BIST 100 10.628 DOLAR 32,19 EURO 35,04 ALTIN 2.425,12
18° İstanbul
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • İçel
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce

Yerel seçimde muhalefetin avantajı

Bugün itibariyle (Salı) seçime sadece 5 gün kaldı. Hiçbir otorite tarafından kestirilemeyecek bir seçim sonuçlarının ortaya çıkacağı politik süreçte yol alıyoruz. Seçim odaklı bir lider olan Recep Tayyip Erdoğan’ın da çok agresif bir seçim propagandası yapmadığını izledik. Bu şaşırtıcıydı. Kendisinin devam ettirdiği seçim ittifakı, muhalefetin dağınık ve birbirine rakip olma hali belki de başlarda seçimi AKP açısından kolaylaştıran etkendi. Ama süreç ilerledikçe öyle olmadığı da ortaya çıktı.

CHP’nin yeni yönetiminin aday belirleme ve seçim propaganda dönemini yönetemediği somut bir gerçek. Teşkilatlardaki moral, motivasyon eksikliğinin en temel nedeni cumhurbaşkanlığı seçimlerinin kaybedilmiş olması değil. Partinin yeni yönteminin yarattığı hayal kırıklığı. Tabandan gelen özellikle aday belirlemeye yöntemlerine yönelik itirazlara verilen tepkiler de tabanda hayli kızgınlık yaratmış durumda.

Her aday belirlenen seçim bölgesinde yaratılmış bir politik enkaz var. Bu da CHP’li seçmendeki hayal kırıklığının ve öfkenin en önemli nedeni. Aday belirleme sürecinden sonra da bu enkazın ortadan kaldırılması için hiç ama hiçbir çalışma yapılmadı. Tam tersine yapılan açıklamalar hayal kırıklıklarını çoğalttı, öfkeyi arttırdı. Tercih edilen adayların büyük bir bölümünün neden tercih edildiğinin açıklamasının olmaması da gerçekten siyaset tarihine geçecek bir durum.

Ankara Çankaya bunların başında geliyor. İçinde Atatürk ve İnönü geçen ve güveni merkezine koyan bir açıklama ile CHP genel başkanının sadece siyaset dersinden değil tarih dersinden de sınıfta kaldığına tanıklık yaptık. Yani Çankaya adayının neden tercih edildiği sorusunun yanıtı muhtemelen var ama dillendirilemiyor. Onun yerine daha riskli gerekçeler söyleniyor. Hatay’da bizzat genel merkez tarafından hırpalanan adaya hiç değinmeyelim. İzmir’deki dramatik oy kaybına ve AKP’nin adayı olduğunu bile açıkça ifade edemeyen Hamza Dağ’ın umutlanması da başka mesele. Eşi AKP kendi İyi Parti adayı olan garanti yerlerin adayları da başka bir sıkıntılı durum. Enkaz dediğim tam da bu.

Bütün bu olumsuz tabloya karşın CHP’nin gerçekten çok sağlam ve memleketin içinde bulunduğu hayli sıkıntılı durumu kavrayabilen bir seçmeni var. Muhalefet blogunda bu niteliklere sahip seçmen sayısı iktidar blogundan hayli fazla. Ve bu seçmenin tamamı, DEM’li, İyi Parti’li hatta pek çok yerde MHP’li, sol, sosyalist seçmen 16 Nisan 2017 referandumdaki gibi bu seçimlerde de iktidar bloguna direnç gösterecek set oluşturmanın derdinde. Yani gidip oyunu kullanacak. Hem de o kızdıkları parti yönetimlerine rağmen. Çünkü bunu hep yaptı. Parti yönetimlerinin her seçimde rahat hareket etmelerine cesaret veren de tam bu. Seçmenin bilinç düzeyin yüksek olması. Burada bir “iyi niyeti suistimali” de var. Ama o bilinçli seçmen bunlara takılmayacak. CHP elindeki başkanlıkları bu bilinçli seçmen sayesinde muhafaza edecek hatta bunların sayısını da yine bu seçmen sayesinde arttıracak. 2019 seçimlerinde kurulan denklem ile AKP’nin Erdoğan’ın yenilmesi muhalif seçmen için çok büyük bir kazanım ve moral kaynağı. Bundan o seçmen kolay kolay vazgeçmez.

Seçim sonuçlarını değerlendirirken CHP genel merkezi umarım, “geçen seçim ittifak vardı” gerekçelerini dillendirerek toplama, çıkarma işlemlerinin arkasına sığınmaz. Üzerine düşeni fazlasıyla yapmış olan bir seçmen olacak karşılarında. En azından onlara saygı gereği bunu yapmamalılar…