BIST 100 9.097 DOLAR 31,38 EURO 34,05 ALTIN 2.100,98
8° İstanbul
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • İçel
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce

Prof. Dr. Naci Görür: 23 kent fay üzerinde

Prof. Dr. Naci Görür: 23 kent fay üzerinde

Naci Görür, 23 kentin fay hattı üzerinde olduğunu açıkladı. Görür, "Ne belediye başkanının haberi var, ne valinin haberi var, ne hükümetin haberi var. Bunu Jeoloji Mühendisleri Odası geçen seneden bu yana, başta cumhurbaşkanı olmak üzere bütün yetkililere, milletvekillerine yazdı" ifadelerini kullandı.

Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Kocaeli İl Koordinasyon Kurulu tarafından düzenlenen kent sempozyumlarının 4’üncüsü bugün Kocaeli Ticaret Odası’nda (KOTO) başladı. 3 gün sürecek sempozyumların ilk gününün konuğu Deprem Bilimci Prof. Dr. Naci Görür oldu. Düzenlenen sempozyuma TMMOB yöneticileri, üyeleri ve vatandaşlar katıldı.

23 kentin fay üzerinde olduğunu söyleyen Prof. Dr. Görür, "Ne belediye başkanının haberi var, ne valinin haberi var, ne hükümetin haberi var. Bunu Jeoloji Mühendisleri Odası geçen seneden bu yana, başta cumhurbaşkanı olmak üzere bütün yetkililere, milletvekillerine yazdı. Tehlikeyi söylemesek ‘ay ben korkuyorum. Bu hoca da söylüyor, ben korkuyorum.’ Kork ya, kork. Yani biz, bilim insanı olarak, bu ülkenin ekmeğini yiyen insanlar olarak, yüz binlerce insanın can güvenliğinin bir iplikle bağlandığı durumu görüp de ses çıkarmayacak mıyız? Uyarmayacak mıyız? Söylemeyecek miyiz? Bizim böyle bir bilim anlayışımız yok. Yani kimseyi korkutmak gibi bir derdimiz de yok” ifadelerini kullandı.

Yerin üstü kadar altının da bilinmesi gerektiğini belirten Görür, “Bu son depremler bütün Türkiye'deki fay hatlarını belli ölçüde yükledi. Akıllı olmak lazım, bilerek konuşmak lazım. Bilmiyorsan, saçma sapan konuşmamak lazım. Benim insanım, neslim bu ülkede yaşıyor. Dolayısıyla yerin üstü kadar altını da bilmek zorundayım. Belediye başkanı olarak sen kentin bütün özelliklerini önce bilip, ortaya koymalısın ve ona göre önlemlerini almalısın. Bu zamana bağlı değil” diye konuştu.

Deprem yasası hakkında da konuşan Prof. Dr. Naci Görür, “İstanbul'da bir deprem yasası çıktı ama doğru olduğunu sanmıyorum, halkı daha beter korkuttu. Bu sefer halk, ‘malımıza çökecekler’ diye korkmaya başladı. Bir deprem yasası çıkartacaksın. Deprem yasasını çıkartmanın yolu, belediye başkanının önünü açacaksın. Engelleri kaldıracaksın. Onu durduracak birtakım takozları ortadan kaldıracaksın ama bunu yaparken devlet olarak adil olacaksın, şefkatli olacaksın, vatandaşın yanında duracaksın, onun ihtiyacını karşılayacaksın” dedi.

"BU İKİNCİ DEPREM DEMEKTİR"

Ekonominin ayakta durması gerektiğini söyleyen Naci Görür, "Kocaeli'nin ekonomisi de önemli. Deprem gelip vuruyor zaten bizi ekonomik krize sokuyor. Açlık, işsizlik, susuzluk, sağlıksızlık bütün bunlar varken, ayakta ekonominin durması lazım. Kocaeli'nin deprem darbesini yedikten sonra hızla yaralarını saracak tek bir unsur vardır, o da ekonomi. Ekonomi de depremle birlikte çökerse ikinci bir deprem demektir” dedi.

"Depremde bir şeyi unutmayın. Asla aklınıza getirmeyin, kaldırın” diyen Görür, "Bu gerçekten çok ayıp, yakışmıyor. İnsani olsa bile tüylerim diken diken oluyor. Zaman mefhumunu kaldırın atın. Çünkü o bencillik oluyor. Zaman diye bir şeyi düşündüğünüz zaman, akılda ‘benden sonraysa boşver’ var, bunu söylemiyor, o değil. Bugün olsa ben öleceğim, yarın olsa çocuğum ölecek, öbür gün olsa torunum ölecek, öbür gün olsa benim neslim, insanlarım ölecek” dedi. (DHA)