BIST 100 10.644 DOLAR 32,20 EURO 35,01 ALTIN 2.500,70
19° İstanbul
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • İçel
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce

Azgın azınlık sonuçlara ne diyor?

Seçim sonuçları ekranlardan, köşelerden, sosyal medya platformlarından günlerdir değerlendiriliyor. İlgiyle takip ediyorum iki mahallenin de özellikle kabadayılarını. Seçimlerden birinci parti çıkan CHP’liler daha temkinli görünüyor, sonuçların devamının nasıl sağlanacağı konusunda fikirlerini paylaşıyorlar.

AK Parti’ye yakın isimler, sanki ne yapacaklarını şaşırmış durumda. Kabadayı bile diyemeyeceğim kimilerinin yorumları hayli çarpıcı ve sarsıcı.

Kolay değil çünkü. CHP 47 yıl sonra ilk kez birinci, AK Parti 22 yılın ardından ilk kez ikinci parti oldu.

AK Parti’nin son zamanlarda çok fazla Atatürk söylemi üzerinden durması nedeniyle rey kaybettiğine inanan da var, dindarlara yeterince değer vermediğini söyleyen de. Laik kesimlere karşı hoşgörünün abartıldığını düşünenler bir yerde, yargı sopasının evet bir ‘sopa’ olarak yeterince kullanılmadığına inananlar hemen yanı başında.

Bunları okuyup rahatlayanlar vardır. Ancak milli iradenin sandığa yansımasının ardından bu kadar ‘azgın azınlık’ kavramını hatırlatmaları pek şık durmuyor.

Kibirden, vurdumduymazlıktan, bizim çocuklardan, yoksulluktan söz etmek akıllarına gelmiyor bu azgın azınlığın. Güya 22 senedir nimetlerinden sınırsız yararlandıkları iktidara ders veriyor, o iktidarın kaybetmemesi için uğraşıyorlar ama bana kalırsa içlerindekileri gizleyemiyorlar artık.

Bir yandaş gazetecinin, Atatürk’ün koltuğunda oturan liderini ve partisini “Çok fazla Atatürk’ten söz ettiniz mahalli seçimleri kaybettiniz” demesini izah etmek sanırım hekimlerin görevi olmalı.

Bu tipleri hekimlere havale etmek kolay da hastanelerden randevu almak büyük sıkıntı. Sağlık bakanımız inşallah bu sorunu çözecek, doktorlarla barışacak, yetişmiş hekimleri yurda döndürecek. Temennimiz bu, harbiden.

Meseleye dönelim.

CHP’nin seçim zaferini DEM oylarıyla izah etmeye çalışanlar veya emeklileri hedef haline getirenler ve hatta sandığa gitmeyen kendi seçmenlerine kızanlar Türkiye’nin gerçeklerinden ne kadar kopuk olduklarını itiraf ediyorlar aslında.

Azgın azınlık” mahallesine kalemşörleri yeniden taşınmış görünüyor.

Bunu da anlayabiliriz, kızmaya hele öfkelenmeye gerek yok. Mağlubiyet, düşüş, alışılmadık sonuç ruh halini bozar. Hele önünüzdeki maçlara bakmayı unutur ve derin moral bozukluğuna girerseniz hekimlik olursunuz.

Bu memleketin, ölümünün 86. yılına yaklaşırken hala Atatürk ile derdi olduğunu düşünenlere, hepimizin vatanımızın tapusuna aynı ve eşit ortaklığının belgesi kimliğimize din ibaresini “İslam” diye yazdıran bu öndere “dinsiz” diyenlere, 57 yaşında yaşamını yitirmiş ama kısacık yaşamını cephelerde geçirip bize hür, bağımsız ve dünyanın saygı duyduğu vatan bırakmış kurucu lidere laf edenlere ‘kıymet’ verilmesi düğmenin yanlış iliklenmesinin başıdır.

Seçim bitiyor, aktarıyoruz. Kazanan ortaya çıkıyor. Geçersiz oyların tamamı geçerli sayılsa dahi sonucun değişmeyeceği biline biline mazbata krizleri yaşattırılıyor.

Reyimi kullanıp KRT’de sonuçları beklerken, önüme düşen bir haber beni çok heyecanlandırmıştı. Hatırlatayım. Yayınımızda söylemiştim;

“Kırıkkale'nin Delice ilçesine bağlı Elmalı köyünde yaşayan 117 yaşındaki Arzu Sınıroğlu, Mahalli İdareler Genel Seçimleri için kızı Gülkız Sınıroğlu ile birlikte muhtarlık binasına gitti.
Doğup büyüğü köyündeki tek katlı müstakil evde böbrek hastası kızı ile birlikte yaşamını sürdüren Arzu Sınıroğlu, 1033 No'lu sandıkta oyunu kullandı.

Arzu Nine, oyunu kullandıktan sonra jandarma personelinin yardımıyla araca bindirildi.
Sınıroğlu, "Ben oyumu kullandım. Cumhurbaşkanıma, doktorlara, hemşirelere, hocalara, beni soran herkese selam gönderiyorum" dedi.

Türkiye’nin en yaşlı seçmeni milli iradenin sandığa yansımasını istedi.

Türkiye budur.

Ahalimiz sandığı sever ve inanır. Ağzınızdan çıkan “Milli iradeye” lütfen kalbinizle sahip çıkın.

Millet sizden bunu bekler.

Ben bunları yazarken Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, “Emeklilerin gelirlerini üç kat arttırdık” diyordu. Sayın emeklilerin takdirine sunarım.

Bundan böyle krt.com.tr ’de haftada iki gün beraberiz.

Selam ederim.