firmadan elde ettiği yaklaşık 12 milyon belgeyi inceleyen Deutsche Welle, Rönesans Holding'in kurucusu, Erman Ilıcak'ın annesi Ayşe Ilıcak'ın da isminin geçtiği belgelere ulaştı.

Belgelerde Ayşe Ilıcak'ın, Alcogal firması aracılığıyla Dolmine International Ltd. ve Covar Trading Ltd. adlı iki şirket kurduğu görülüyor.

İki şirket de Rönesans Holding'in üstlendiği ve halkın ödediği vergilerle yapılan Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nın inşaatı devam ederken 17 Mart 2014'te kuruluyor. İkisinin de İsviçre'de faaliyet göstereceği belirtiliyor. Şirketlerin sermaye kaynağı da Rönesans Holding'in çalışma alanları olan "inşaat, gayrimenkul ve enerji üretimi sektörlerinde faaliyet gösteren aile şirketi" olarak kayıtlara geçiyor.

DW Türkçe, Covar Trading Ltd.'nin hesaplarını yöneten İsviçreli Kendris Ltd. firmasının mali raporlarını inceledi. 30 Haziran 2017'de hazırlanan rapora göre Covar Trading Ltd.'nin hesaplarına 2015 yılında 105.524.132,32 ABD doları girdiği görülüyor.

Aynı yıl 105.484.952,46 doların "bağış" adı altında şirket hesabından çıktığı görülüyor. Bu bağışın nereye gittiği ise bilinmiyor.

Erman Ilıcak'ın annesi Ayşe Ilıcak'ın bir diğer firması Dolmine International Ltd.'nin mali raporunda ise yine 2015 yılında 105.212.000,00 doların şirketin İsviçre'deki Banque Pictet & Cie hesabına yattığı anlaşılıyor. Raporda sadece 2015 için nakit benzeri varlıkların faiz geliri olarak firmaya 491.616,16 ABD dolarının girdiği gözlemleniyor.

Her iki firmanın da 2016 ve 2017 yıllarında başka herhangi bir ekonomik aktivitesi yok.

210 MİLYON DOLARI VERGİ CENNETİNE AKTARMIŞ

Bu durumda Ayşe Ilıcak'ın sadece bir yılda vergi cennetlerine aktardığı paranın 210.736.132,32 ABD doları olduğu anlaşılıyor. Haberin yazıldığı gün (30.09.2021) bu miktarın TL olarak karşılığı 1.874.392.528,92 Türk Lirası. Yazıyla bir milyar sekiz yüz yetmiş dört milyon üç yüz doksan iki bin beş yüz yirmi sekiz lira doksan iki kuruş.

Ayşe Ilıcak'ın vergi cennetine aktardığı 210,7 milyon doların yüzde 40'lık gelir vergisi ödenmiş olsa, hazinenin kasasına yaklaşık 750 milyon Türk Lirası girecekti.

Bu para ile 25 adet 40 derslikli ilkokul veya 8 adet 150 yataklı hastane ya da 15 bin öğrenciye yurt yapılabilir veya 115 bin öğretmene bir aylık maaş ödenebilirdi.

ERMAN ILICAK'I SERVETİ İKİYE KATLANDI

Annesi varlığını vergi cennetlerine taşırken, Rönesans Holding'in sahibi Erman Ilıcak ise deklare ettiği şahsi servetini 2015'ten bu yana ikiye katlayıp 2,1 milyar dolardan 4,4 milyar dolara yükseltti.

Öte yandan Holding'in adı Rusya'da da vergi skandalıyla çalkalanıyor. Rönesans Holding'in Rusya'daki yöneticisi Alexander Tarasyuk en son geçen yıl yaklaşık 10 milyon dolarlık vergi kaçırmakla suçlandı fakat 11 milyon dolar ceza ödemesi sonucu dosya kapandı.

Kamu denetiminden sorumlu "Rus Araştırma Komitesi" 2017'de de Tarasyuk'un, şirketin yaklaşık 1,3 milyar dolarını ülke dışına usulsüz yöntemlerle kaçırdığını, firmanın günübirlik şirketler kurarak yalan beyanlarda bulunduğunu rapor etmişti. Açılan soruşturma sonunda Rus otoriteleri, 2019 yılında Holding'i rekor bir ceza ile 83,7 milyon dolar ödemeye mahkum etmişti.

Rönesans Holding bir yandan iktidardan aldığı ihalelerle Türkiye'nin dört bir yanında inşaat projelerine devam edip diğer yandan yüz milyonlarca doları vergi cennetlerine aktarırken şantiyelerinde çalışan işçilerin koşulları da tartışma konusu.

Onur Mennan Attar'ın babasının yaşamını yitirdiği Amur'daki şantiye de dahil birçok projede işçilere kurtlanmış ya da patatesli makarna gibi besleyici olmayan yemekler verildiği iddia ediliyor.

Pandemi döneminde çalışmaya devam eden Amur'daki şantiyede koronavirüse ilişkin önlemlerin alınmadığı ve test sonucu pozitif olan işçilerle olmayanların aynı yerde yemek yiyip aynı yerlerde çalıştırılmaya devam ettikleri öne sürülüyor.

Sadık Gergin, Rönesans Holding'in yüklenici firması olduğu TOKİ'nin şantiyesinde çalışan ve maaşını alamayan yüzlerce işçiden sadece biri.

Sadık Gergin, Rönesans Holding'in yüklenici firması olduğu TOKİ'nin şantiyesinde çalışan ve maaşını alamayan yüzlerce işçiden sadece biri.

MAAŞLARI DÜŞÜK GÖSTERİYOR

Şirketin Türkiye'de sunduğu çalışma koşulları da Amur'dakinden pek farklı değil. Holding'in şantiyelerinde çalışıp da haklarını alamayan işçiler, son dönemde sık sık eylemlere başvuruyor.

Sadık Gergin, Rönesans Holding'in yüklenici firması olduğu TOKİ'nin Elazığ ve Malatya şantiyelerinde çalışan ve maaşını alamayan yüzlerce işçiden sadece biri. 2 Eylül'de birkaç işçi arkadaşı ile 1500 km yol katederek Diyarbakır Otogar'dan Kartal'daki Piazza Alışveriş Merkezi'nin önüne geldi. Amaçları yedi aydır alamadıkları hak edişlerini alana kadar direnmekti.

Haberleri olmadan kendi adlarına imza atılarak, yasadışı bir şekilde ücretsiz izne çıkarıldıklarını savunan Sadık Gergin, Rönesans Holding ve taşeron firmanın maaşlarının bir kısmını elden ödediklerini anlattı. Bu sayede sigortaları en düşük seviyeden yatan işçilerin gelecekteki emeklilik hakları gasp edilirken, firma daha az vergi ödemiş oluyor.

'İŞÇİDEN ÇALIP BU GÖKDELENLERİ DİKİYORLAR'

7 Eylül 2021'de DW Türkçe'ye konuşan Sadık Gergin, "Fakir fukaradan, işçiden, ezilenlerden mazlumlardan çalıyorlar. Ondan sonra bizim sayemizde bu gökdelenleri kaldırıyorlar. Eminim bunları toprak da kabul etmez" derken, Malatya şantiyesinde çalışıp iki aylık hak edişini yedi aydır alamayan Mehmet Çakar, "Belki onların bir masada oturup on dakikada yiyeceği bir para ama biz bununla aylarca ailemizi geçindiriyoruz" ifadelerini kullandı.

İşçiler, aylardır verilmeyen hak edişlerinin yanı sıra ihbar tazminatlarını ve Asgari Geçim İndirimi (AGİ) haklarını da talep ettiler.

TAZMİNAT ÖDEMEYİ SEVMEYEN MİLYARDER

20 Temmuz 2020'de babası Ayhan Attar'ı Rönesans Şantiyesi'nde ihmal nedeniyle koronavirüsten kaybeden Onur Mennan Attar da babasının Rönesans Holding'deki önceki işlerinden kıdem ve ihbar tazminatlarını alamadığını belirtiyor:

Arabuluculuk görüşmesi yapıyoruz, 'Biz hiçbir şekilde anlaşmayacağız' diye cümleye başlıyorlar. Bu nasıl bir yaklaşımdır? Ortada bir vefat var.

Firmanın resmî belgelerde de birtakım oynamalar yaptığını iddia eden Attar, Rönesans Holding'in uzlaşmak için yolladığı bir belgede hiçbir zaman yapmadıkları ödemeleri yapmışlar gibi gösterdiğini savunuyor.

"Yaşananlardan dolayı çok kızgınım" diyen Onur Mennan Attar, sözlerini şöyle sürdürüyor: "Neden işçilerin haklarını yiyorsunuz? Neden? Babamın eşyalarını bile aylarca göndermediler. Tutunabileceğim tek şey belki onlardı."

DW Türkçe konuyla ilgili ulaştığı Rönesans Holding yetkililerinin sorularına yanıt vermediğini duyurdu.

Güncelleme Tarihi: 04 Ekim 2021, 13:22
YORUM EKLE