Ümit Özdağ'dan 'Soylu' yanıtı: 'Anneciğim' diye dolaşıyordu

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, partisinin Genel Merkezi'nde basın toplantısı düzenledi.

Ümit Özdağ'dan 'Soylu' yanıtı: 'Anneciğim' diye dolaşıyordu

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, partisinin Genel Merkezi'nde basın mensuplarına açıklama yaptı. Zafer Partisi, basın toplantısını "Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, son günlerde yaşanan gelişmelere ilişkin, Süleyman Soylu’nun 'Ümit Özdağ istihbaratçıdır' iftirasına ve Zafer Partisi'ne karşı hazırlanan komplonun ifşa edilmesi adına çok önemli açıklamalarda bulunacaktır" sözleri ile duyurmuştu.

Özdağ da sosyal medya hesabından şu ifadeleri kullanmıştı:

"Türk kadınlarının haklarını savunması gerekirken, kaçak tacizcileri savunan Süleyman Soylu’ya ve kurduğu komploya da cevap vereceğim basın toplantısını saat 11.00’de Zafer Partisi Genel Merkezi'nde düzenleyeceğim."

Özdağ'ın açıklamasının satırbaşları şöyle:

"Zafer Partisi’nin politikasından rahatsızlık duyanların başında İçişleri Bakanı Süleyman Soylu gelmektedir. Çünkü Soylu, Suriyelilerin sözde entegrasyon politikasını yürütürken Türk halkını yanlış yönlendirmekte ve yanlış bilgi vermekte, Türk halkına yalan söylemekte ve aldatmaktadır.

Zafer Partisi ise Türk milletine Soylu ve küçük ekibi tarafından söylenen yalanları ifşa etmektedir. Süleyman Soylu benimle kamuoyu önünde girmiş olduğu, “Türkiye’de doğan Suriyeli bebeklere vatandaşlık verelim” tartışmasını fena halde kaybetmiş ve utanç içinde geri çekilmişti. Daha sonra bir silah ruhsatı meselesinde kamuoyu önünde benimle tartışmaya girmiş ve kendisine bağlı emniyet müdürünün yalanlamasıyla bu tartışmayı da kaybetmişti.

banner112
Soylu’nun TGRT’deki hezeyanları ancak mağlubiyetlerin kızgınlığı ve Türk milletine karşı kurulmak istenen komplo çerçevesinde anlaşılabilir.

TGRT’de benimle ilgili olarak Soylu, “Soros çocuğu” ifadesini kullanmıştır. Soros ve desteklediği vakıflar sığınmacıların Türkiye’de kalması için başından beri çalışmaktadır. Zafer Partisi de sığınmacıların vatanlarına dönmesi için çalışmaktadır. Soylu ise sığınmacıların Türkiye’de kalması için mücadele etmekte ve Soros’la aynı çizgiyi temsil etmektedir. Süleyman Soylu bana operasyon çocuğu demiş.

Benim Türkiye Cumhuriyeti devletinin değişik kurumları için yurt içinde ve yurt dışında Türkiye’nin milli güvenliği konusunda kanunlar çerçevesinde ve yazılı görevlendirmeyle bazı operasyonlar yaptım doğrudur, bazı operasyonlar yönettiğim doğrudur.

Ben bu ülke için alışırken Soylu, DYP ilçe başkanı olarak Tansu Çiller'in etrafında "anneciğim" diye dolaşıtığını da sonrasında bir genel başkanın çantacılığını yaptığını da biliyoruz.

Soylu’nun yer aldığı operasyonlarla benim gerçekleştirdiğim operasyonlar arasında gerçekten çok fazla fark var. Onun hangi operasyonları yaptığını Youtube’da birazcık dolaşınca bütün Türkiye hatta bütün dünya izledi.

Soylu’ya moralini bozacak ama bir şey daha söyleyeyim, kendi bakanlığı döneminde İçişleri Bakanlığı tarafından yapılan ama yaptırılan bazı bilimsel çalışma merkezli operasyonlarda benim yetiştirdiğim kadrolar tarafından gerçekleştirilmiştir.

Soylu ve ekibi Türk devletinin son 20 yılda ne kadar yıpratılmış olursa olsun, hâlâ varlığını sürdürdüğünü unutmasınlar. Soylu ayrıca bana istihbarat elemanı olarak saldırmış, istihbaratçılık önemli ve saygın bir meslektir. Keşke kendisi de istihbaratçı olabilseydi. Ancak ben istihbaratçı değilim. İstihbarat ve milli güvenlik birimleri konusunda çalışan bir akademisyen ve siyasetçiyim. 15 Temmuz sonrasında Soylu’nun bakanlığının yaptığı İçişleri Bakanlığı’na bağlı istihbarat kuruluşlarında benim istihbarat teorisi kitabım ana okuma kitabı olmuştur. O kitabı okuyup geçemeyen istihbaratçı olamamıştır."

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER