Ünlü oyuncu uzun süredir maruz kaldığı sistematik tacizi anlattı

Oyuncu Çiğdem Batur, sistematik bir şekilde maruz bırakıldığı tacizi anlattı ve hak ihlallerinde yaşanılan adaletsizliklere tepki çekti. Batur, kadınların tacize uğradıklarında yeteri kadar muhatap alınmadıklarını belirtti.

Ünlü oyuncu uzun süredir maruz kaldığı sistematik tacizi anlattı

Oyuncu Çiğdem Batur, kendisini yıllar önce taciz eden ve cezası ötelenen kişi tacizlerini sürdürmeye tekrar başlayınca yaşadığı haksızlığa tepki gösterdi. Oyuncuyu taciz eden Erdinç B. isimli şahıs, 2014 yılında 3 ay ceza aldı fakat daha önce bir suç işlemediği gerekçesi ile aldığı ceza ertelendi. Tekrardan aynı tacizlere maruz kaldığını aktaran Batur, yaşanan hak ihlallerine dikkat çekti.

Çiğdem Batur, uzun süredir sistematik bir şekilde maruz kaldığı tacizi anlattı.

İşte Cumhuriyet'te yer alan olan röportaj:

-Öncelikle, bizlere yaşadığınız hak ihalinin nasıl başladığını anlatır mısınız ?

Yaklaşık 5 yıl önce, bahsedilen şahsın bana Twitter üzerinden mesaj atması ile başladı. Sonrasında menajerimi telefonla aradı, çalıştığım yapım şirketine çiçekler yolladı. Daha sonrasında ailemin hem ev hem cep telefonlarına ulaşıp mesajlar attı ve en sonunda da benimle iletişim kurdu. Bu süreç bu şekilde devam etti. Sonrasında da olduğum yerlere gelmeye ve gün içerisinde beni takip etmeye başladı. Yaptığım her şeyi günün sonunda bana rapor şeklinde vermeye başladı. ''Şuraya gittin, buradaydın vb.''

MAALESEF CEZASI ERTELENDİ

-Şahıs sizi sürekli takip etmeye ve bunu bildirmeye mi başladı?

Evet, mesela bir tiyatro oyunumda bana mesaj atmıştı. 'Şu oyununa geldim, şu koltukta oturuyorum ve seni izliyorum, gözüm üstünde olacak' gibi birçok mesaj mevcut. Gerçekten de geliyordu ve seyirci olduğu için de müdahale edemiyordum duruma. Ben otoparka indiğimde ve arkamı döndüğümde, ağacın arkasında saklanıyordu. Ben bu durumları yaşıyordum. Sonrasında evimin adresini buldu ve evime çiçekler yollamaya başladı. Belirli yerlere şikayet ettim ve dava sürecimiz başladı. Bir ceza aldı fakat maalesef cezası ertelendi.

-Peki siz bu tacizi ilk fark ettiğiniz süreçte ne hissettiniz?

Başlarda çok fazla ciddiye almadım çünkü bu ve buna benzer tacizleri sosyal medya üzerinden görüyoruz ve karşılaşıyoruz. O yüzden onlardan biridir ve çok da üzerine düşmemem gereken bir mesajdır diye düşündüm. Fakat daha sonrasında ısrarlı ve sürekli hale gelince, bir yerden sonra sürekli tedirgin olmaya başlıyorsunuz. 24 saat birinin sizi izlediğini düşünebiliyor musunuz ? Evden çıktığımda arkamdan gelecek mi, eve girdiğimde karşıma çıkacak mı ? gibi birçok soru ile yaşıyordum. Maalesef psikolojimi sarsan bir durum oldu ve emniyet o zamanlarda bana bir koruma vermişti.

-Çevremi de rahatsız ediyor dediniz. Ne şekillerde rahatsız ediyordu?

Sosyal medya üzerinden beni takip ettiği için, en çok görüştüğüm insanları tespit etti. Bu insanlara ulaşarak benimle ilgili bilgi toplamaya ya da bana mesaj vermeye çalışıyor, onların aracılığı ile. Mesaj atıp 'Ona çok dikkat edin, o benim sevdiğim, bunu da ona söyleyin. Onunla beraber olacağım, herkes bunu bilsin' diyor mesela.

-Aslında hem sizi hem çevrenizi taciz etmiş oluyor.

Evet herkesi taciz ediyor. Taciz denilen konu illa fiziksel bir şey değil. Taciz edilen benim özgürlüğüm, sosyal çevrem oluyor. İlla tenin tene değmesine gerek yok. Kişi, bana bir şey olmaz düşüncesi ile hareket ediyor olabilir. Bu şahıs, toplumda yaşanan hak ihlallerinden, caydırıcı olmayan cezalardan da cesaret alıyor olabilir mi ? Tabii ki. Toplumda öyle örnekler var ki ! Hiçbir ceza almadan salınan insanlar var. Cinayet sonrasında bile verilen caydırıcı cezaları göremiyoruz. Bu nedenle bu insanlar bu cesaretle herkesin hayatını karartabiliyorlar.

"KADINLAR SESLERİNİ ÇIKARDIKLARINDA MUHATAP  BULAMIYORLAR"

-Peki sizce bu durumlar, kadınların tacize uğradığında sessiz kalma durumunu seçmek zorunda kalmalarına neden oluyor mu?

Evet olabilir. Özellikle ben videomu yayınladıktan sonra bana yazan çok fazla kadın oldu. Tacize maruz bırakılan ve dile getiremeyen. Aslında kadınlar sessiz kalmıyorlar, kalmak istemiyorlar fakat seslerini çıkardıklarında bir muhatap bulamıyorlar. Çünkü kadınlar seslerini çıkardığında bir muhatap bulamadığı için bu durumda ne yapacaklarını bilemiyorlar. Korku, endişe ve bir bilinmezlikle birlikte maalesef ya kendileri uğraşmak zorunda kalıyor; ya da maalesef hayatlarını kaybediyorlar. Eğer bu suçlulara yaptıkları ilk ihlalde caydırıcı bir ceza uygulansa böyle bir durumla karşılaşmayız.

-Açıkçası çocuk istismarı davalarında da bu caydırıcı olmayan cezalara ve iyi hal kararlarına rastlıyoruz. Bu çok üzücü bir durum.

İyi hal diye bir karar olamaz. Tehdit, şiddet, ölüm, istismar gibi suçlarda iyi hal olamaz; çünkü bu hal, iyi bir hal değil ! İçerisinde kötülüğü barındıran bir suçun iyi hali olamaz. Şiddetin hiçbir şekilde iyi hali olamaz. Bir suçlu daha önce suç işlemedi diye onu dışarı salıp, başka bir suç işlemez ya da bakalım işleyecek mi gibi bir düşünce ile salıverilemez. Kişinin bir cezayı haketmesi için daha fazla suç işlemesi bekleniyor. Belirli kişiler de buna dayanarak, cesaret alarak etrafta dolaşıyor ve yapmaya devam ediyor çünkü bir ceza almayacağını biliyor. İlk adımda ceza verilmeli ki, örnek teşkil etsin.

-Peki kurumlar Türkiye'yi kadınlar için daha güvenli bir yer haline getirmek adına ne gibi sorumlulukları üstlenmeli?

Şiddet mağduru her bireyin güvenebileceği bir muhatabı olmalı. Ayrıca bu gibi suçlular, öncelikle cezalarını çekmeli ve sonrasında da bir tedaviden geçmeliler.
 

YORUM EKLE