Kılıçdaroğlu meydanlara indi! Alan hıncahınç doldu

CHP 'acil erken seçim' çağrısıyla Mersin'de ilk mitingini gerçekleştirdi. Milletin Sesi mitinginde alan yurttaşlar tarafından tıklım tıklım doldurulurken, Kılıçdaroğlu'nun konuşması sık sık sloganlarla kesildi. Yurttaşların 'Tayyip istifa' sloganları attığı duyuldu.

Kılıçdaroğlu meydanlara indi! Alan hıncahınç doldu

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) eylül, ekim ve kasım aylarında yaptığı toplam 400 baz puanlık faiz indirimi ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın bu yöndeki kararları teşvik edici açıklamaları, Türk Lirası'nın yabancı paralar karşısında hızla değer kaybetmesine yol açtı. Döviz kurundaki oynaklık ve yüksek seyir; piyasaları alt üst etti, Türk Lirası kullanan vatandaşların alım gücünü düşürdü. Temel ihtiyaç ürünlerine dahi gelen yüksek zamlar yurttaşın geçim derdine dert ekledi.

Hayat pahalılığı her geçen gün kendisini daha fazla hissettirirken, ana muhalefet partisi CHP 'acil erken seçim' çağrısıyla meydanlara indi. Milletin Sesi mitingi, bugün saat 13:00'de Mersin'de gerçekleşti.

MİTİNGDE MÜZİK ÇALINMADI

CHP lideri Kılıçdaroğlu, miting öncesi Mersin'deki şehit ailesinin evini ziyaret etti. Miting sırasında ise Mersin'e düşen şehit acısı nedeniyle müzik çalınmadı.

Yurttaşların konuşmasıyla başlayan mitingde, atanamayan bir öğretmenin gözyaşları içinde yaptığı açıklamalar yurttaşları duygulandırdı.

Miting başlangıcında kürsüde konuşma yapan çiftçi Naile Uyanık da artan gübre fiyatlarına tepki gösterdi. Uyanık “İlaçlarımızı alamıyoruz. Bu sene bırakmak zorundayız bahçelerimizi. Şu anda köylü aç” dedi.

Mitingde CHP'li yetkililerle konuşan bir kadın 'Geçinemiyorum' diyerek torununun işsiz olduğunu söyledi. Kendisine mikrofon uzatılan kadın, "Torunum işsiz, hırsızlık mı yapayım?" dedi.

'YOKSULLUĞU BİTİRECEĞİZ'

Milletin Sesi mitinginde konuşma yapan Kılıçdaroğlu, '4-5 yerden maaş alınan düzeni sonlandıracağını' söylerken "Söz veriyorum bu ülkede hiçbir çocuk yatağa aç girmeyecek. Yoksulluğu bitireceğiz" dedi. İktidara geldiklerinde kaldırılması kadınların büyük tepkisine neden olan İstanbul Sözleşmesi'ni ilk bir haftada yürürlüğe koyacağını belirten Kılıçdaroğlu, "Dönem kavga, çekişme dönemi değil, birleşme dönemidir. Sorun; vatan, bayrak, memleket sorunudur" ifadelerini kullandı.

"Bizler Atatürkçüyüz, bizler bağımsızlık savaşının ne olduğunu biliriz. Bizler Kuva-yi Milliye'cilerin çocuklarıyız" diyen Kılıçdaroğlu, iktidar olduklarında bütün ülkelerle barışılacağını kaydetti ve "Türk Lirası'nı yeniden hak ettiği yere getirmek bizim boynumuzun borcudur" diye konuştu.

CEKETİNİ ÇIKARDI

Konuşma sırasında ceketini çıkaran Kılıçdaroğlu'nun sözleri yurttaşlar tarafından sık sık "Halkın umudu Kılıçdaroğlu" sloganıyla kesildi. Kılıçdaroğlu, konuşmasını 'geliyor gelmekte olan' sözleriyle sonlandırdı.

