Ali Babacan: İktidarın şu anki adı otokrattır

DEVA Partisi lideri Ali Babacan, ekonominin derin bir çıkmazda olduğunu belirtti ve iktidarın bunu çözecek kapasitesinin olmadığını söyledi. Babacan, "İktidarın şu anki adı otokrattır. Doğru isim verelim. Yarın kimse ne olacağını bilmiyor. Çünkü böyle yönetimler keyfidir" dedi.

Ali Babacan: İktidarın şu anki adı otokrattır

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, partisinin İl Başkanları Toplantısı'nda konuştu. Ekonomi başta olmak üzere pek çok konuda açıklamalarda bulunan DEVA lideri, iktidarın ekonomik sorunları çözecek kapasitesi olmadığını ifade ederek " İktidarın şu anki adı otokrattır. Doğru isim verelim. Yarın kimse ne olacağını bilmiyor. Çünkü böyle yönetimler keyfidir. Bakın geçen gün PCR testlerini uçaklarda kaldırdılar, sonra geri getirdiler. Bu kadar önemli bir kararı bir ileri bir geri yapabilir misiniz?" dedi.

Babacan'ın konuşmasından öne çıkanlar şöyle:

"Biliyorsunuz, daha önce hiçbir siyasi parti seçim öncesinde böyle detaylı planlar yapmamıştı. Bu açıdan bir ilki gerçekleştiriyoruz. Güçlendirilmiş parlamenter sistem teklifimizin detayları da yakın zamanda açıklanacak. Bu çalışma, güçler ayrılığını kuvvetlendiren bir çalışma olacak.

'YARIN KİMSE NE OLACAĞINI BİLMİYOR'

Ekonomi derin bir çıkmazda şu anda, iktidar ortakları da sözde modellerden bahsediyor. Ama bunu çözecek kapasiteleri yok. İktidarın şu anki adı otokrattır. Doğru isim verelim. Yarın kimse ne olacağını bilmiyor. Çünkü böyle yönetimler keyfidir. Bakın geçen gün PCR testlerini uçaklarda kaldırdılar, sonra geri getirdiler. Bu kadar önemli bir kararı bir ileri bir geri yapabilir misiniz?

'TÜRKİYE ZARARLARINDAN SAKINILMASI GEREKEN BİR AKTÖR OLARAK GÖRÜLÜYOR'

Dış politika deseniz durum aynı, dış politikaları yok. Diğer ülkelerle ilişkiler şahsileştirilmiş. AİHM'in kararını uygulamıyorum diyebiliyor. Dün darbe destekçisi dediğini bugün havaalanında karşılayıp külliyede ağırlıyor. Türkiye, artık dünyada iş birliği yapılacak bir ülke olarak görülmüyor. Herkes zararlarından sakınılması gereken bir aktör olarak görülüyor.

'BİR GECEDE ARKA KAPIDAN 9 MİLYAR DOLAR SATTILAR'

Koskoca ülkenin cumhurbaşkanı Swap'la körfez ülkelerinden para istiyor. Şubat'ta yine gidecek görüşmeye. İşte ülkenin kaynaklarını tüketirseniz kapı kapı dolaşıp para istersiniz. Sadece Aralık'ta MB'nin rezervi 17 milyar dolar daha eksiye indi. Ne uğruna? Sadece Cumhurbaşkanı konuşunca döviz düştü demek için. Döviz kuru düştü diyebilmek için MB'nin arka kapısından dolar satıyorlar. Açıkça söylesenize, şeffaf yapsanıza neden gizli saklı? Böyle gizli saklı işler yapan yönetime güven olmaz. Sadece Aralık'ın 20'sinin akşamında satılan rakam 9 milyar dolar.

'KÖTÜ ALIŞKANLIK BİR KEZ KAZANILDI MI ÖYLE DEVAM EDİYOR'

1 Ocak 2019'da akraba bakanın olduğu dönem 130 milyar doları böyle hiç etmişlerdi. İşte kötü alışkanlık bir kez kazanıldı mı öyle devam ediyor. Bir G20 ülkesi böyle yönetilmez. Bir de ekonomide şampiyonlar ligine girdik diyor. Bu açıklama bile bu ülkenin Cumhurbaşkanının gerçeklerden koptuğunu veya gerçekleri yanlış anlatmaya başladığı anlamına geliyor.

İtibar her şeydir ve ancak hukuk devleti olmakla, iyi bir siyasi diyalogla sağlanır. Biz bunu gerçekleştireceğiz. Hep beraber, DEVA kadrolarıyla yapacağız.

'GENÇLERİN DUYULMADIĞI BİR ÜLKEDE SORUNLARI ÇÖZEMEZSİNİZ'

Gencecik çocuklarımız canına kıyıyor, herkes ülkeyi terk etmek istiyor çünkü hepsi umutsuz. Türkiye gidemeyenlerin ülkesi haline geldi maalesef. Biz ne yaptık da bu ülkenin evlatlarını vatanından soğuttuk diye bir sormaları lazım kendine.

Liyakatın yerini sadakatin aldığı bir ülkede ağzınızla kuş tutsanız bir anlamı yok. Peki gençler ne istiyor? Gençler kaliteli bir hayat istiyor, liyakata değer verildiğini görmek istiyor, duyulmak istiyor. Ama gençlerin duyulmadığı bir ülkede bu sorunları çözemezsiniz. Tweet beğenince başımıza ne gelecek diye kaygılar yaşarlarsa olmaz.

'KADİM SORUNLARI ÇÖZMEDEN EKONOMİ DÜZELMEZ'

Tüm bu anlattıklarım Türkiye'deki ekonomik bunalımın en temel sebebidir. Hukuksuzluk, dış ilişkilerdeki tutarsızlık, eğitimdeki eksiklik, hepsi ekonomiyi vuruyor. O yüzden buna kapsayıcı bir çözüm bulunmak zorunda. Siz bu ülkenin kadim sorunlarını çözemezsiniz, Kürt sorununu Alevi meselesini çözemezsiniz ekonomiyi düzeltemezsiniz. Çünkü bunların hepsi demokrasi meselesidir.

'YÖNETİMİMİZİN İLK 90 DAKİKASINDA ÇÖZECEĞİZ'

Yönetimimizin ilk 90 gününde değil, ilk 90 dakikasında yargının talimatla işlemesinin sonunu getireceğiz, medyada ifade özgürlüğünü temin edip liyakattan taviz vermeyeceğiz.

Uluslararası alanda saygınlığımızı kazanıp ülkemizi itibarlı hale getireceğiz. Biz ülkenin en hızlı büyüyen siyasi hareketi olarak, hep beraber Türkiye'yi bir özgürlükler ülkesi yapacağız. "

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER