BIST 100 10.771 DOLAR 32,82 EURO 35,14 ALTIN 2.450,67
27° İstanbul
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • İçel
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce

Mide yaraları ve ülser için uzman isimden bitki önerisi

Mide yaraları ve ülser için uzman isimden bitki önerisi

Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Esin Korkut, mide yarası ve ülsere çare olan bitkileri anlattı.

Mide veya ince bağırsağın üst kısmındaki çeperi korumakla görevli mukozanın etkisini kaybetmesi sonucunda mide asidi tarafından oluşan yaralara ülser denildiğini belirten Prof. Dr. Esin Korkut, “Mide yaralarının oluşmasının başlıca nedenleri arasında ‘helicobakter pylori’ adlı bir mikrop yer alır. Bunun dışında düzenli kullanılan aspirin, antiromatizmal ilaçlar ve ağrı kesiciler de mide yarası oluşmasında önemli etkenlerdendir. Diğer muhtemel nedenler arasında genetik yatkınlık, cinsiyet, stres, kortizon türü ilaçlar, alkol, sigara, kahve alışkanlığı ve çevre kirliliği sayılabilir” diye konuştu.

Baharatlı yiyeceklerden uzak durulmalı

Ülserin genellikle yemek sonrası karnın üst kısmında kemirme ve yanma şeklindeki ağrı ile belirti verdiğine değinen Prof. Dr. Korkut, “Sıklıkla mide ülserinin tedavisinde kullanılan temel yöntemlerden biri mide koruyucu olarak isimlendirilen ilaçlar veya H2 blokerleridir. Bu ilaçlar, mide asidinin düzeyini kontrol altına alarak ülserin iyileşmesine yardımcı olurlar. Ayrıca sağlıklı bir beslenme alışkanlığı edinmek ve baharatlı yiyeceklerden kaçınmak mide ülserinin iyileşmesine yardımda bulunur. Toplumda yaygın görülen mide hastalıklarının giderilmesi için tedavide yardımcı olarak kabul edilen bitkisel formüllerin de yeri vardır. Bitkiler asırlardır tedavi için kullanılır. Bitkiler hem sağlığın korunması hem de tedavi edilmesini hedefleyen bir tamamlayıcı tıp uygulamasıdır” ifadelerini kullandı.

Bitkiler ve ilaçlar etkileşime girerek risk oluşturabilir

Prof. Dr. Korkut, mide ve ince bağırsağın üst kısmındaki yaraları iyileştirmek ya da sık rastlanan bazı mide yakınmalarını geçirmek için ilaç tedavisine ilave olarak faydaları olduğu bilinen farklı bitkisel önerileri şu şekilde ifade etti:

“Mide ve bağırsak hastalıklarında akla ilk gelen besinlerden biri kudret narıdır. Zeytinyağında bekletilerek ya da balla tüketilen kudret narı; hazımsızlık, gastrit, reflü, mide yanması, mide ekşimesi, ülser tedavisinde tedavi desteği sağlayan en önemli bitkilerden biridir. Yüzyıllardır şifa kaynağı olarak gösterilen zeytinyağının, mide astarının koruyucu tabakasını güçlendiren polifenoller ve antioksidanlar içerdiği bulunmuştur. Bu, mide astarının koruyucu bariyerini güçlendirerek mide ülserlerinin oluşumunu önlemeye yardımcı olabilir.

Sarı kantaron yağı mide ülseri ve şişkinlik problemlerinde kullanımına sıklıkla rastlanmaktadır. Sarı kantaron yağı midenin içerisinde bariyer oluşturarak mide asidinin etkilerini hafifletir ve hazmı kolaylaştırır. Mide ağrısında papatya, zencefil, nane ve ıhlamur gibi bitkisel çayların rahatlatıcı etkisi bilinmektedir. Papatya çayı, mide-bağırsak sistemi spazmları, gaz, hazımsızlık, şişkinlik sıkıntılarında da etkilidir. Kekik, kimyon, kişniş, tarhun, kakule, rezene, zencefil, zerdeçal, tarçın yemeklerimize tat katmanın yanı sıra hazmı kolaylaştırır, gaz giderici özelliğe sahiptirler.

Bitkisel ürünlerin etkinlikleri bilimsel olarak kanıta dayandırılır. Ancak riskli durumlar görülebilir. Bitkiler besin ve ilaçlarla etkileşime girerek risk oluşturabilir. Alerjik reaksiyonlara sebep olabilir. Bitkisel takviyeler almadan mutlaka doktora danışılması gerekir.”

Kaynak: DHA