'FAİZE KARŞIYSAN NEDEN BU FAİZLER VAR'

CHP lideri Kılıçdaroğlu mitingdeki konuşmasında öne çıkan ifadeler ise şu şekide:

Az önce çiftçi arkadaşlarımız konuştular. Iki annemiz konuştu. Dertlerini anlattılar. Limonun dalda kaldığını söylediler. Satılmadığını söylediler. Hayat pahalılığından söz ettiler. Şu soruyu vicdanı olan herkesin kendisine sormasını isterim; bir çiftçi niye zarar eder? Alın teri döken bir insan niye zarar eder? Sabahın köründe gidip işini gücünü yapan, ürün olduktan sonra satacağım ve çoluk çocuğuma bakacağım, onurlu bir şekilde şehrin, köyün, mahallenin, ilçenin sokaklarında gezeceğim diye düşünen bir insan, neden zarar eder? Ve bu zararın sorumlusu kim? Bu soruyu vicdanı olan herkesin kendisine sormasını isterim.

'ESKİ ALIŞKANLIKLARIMIZI BIRAKACAĞIZ'

Ya bu ülkenin toprakları var. Bereketli toprakları var. Bereketli havamız var. Güneşimiz var. karımız var, yağmurumuz var. Imkanlarımız var. Çalışkan insanlarımız var. Neden kendi çiftçimizi değil de dışarıdan arpayı, buğdayı, nohutu, mercimeği, fasulyeyi, canlı hayvanı, eti neden getiririz? Bütün çiftçi kardeşlerimin düşünmesi lazım. Bu soruları şunun için soruyorum. Her birimiz kendi vicdanımızla bir muhasebe yapmak zorundayız. Yarın sandık gelecek ve gideceğiz. Vicdanımızı, vicdanımızın sesini dinleyeceğiz. Eski alışkanlıklarımızı bırakacağız. Türkiye'nin bereketi için herkesin kazanması için beraber gideceğiz sandığa ve bir dikta yönetimini, bu ülkeye farklı bakan bir yönetimi sandıkta alaşağı edeceğiz. Bunun sözünü veriyorum sizlere.

'ÖNCELİK BİZİM İNSANIMIZ'

Muz konusunda Mersin önemli bir merkez. Eğer Mersinli'yi seviyorlarsa, Mersin'de muz yetiştiricilerinin hakkını hukukunu teslim etmek istiyorlarsa muz ithalatını ya durduracaklar veya yüksek vergi koyacaklar. Öncelik kimin? Öncelik bizim insanımızın. Çalışan insanımız, üreten insanımız, alın teri döken insanımız. Bunun da bir tarafa yazılmasını istiyorum. Iki Trakya büyüklüğünde alan ekilmiyor Türkiye'de. Çünkü çiftçi ‘ekersem zarar ederim’ diyor. ‘Mahvoldum’ diyor. Tarım Kanunu 21. maddesi var, “Çiftçiye en az milli gelirin yüzde 1’i oranında teşvik verilir” diyor. Bugüne kadar hiç uygulanmadı.

'SENİN BÜTÜN HEDEFİN SARAYINDA NASIL OTURURUM DİYE DÜŞÜNMEK'

Değerli arkadaşlarım, Mersinli bir çiftçi bana şöyle bir mesaj atmış. Bu mesajı sizlerle paylaşmak isterim. ‘Sayın Cumhurbaşkanı, ülkede ekonomide kurtuluş savaşı olduğunu söyleyip çiftçileri savaşa davet ediyor’, diyor. Ve şöyle devam ediyor çiftçi arkadaşımız. ‘Çiftçinin silahı gübre, mermisi mazot, savaş uçağı tohum, tankı enerji… Mühimmat olmadan çiftçi nasıl savaşacağını bilmiyor’. Mühimmatın tamamını elinden aldın. Kurtuluş Savaşı veriyorum diyorsun, senin ne kurtuluşla, ne savaşla hiçbir ilgin yok. Senin bütün hedefin sarayında, koltuğunda, nasıl otururum diye düşünmek. Bütün hedefin servetimi nasıl büyütürüm, nasıl Türkiye'de fakire, fukaraya, çiftçiye, emekçiye zulmederim diye düşünmek. Yaptığın sadece bu.

'ÇİFTÇİYİ MİLLETİN EFENDİSİ YAPMAK BENİM BOYNUMUN BORCU OLACAK'

Çiftçi kardeşlerime söylüyorum. Biz, Allah'ın izniyle iktidar olacağız. Sizlerin desteğiyle iktidar olacağız. Şunu asla unutmayın. Ilk bir hafta içinde, çiftçinin bankalara olan, Tarım Kredi Kooperatiflerine olan borçlarının faizlerini sileceğiz. Sıfırlayacağız. Çiftçinin traktörü, çiftçinin hayvanları asla haczedilmeyecek. Ziraat Bankası çiftçi dostu bir banka olacak. Gazi Mustafa Kemal ne diyordu? ‘Çiftçi milletin efendisidir’... Söz veriyorum Çiftçiyi gerçekten de bu milletin efendisi yapmak benim boynumun borcu olacaktır. 

'İLK YAPACAĞIMIZ İŞLERDEN BİRİSİ ESNAF BAKANLIĞI'NI KURMAK'

Esnaf kardeşimiz de konuştu. Aynı şeyi esnaflar için de yapacağız. Bankalardan veya esnaf kefaret kooperatiflerinden aldıkları kredilerin faizlerini sıfırlayacağız. Diyor ya faize karşıyım, faize karşıysan neden bu faizler var? Neden bunları silmiyorsun? Hangi gerekçeyle silmiyorsun? Yine esnafın başvuracağı yer yok. Esnafın derdi olunca nereye başvuracağını bilmiyor. Umut Meydanı'ndan, Mersin'den bütün Türkiye şahit olsun; Allah'ın izniyle iktidar olduğumuzda, ilk yapacağımız işlerden birisi Esnaf Bakanlığı'nı kurmaktır. Ve esnafın da bir bakanlığı olacak. Esnafın da yüzü gülecek. Bunu da yapacağız. Halk Bankası'nı gerçekten de bir esnaf bankası yapacağız. Bunun üzerinde de ciddi ciddi çalışacağız. Görecekler. Herkes görecek. Esnafın nereden, ne kadar ucuza kredi aldığını herkes görecek ve göstereceğiz. Ahi Evran'ın dostlarını, Ahi Evran'ın kültürünü yaşatan esnaflara selam olsun. Ve esnaflar bilsinler ki, onların bütün sorunlarını çözmek, çiftçinin sorununu çözmek gibi benim boynumun borcu olacaktır. Benden de selam söyleyin.

banner112

'GENCECİK EVLATLARIMIZIN ZEHİRLENMESİNE ASLA İZİN VERMEYECEĞİM'

Gencecik evlatlarımızın zehirlenmesine asla izin vermeyeceğim. Siyaseti kirlilikten arındıracağım. Söz veriyorum Siyaset ahlaklı insanların görevi olacak. Siyaset adamına göre iş bul, adamına göre kredi aç, ihale takip et, rüşvet al, cebini doldur, zengin ol işi değildir. Siyaseti tümüyle kirlilikten arındıracağım. 

'YOLSUZLUK YAPANI ASLA DEVLET KADROLARI İÇİNDE BARINDIRMAYACAĞIM'

Yine söz veriyorum. Bu meydandan söz veriyorum. Bütün Türkiye duysun. Hiçbir rüşvetçiyi, yolsuzluk yapanı devlet kadroları içinde asla ve asla barındırmayacağım. Bir daha ifade edeyim. Saray ve şurekası duysun. Rüşvet alanları, uyuşturucu baronlarıyla kol kola gezenleri, onların uçaklarına binenleri, paralarını alanlarını, devletin kadroları içinde asla yaşatmayacağım. Hepsinin görevine son vereceğiz. Ve yine söz veriyorum. Harcadığımız her kuruşun hesabını millete vereceğiz. Her kuruşun hesabını… Para benim param değil, sizin paranız, sizin paranızı harcarken size hesap vermek benim namus borcum olacaktır. Bunu yapacağız.

'HAKÇA BİR DÜZEN GELECEK'

84 milyonu Londra'daki tefecilere mahkum ettiler. Vergilerin büyük bir kısmı oraya gidiyor. Oraya harcanıyor ve gönderiliyor. Üreten, alın teri döken, çalışan, bu memleket için çalışan, herkesin hakkını hukukunu koruyacağım. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarını Londra'daki bir avuç tefeciye hizmet etmekten kurtaracağız. Bundan da emin olmanızı isterim.

Söz veriyorum. Umut Meydanı'ndan söz veriyorum. Mersinlilere söz veriyorum. Türkiye'ye söz veriyorum. Bu topraklarda hiçbir çocuk yatağa aç girmeyecek. Yoksulluğu tarihe gömeceğiz. Bu ülkede yoksulluk olmayacak. Yoksulluğu idare ettiler. Biz yoksulluğu bitireceğiz. Ve yoksulluk olmayacak. 

Yine söz veriyorum. Umut Meydanı'ndan söz veriyorum. Mersinlilere söz veriyorum. Türkiye'ye söz veriyorum. Milyonlarca gencimiz işsizken, üniversiteyi bitiren gençlerimiz işsizken, onlar iş bulamazken, 4 yerden, 5 yerden, 6 yerden maaş düzeni bitireceğim. O düzeni sonlandıracağım. Hakça bir düzen gelecek.

'HUKUKSUZLUĞU BİTİRECEĞİM'

Gençlerimiz! Umudumuz olan, gelecek olan, bugünümüz ve geleceğimiz olan gençler KPSS sınavından 80 puan, 85 puan, 90 puan, 95 puan alıyorlar. Ama sözlüye gelince dayıları yok. Torpili yok, sözlüde eleniyorlar. Bu düzeni değiştirmek Kemal kardeşinizin boynunun borcudur. O haksızlığı, hukuksuzluğu bitireceğim.

'1 YIL İÇİNDE YURT SORUNU KALMAYACAK'

Gençler size söz verdim. Sözümün arkasında da duracağım. Bunu bir yere yazın. 20 yıldır iktidardalar. Yurt sorununu çözemediler. 20 yılda yapamadılar. Umut Meydanı'ndan, Mersin'den bütün Türkiye'ye ve bütün gençlere, bütün anne babalara sesleniyorum. 20 yıl değil 1 yıl içinde Türkiye'de yurt sorununu çözeceğim. 1 yıl içinde yurt sorunu kalmayacak artık.

'BİZİM KÖŞKLERLE İŞİMİZ YOK'

Atama bekleyen öğretmenler, engelliler, kadro açığı olan sağlık çalışanları, EYT'liler hiç meraklanmayın. Bu kardeşiniz kendisini halka vakfetmesini bilen bir kardeşinizdir. Parayla pulla bizim işimiz yok Saraylarla, köşklerle bizim işimiz yok. Bizim işimiz vatandaşın mutfağıyla. Bizim işimiz vatandaşın huzuru, vatandaşın bereketi, sofradaki bereketi. Bunu yapacağız. Beraber yapacağız. Birlikte yapacağız ve bütün dünya bunu görecek. Her şeyi gerçekleştireceğiz.

'İSTANBUL SÖZLEŞMESİ'Nİ BİR HAFTA İÇİNDE YÜRÜRLÜĞE KOYACAĞIZ'

Kadına yönelik şiddet… Sevgili peygamberimiz ‘cennet anaların ayakları altındadır’ der. Kadına şiddet 21. yüzyılda, olur mu Allah aşkına? Her gün kadın cinayetleriyle karşılaşıyoruz. Olur mu Allah aşkına? Cinayet işliyor, hapse giriyor, güzel bir kravat takıyor. Takım elbise, hakime saygılı, iyi hal indiriminden az ceza alıyor. Bütün kadın kardeşlerime sesleniyorum. Bu düzeni değiştireceğiz, onu da değiştireceğiz. İstanbul Sözleşmesi'ni bir hafta içinde tekrar yürürlüğe koyacağız.

'YATIRIMLARA BOĞULACAK BU BÖLGE'

Sözlerime başlarken Mersin'den söz ettim. Olağanüstü güzel bir kentten söz ettim. Çalışkan insanlarından söz ettim. Toroslar'dan, Toroslar'ın Yörüklerinden söz ettim. Insanların çalışkanlığından söz ettim. Alın terinden, emekten söz ettim. Ama yatırımların büyük bir kısmı nereye gidiyor? Batı'ya gidiyor. Anadolu'nun içi boşaldı. Bizim hatırlar mısınız; Merkez Türkiye diye bir projemiz vardı. Şimdi o projemizi büyütüyoruz. Yakında kamuoyuyla paylaşacağız. Samandağ'dan başlayıp Mersin'e kadar bu güzel hilali bütün Akdeniz'in en güçlü ekonomik bölgesi haline getireceğiz. Işsizlik kesinlikle olmayacak. Göreceksiniz yatırımlara boğulacak bu bölge. Göreceksiniz, insanlar gelip buralarda yatırım yapacak. Göreceksiniz Kayseri'de, Nevşehir'de veya Niğde'de fabrikası olan, demir yoluyla ürününü buraya getirdiği zaman parasını devlet olarak biz ödeyeceğiz. Böylece fabrikanın Kayseri'de olması, fabrikanın Niğde'de olması, fabrikanın Samsun'da veya Trabzon'da olmasının hiçbir önemi kalmayacak. Ve biz yeni bir hamleyle çığır açacağız. Göreceksiniz. Akdeniz'i, Akdeniz üzerinde yükselen bir Mersin'i Akdeniz Havzası'nda yükselen bir Türkiye'yi bütün dünyaya tanıtacağız. Bundan da bütün arkadaşlarımın emin olmasını isterim. Burayı bir üretim üstüne dönüştüreceğiz.

'BİZLER EMEKTEN YANAYIZ'

Sevgili Mersinliler, değerli dostlarım, herkesin şunu bilmesini isterim. Geçmişte AK Parti'ye oy veren kardeşlerime de, Milliyetçi Hareket Partisi'ne oy veren kardeşlerime de seslenmek isterim. Dönem kavga dönemi değil. Dönem çekişme dönemi değil. Dönem birleşme dönemidir. Dönem beraber olma dönemidir. Sorun memleket sorunudur. Vatan sorunudur, sorun. Sorun bayrak sorunudur. Sorun millet sorunudur. Beraber olmak zorundayız. Birlikte olmak zorundayız. Biz sosyal demokratız. Sosyal demokrat olmak halktan yana olmak demektir. Garipten, gurebadan yana olmak demektir. Ezilenlerden yana olmak demektir. Alın terinden yana olmak demektir. Bizler Atatürkçüyüz, bizler bağımsızlık savaşının ne olduğunu biliriz. Bizler Milli Kurtuluş Savaşı'nı biliriz. Kuvayi Milliye'yi biliriz. Ve onların çocuklarıyız. Bizler emekten yanayız. Bizler alın terinden yanayız. Bizler sosyal demokratız, bizler hiç kimsenin inancını, hiç kimsenin yaşam tarzını, hiç kimsenin kimliğini siyasete malzeme etmeyiz. Herkesin kimliğiyle övünmesi, herkesin inancına saygı duyulması ve herkesin yaşam tarzına saygı duyulması bizim görevimizdir. Biz o insanın işi var mı yok mu, çoluk çocuğunun durumu iyi mi değil mi, devletten iyi hizmet alıyor mu, almıyor mu; biz bunlarla ilgileneceğiz ve bunları yapacağız. Kutuplaşmaktan yana değiliz. Kavgadan yana değiliz. Kucaklaşmadan yanayız. Beraber olmaktan yanayız. Birlik olmaktan yanayız. Türkiye'nin birliği, Türkiye'nin bütünlüğü, Türkiye'nin geleceği, Türkiye'nin kalkınması, Türkiye'nin bölgesinde güçlü bir devlet olarak hiç kimseye karşı boyun eğmeden yürüyebilmesinin yolu beraber olmaktır.

'BİZ KENDİ ÜLKEMİZDE DE DÜNYADA DA BARIŞTAN YANAYIZ'

Biz dünyada yurtta sulh, cihanda sulh diyenleriz. Biz kendi ülkemizde de, biz dünyada da barıştan yanayız. Huzurdan yanayız. Iktidar olduğumuzda Suriye'yle barışacağız. Mısır'la barışacağız. İsrail'le barışacağız. Libya'yla barışacağız. Bütün ülkelerle barışacağız. Kavga etmeyeceğiz. Göreceksiniz o zaman; Mersin'deki tırlar Orta Doğu'ya nasıl çalışıyor. Mersin'deki sanayici Orta Doğu'ya nasıl çalışıyor, Mersin'in iş insanları Afrika'ya nasıl seferler yapıyor, göreceksiniz.

'TÜRK LİRASI'NI PUL YAPTILAR'

Sanayici rahatlıkla üretim yapacak ve önünü görecek. Türkiye'yi büyütmenin yolu budur. Ve bir şey daha söylüyorum; Türk Lirası'nı pul yaptılar. Dolar karşısında, avro karşısında hatta Bulgaristan'ın Leva’sı karşısında bile yerlerde sürünen bir para oldu. Türk lirası bu ülkenin şerefidir. Bu ülkenin namusudur. Türk lirasını yeniden hak ettiği yere getirmek bizim boynumuzun borcudur. Herkes bunu bilmeli.

'YENİ İZLEDİKLERİ POLİTİKA MİLLETİ SÜRÜNDÜRMEK'

Bu iktidarın görevi, yeni izledikleri politika, milleti fakirleştirmek. Milleti süründürmek. Bizim fakirliğimizi satmak istiyorlar, Dolar baronlarına satmak istiyorlar. Batının emperyal güçlerine bizim fakirliğimizi satmak istiyorlar. Buna izin vermeyeceğiz. Beraber yapacağız. Birlikte yapacağız. Dostlarımızla beraber yapacağız. Türkiye'ye hak ettiği görkemli yere çıkaracağız.

'ALTI AY İÇİNDE ÇARKLARIN NASIL DÖNDÜĞÜNÜ GÖRECEKSİNİZ'

Sevgili gençler demokrat amcanız olarak söylüyorum. Sizin hayalleriniz benim hedefim olacaktır. Hiçbir hayalinizi yere düşürmeyeceğim. Bütün gençlere sesleniyorum; umutsuzluğa kapılmayın. Göreceksiniz Türkiye nasıl şaha kalkıyor. Altı ay içinde çarkların nasıl döndüğünü göreceksiniz. Altı ay içinde Türkiye'nin nasıl rahatladığını göreceksiniz. Altı ay içinde Türkiye'nin, bu ülkede yaşayan insanların nasıl başı dik gezdiğini sokaklarda göreceksiniz. Hiç unutmayın sevgili dostlarım; Biz Kuvayi Milliyeciyiz ve biz ülkemizi seviyoruz, insanlarımızı seviyoruz.

'DEĞİŞİM RÜZGARLARI ESİYOR ARTIK TÜRKİYE'DE'

Patates soğan, güle güle Erdoğan sloganınızı duyuyorum. Arkadaşımızı göndereceğiz, göndereceğiz. Değişim rüzgarları esiyor artık Türkiye'de. Değişim rüzgarları... Buna karşı durmak mümkün değildir. Hangi duvarı örerlerse örsünler, halk varsa her şey bitmiştir. Mersin'de, Hakkari'de, Van'da, milletin sesi tüm Türkiye'de. Hiç meraklanmayın. Göreceksiniz, göreceksiniz. Erzurum'dan, Hakkari'den, Kars'tan, Ardahan'dan, Rize'den, Trabzon'dan, Tekirdağ'dan, Edirne'den göreceksiniz. Göreceksiniz Türkiye coğrafyasından. Halkın şaha kalktığını göreceksiniz. Halkın hak istediğini göreceksiniz. Halkın adalet istediğini göreceksiniz. Halkın kavga değil kucaklaşmak istediğini göreceksiniz. Buradan söylüyorum. Duyar mı bunu saray? Ey saray, duy diyeceğiz, duy. Geliyor, gelmekte olan diyeceğiz. Beraber söyleyeceğiz.

'GELİYOR GELMEKTE OLAN'

Şimdi buradan ben söyleyeceğim. Lütfen birlikte tekrar edelim. Mersin'den Hakkari'ye, İzmir'e, Trabzon'a, Çankırı'ya, Çorum'a, Yozgat'a, Uşak'a, Denizli'ye, Hamburg’a, Paris'e. Almanya'ya, Fransa'ya selam olsun. 

Geliyor gelmekte olan. Hoşça kalın.

Güncelleme Tarihi: 04 Aralık 2021, 15:01
YORUM EKLE
YORUMLAR
Levent
Levent - 2 ay Önce

Ankaradakini çok merak ediyorum. Neler olacak.