BIST 100 10.471 DOLAR 32,77 EURO 35,09 ALTIN 2.457,99
22° İstanbul
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • İçel
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce

Meral Akşener 6’lı Masa’ya ihanet mi etti?

Usul belliydi. Hep öyle olmuştu. Toplantıdan önce ev sahibi lider, diğer liderleri genel merkezlerinde ziyaret eder ve toplantı gündemi konuşulurdu.

Yine öyle oldu. Saadet Lideri Karamollaoğlu bütün genel merkezlere gitti. Dedi ki, ‘’Bu toplantıda Cumhurbaşkanlığı adaylığını konuşacağız. Her parti kendi içinde toplantılarını yapsın. Aday isimlerini sizlerden almak için ben bir daha geleceğim toplantıdan önce’’ dedi.

Öyle de oldu. Tüm liderler parti kurullarını topladı. Karamollaoğlu ikinci turunu yaptı. İsimleri topladı. 6’lı Masa aday belirlemek üzere toplandı.

Toplantıda sonuca ulaşılamadı. Meral Akşener partisinin Genel İdare Kurulu’ndan yetki almak ve toplantıda konuşulan konuda karar verebilmek üzere ayrıldı. Sabah biz Akşener’in zehir zemberek sözlerde masadan ayrılmasını izledik. Hepimiz ona çok kızdık. Olur muydu böyle iş ya hu?

Olmazdı tabii… Ama oldu. Akşener siyasi intihar denebilecek bir fevrilik yaptı. Ama o tecrübedeki bir isim bunu neden yaptı?

Biz bunu sonradan öğrendik.

Açıkçası Akşener cephesinden de değil. Bizzat ona karşı olanlardan.

O kadar ikili görüşmeden masaya tek aday gelmiş. Kemal Kılıçdaroğlu!

Akşener itiraz edince masanın fikri, ‘’Sizsiz imzalayalım 5 liderin mutabakatı olsun’’ imiş.

Davutoğlu, ‘’Olur mu öyle şey! Her kararda 6 imza, Cumhurbaşkanı adaylığında 5 imza. Sonumuz olur’’ demiş.

Ahmet Davutoğlu’nun bir sonraki ortaya çıkışı da Akşener’i masaya döndürme formülü şekillenirken gece diplomasisi idi.

Kemal Kılıçdaroğlu’ndan milletvekilleri alan Saadet, DEVA, Gelecek ve Demokrat Partisi’nin adayı olan Kılıçdaroğlu, ‘’5 imza ile aday olsun’’ teklifine ‘’Hayır canım olmaz’’ dememiş ve bunda bir sorun yok ama İYİ Parti Genel İdare Kurulu’ndan ‘’Masa’dan kalk’’ kararı çıkınca ve Akşener bunu en sert şekilde uygulayınca ‘’seçimi kaybettirmiş.’’

O zaman da yazdım. Şimdi de yazıyorum. ‘’Adalet Bakanı ben olayım, sen de benim yardımcım olursun başkanım’’ muhabbetlerinin döndüğü, devlet kurumlarının bütçeleri üzerinden medya organlarının nasıl büyütüleceğinin konuşulduğu bir organizasyona bu millet devlet yönettirmez. Yönettirmedi!

Masa, sistem önerisinden, at pazarlığına döndüğünde masadan kalkmayan herkes kaybedişin sorumlusudur.

Konu o aday, bu aday değil, iyi niyetin kayboluşuydu.

İlkelerini kenara bırakan insanların koltuk ve para peşinde lider olamayan genel başkanlarını bir noktaya sürüklemesiydi.

Önlerine konan anketleri yandaki Genel Başkan Yardımcısı odasında yazanları göremeyen genel başkanları unutmayalım.

Sosyal medyadaki büyük muhalif hesaplara parayla ‘’Yüzde 62 ile alıyoruz’’ tweetleri attıranları unutmayalım.

14 Mayıs öncesini unutmayalım ama artık geçelim. Olan oldu. Millet 31 Mart’ta başka bir şey söyledi.

Payı olan herkesi siyasetten de siyaseten de sildi. Önümüze bakalım.