BIST 100 9.234 DOLAR 31,15 EURO 33,81 ALTIN 2.038,49
14° İstanbul
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • İçel
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce

Yargıtay, kocasından habersiz doğum kontrol hapı kullanan kadını kusurlu buldu

Yargıtay, kocasından habersiz doğum kontrol hapı kullanan kadını kusurlu buldu

Yargıtay, kocasının haberi olmadan gizlice doğum kontrol hapı kullanan kadını kusurlu buldu.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, kocasından habersiz doğum kontrol hapı kullanan kadını kusurlu sayarak emsal bir karara imza attı.

Hürriyet’in aktardığı habere göre, Nevşehir’de yaşayan bir kadın, iddiaya göre, eşinden şiddet gördüğünü, hakaret ve tehditlere maruz kaldığını iddia ederek kocasına boşanma davası açtı. İddiaları reddeden koca da eşinin kendisinden habersiz doğum kontrol hapı kullandığını, elinden cep telefonunu düşürmediğini ve mahrem sırları başkalarına anlattığını iddia ederek karşı boşanma davası açtı.

Nevşehir Aile Mahkemesi, iki tarafı da kusurlu sayarak çiftin ‘evlilik birliğinin temelinden sarsılması’ nedeniyle boşanmalarına karar verdi. Mahkemenin gerekçeli kararında erkeğin karısına uyguladığı şiddet nedeniyle, kadının da kocasından gizli şekilde doğum kontrol hapı kullandığı gerekçesiyle kusurlu sayıldığı ifade edildi.

Yerel mahkemenin kararına itiraz eden kadın, dava dosyasını Yargıtay’a taşıdı. Evlilik birliğinin temelinden sarsılmasında kendisinin bir kusurunun olmadığını temyiz dilekçesinde belirten kadın, usul ve kanuna aykırı olan yerel mahkemenin kararının kaldırılmasını talep etti. Talebi değerlendiren Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, yerel mahkemenin kararını onadı.

“KOCANIN KİŞİLİK HAKLARINA SALDIRIDA BULUNDU”

Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan İstanbul Barosu avukatı Dilek Yüksel, Yargıtay’ın doğum kontrol hapını boşanmada kusur olarak kabul etmesi kararının yerinde bulduğunu ifade ederek şöyle konuştu:

“Kadın, basit bir tanımla evlilik birliğine aykırı davranmıştır. Kocanın haberi olmadan ortak çocuk olmaması için gizlice doğum kontrol hapı kullanmak, kocanın kişilik haklarına saldırı teşkil etmektedir. Yargıtay yine bir kararında, hiçbir sebep yokken kocanın çocuk istememesini de kusur kabul etmiştir. Evlilik birliği içerisinde eşlerden birinin hiçbir sağlık sorunu yokken çocuk istememesi, diğerinin istemesi durumunda bu geçimsizliğe ve kavgalara sebep oluyorsa evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanma davası açılabilir. Toplumun temel yapıtaşı ailedir. Anayasa’nın 41. maddesinde de ailenin önemi vurgulanmıştır. Eşlerin çocuk yapıp yapmama konusunda uyuşmazlığa düştüklerinde farklı çözüm yolları geliştirmeleri gerekmektedir.”

“SADAKAT YÜKÜMLÜLÜĞÜNE AYKIRI DAVRANMIŞTIR”

Avukat Dilan Nergis Akkaya ise kadının kocasından habersiz doğum kontrol hapı kullanmasının sadakat yükümlülüğüne aykırılık teşkil ettiğini söyledi. Evlilik birliğinin devamı için eşlerin birbirine karşı dürüst davranması gerektiğini belirten avukat Akkaya, “Evlilik birliği ile ortak hayat kurmak için bir araya gelen iki yetişkin insanın, evlilik içerisinde aldığı kararları ortak bir şekilde vermesi gerekmektedir. Kadının eşten gizli olarak doğum kontrol hapı kullanması, çocuk yapma konusunda tek başına karar aldığına yönelik iradesini açık bir şekilde ortaya koymaktadır. Böylesine hayati bir kararın verilmesinde eşlerin karşılıklı olarak iradelerini açıklayarak birlikte karar vermesi gerekmektedir” dedi.